Hz Nuh Peygamber; Kur’an-ı Kerim’de Nuh suresinde 43 defa ismi geçen, yüksek dereceli peygamberlerdendir. Hz Nuh Peygamber, Nuh Tufanı sebebiyle ‘’insanlığın ikinci atası’’ olarak kabul edilmektedir. Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde bu olayın çokça bahsi geçmektedir. Puta tapan bir kavme, Allah tarafından 40’lı yaşlarda gönderilmiş ve bu kavimden kendisine çok az kişi iman etmiştir. Kendi ailesi arasında bile iman etmeyenler bulunmaktadır.
Hz Nuh Peygamber, yaklaşık 950 sene kavminin hidayete ermesi için uğraşmış ve sonunda Cenab-ı Hakka durumunu arz etmiştir. Allah’u Teâlâ, Nuh tufanından önce kendisine bir gemi yapmasını emretmiştir. Yapılan geminin 3 katlı olduğu, 2 veya 4 senede tamamlandığı rivayet edilmektedir. Anlatılan rivayetlere göre, iman edenlerden 80 kişi ve hayvanlardan da birer çift gemiye alınmıştır. 6 ay sürdüğü rivayet edilen Nuh Tufan’ının başlaması ile birlikte yeryüzünün her tarafını sular kaplamıştır. Daha sonra ilahi bir emirle sular çekilmiş ve gemi Muharrem ayının 10. Günü (aşure günü) Cudi Dağı (Ağrı Dağı)’na inmiştir. Bu tufandan sonra Nuh’un neslinden gelen insanlar çoğalarak dünyaya dağılmıştır. Bu sebeple Hz Nuh Peygamber, insanlığın ikinci atası olarak kabul edilmektedir.

Hz Nuh Peygamber, çok şükreden ve sabır gösteren bir kul olarak rivayet edilmektedir. Çobanlık yapmış ve ticaret ile uğraşmıştır. Aynı zamanda marangozların ve denizcilerin piri olarak kabul edilmektedir. En uzun süre yaşayan peygamber olarak bilinen Hz Nuh Peygamber, 1300 sene yaşamıştır. MÖ 2705 yılında Mezopotamya bölgesinde doğmuştur. Tevrat’a göre 950 yılında yaşamıştır. Hz Nuh Peygamberin 4 çocuğu bulunmaktadır.
Diğer peygamberlerde olduğu gibi Hz Nuh Peygamber’in de birçok mucizesi bulunmaktadır. Kendisine inanmak istemeyen kavim, bulut olmadan yağmur yağdırması mucizesini istemiştir. Bunun üzerine peygamber Allah’a dua etmiş ve bulut olmadan yağmur yağmıştır.

Kur’an-ı Kerim’de Hz Nuh’un en büyük mucizelerinden biri olan büyük tufandan bahsedilmiştir. Hud suresinin 36. ve 37. ayetinde şöyle buyrulur;
“Nuh’a vahyolundu ki: “Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başkası artık inanmayacak. Sakın onların yaptıklarına üzülme! Bizim gözetimimiz altında ve öğrettiğimiz şekilde gemiyi yap, haktan sapanlar için bana başvuruda bulunma! Onlar boğulacaklar!” buyrulmuştur. Hud suresinin 40. ve 41. ayetinde ise “Nihayet emrimiz geldi ve sular coşup yükseldi. Nuh’a dedik ki: “Her türden (hayvan) birer çift ile -daha önce haklarında hüküm verilmiş olanlar dışında- aileni ve iman edenleri gemiye bindir!” Zaten onunla birlikte pek azı iman etmişti.” denilmiştir.
Gemi Muharrem ayının 10. gününde selametle Cudi Dağı’na inmiştir. Hz Nuh Peygamber ve Müminler, o gün şükür amaçlı oruç tutmuşlar ve ellerinde bulunan erzaktan aşure pişirmişlerdir. Bu sebeple Muharrem ayının 10. günü ‘’Aşure Günü’’ olarak kabul edilmektedir. O gün sadaka vermek, tatlı dağıtmak ve oruç tutmak sünnet kabul edilmektedir.

Hz Nuh Peygamberin Gemisinin Bulunduğu Yer
Hz Nuh’un gemisi, Türkiye’de Ağrı Dağı’nın güney karşısındaki Telçeker ile Üzengili köyleri arasında yer alan doğal bir anıttır. Bu anıt, gemi biçiminde bir şekil ve kalıntıdan ibarettir. Tufan sonrasında karaya oturan geminin burada bulunan anıt olduğu tahmin edilmektedir. Ağrı Dağı halk arasında Cudi Dağı olarak bilinmektedir. 1983 yılından itibaren kutsal geminin kalıntıları bu bölgede aranmaya başlamıştır. Amerikalı araştırmacılar da dâhil olmak üzere birçok Türk araştırmacı ve bilim adamı, bölgede çok yönlü incelemeler yapmıştır. Bölgede bulunan geminin kalıntısı kuşbakışı görülebilecek niteliktedir. Bölge ‘’doğal sit alanı’’ ve ‘’açık hava müzesi’’ olarak koruma altına alınmıştır.

Hz Nuh’un gemisinin ilk izleri 1959 yılında, Harita Yüzbaşısı İhsan Durupınar tarafından bölgenin havadan çekilmiş haritaları incelenirken tespit edilmiştir. Resimlerin Hz Nuh’un gemisi olma ihtimali üzerine, bu bölgede arama çalışmaları hızlandırılmıştır. Heyelan bölgesi olan bu yerde, ilk bakışta gemi biçimli bir şekil bulunmaktadır. Fakat bu yapının heyelan etkisi ile mi oluştuğu yoksa geminin karaya oturduğu yer mi olduğu tartışma konusudur. Doğal bir oluşum olduğu kabul edilse bile bu şekil, yer bilimcileri açısından da son derece ilginç bulunmaktadır.

Gemi kalıntısı sürekli heyelan ve akıntı yaşanan bölgede bir yamaçta bulunduğu halde yerinde sabit kalmış ve şekli bozulmamıştır. Biçim itibariyle de insanlığın ilk yaptığı gemilerle benzerlik göstermektedir. Geminin boyutları 165 metre uzunluğunda 50 metre genişliğindedir. Ölçülen bu rakamlar, kutsal kitaplarda belirtilen ölçülerle uyum göstermektedir. Bulunduğu bölgenin toprak yapısına göre, gemi kütlesinin malzemesi daha kuvvetli bir özelliğe sahiptir. İçerisinde ve yüzeyinde üç ayrı seviyede dizilmiş, eşit aralıklarla dağılmış fiziksel farklılıklar gösteren bölümler yer almaktadır. Ayrıca muhtelif yerlerinde gemi direklerini andıran boşluklar ve tümsekler bulunmaktadır.
2017 yılında Avustralyalı ve Amerikalı bilim insanlarının yapmış olduğu çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmalarda yer altı radar görüntülemesi ile derinlemesine araştırmalar yapılmıştır. Yapılan araştırmalar sonunda burada bir geminin olduğu söylenmiştir. Ancak bu geminin Hz Nuh Peygambere ait olup olmadığının anlaşılabilmesi için daha çok araştırma yapılması gerektiği ifade edilmiştir.

