Site icon Kaşifiz

Afrika’da Lanetli Görülen Albinolara Uygulanan Vahşet

albino

Doğu Afrika’nın güzellikleri ve zengin kültürel mirasıyla ünlü Tanzanya, aynı zamanda karanlık ve dehşet verici bir gerçekle de anılmaktadır. Ülkede yaşayan albino bireyler, cilt renklerinin beyazlığı nedeniyle hayatları boyunca sürekli bir tehlike altındadırlar. Tanzanya’da, gen kromozom havuzunun darlığı nedeniyle her 4 bin bebekten biri albinizm ile doğmaktadır. Ancak, bu genetik farklılık, yerel dini inançlar ve büyücülük pratikleri nedeniyle bu masum insanlar için vahşi saldırılara yol açmaktadır.

Dünya gen kromozom havuzunun en dar olduğu ülkelerden biri olan Tanzanya’da albinolar, beyaz ten renkleriyle dünyaya geliyorlar. Bu durum, çoğunluğu siyahilerin oluşturduğu ülkede yaşayan albinolar için sürekli bir tehlike haline geliyor. Albinolar, vahşi saldırılara maruz kalarak öldürülme korkusuyla yaşam mücadelesi veriyorlar. Bu korkunç durumun sebebi, onların toplumda ‘lanetli insanlar’ olarak kabul edilmesi ve organlarının ‘şifalı’ olduğuna inanılmasıdır.

Aynı zamanda albinolar için, güneşe karşı korunmak, büyücülerden korunmaktan bile daha büyük bir zorluk oluşturuyor. Bu hastalar, güneşin neden olduğu derin yanıkların hızla kansere dönüşebileceği bir risk altındadırlar. Ne yazık ki, birçok Afrika ülkesinde güneşe karşı koruyucu ürünlerin üretimi sınırlıdır. Bu durum Tanzanya gibi ülkelerde de eczanelerde bulunan nadir güneş kremlerinin oldukça yüksek fiyatlarla satılmasına neden olur. Güneşe karşı herhangi bir önlem alamayan albinolar, Tanzanya gibi bölgelerde yaşam sürelerinin ortalama olarak yaklaşık 35 yıl civarında olduğu bir gerçekle yüz yüze kalmaktadırlar.

Şifalı Diye Albinoların Elleri veya Ayakları Kesiliyor

Albinizm, genetik bir hastalık olup, vücuda renk veren pigmentlerin eksik veya bozuk olması sonucu ortaya çıkar. Albinolar, pigmentlerin çok az veya hiç bulunmaması nedeniyle ten renkleri ve saçları bembeyazdır. Bu genetik farklılık, hatta Doğu Avrupa gibi bölgelerde bile fiziksel olarak dikkat çekici bir görünüme sahip olmalarına neden olurken, bu durum Afrika ülkelerinde yaşayan siyahilere nazaran daha zorlu bir yaşam savaşı anlamına gelmektedir.

Resmi verilere göre Tanzanya’da yaklaşık 15 bin albino yaşamaktadır. Ancak, bu ülkedeki yerel dini inanışlar, albinoların ‘lanetli’ olarak kabul edilmesine yol açarak onlara yönelik vahşi saldırılara neden olmaktadır. Aynı zamanda, albinoların organlarının çeşitli hastalıkları iyileştirdiğine inanılması da bu saldırıları tetiklemektedir. Saldırılarda bazı albinoların elleri veya ayakları kesilmekte, birçoğu kan kaybından hayatını kaybetmektedir. Hayatta kalmayı başaranlar ise amputasyon sonrası yaşam mücadelesi vermek zorunda kalmaktadır. Bu saldırıların arkasındaki failler genellikle ülkede yaygın olan büyücülerdir. Büyücüler, albinolara yönelik saldırıları teşvik etmekte ve planlamaktadır.

Ayrıca, albinolu kadınlarla cinsel ilişkiye girmenin AIDS’i tedavi ettiğine inanılması, saldırılardan önce tecavüz vakalarına da yol açmaktadır. Uluslararası kuruluşların uzun süredir yürüttüğü baskı sonucunda hükümet, son yıllarda albinoları korumak için bir dizi tedbir almıştır. Ancak resmi verilere göre, ülkede yılda ortalama 100’den fazla cinayet, kaçırma, tecavüz ve saldırı olayı albinolara yönelik olarak gerçekleşmektedir.

Uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri, ‘albinizm cehaleti’ ile mücadele etmek için çaba harcamaktadır. Bu çerçevede, albinizmin bulaşıcı olmadığı vurgulanmakta ve yerel dini inançlarla mücadele edilmektedir.

Afrikalı Albinolar Saklanmak Zorunda Kalıyorlar

Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Federasyonu tarafından yayınlanan bir rapor, albinolara yönelik tehditlerin ve cinayetlerin devam ettiğini göstermiştir. Rapora göre, albinoların uzuvlarının büyülü güce sahip olduğuna dair yanlış inançlar nedeniyle yaklaşık 10 bin Afrikalı albino, yerlerini terk etmek zorunda kaldı veya saklanıyor. Raporda, albinoların vücut parçalarının satıldığı tek pazarın Tanzanya’da olduğu vurgulanırken, 2007’den bu yana Tanzanya’da 44, Burundi’de ise 14 albino için uzuvlarının alınarak öldürüldüğü belirtiliyor.

Son zamanlarda Doğu Afrika’da yaşanan en son albino cinayeti ise, Tanzanya’nın Mwanza bölgesinde gerçekleşti. Bu olayda avcılar 10 yaşındaki Gasper Elikana’nın ayaklarını kestiler ve oğlunu korumaya çalışan baba ise ciddi şekilde yaralanarak sakat kaldı.

Bu korkunç cinayetler nedeniyle Afrika’daki albinolar büyük bir korku içinde yaşamak zorunda kalıyorlar. Bunun en büyük nedeni, albinoların uzuvlarını alan bazı zenginlerin, bu eylemin kendilerine şans ve refah getireceğine inanmalarıdır. Zenginler, bu amaçla birkaç uzuv için yüksek meblağlar ödemektedirler. Bu inançlar ve cinayetler, albinoların güvende olmadığı bir ortam yaratmakta ve ciddi bir insan hakları sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Paylaş
Exit mobile version