Ahit Sandığı; Tevrat’ın Çıkış kitabında sözü geçen On Emir’in yazılı olduğu orijinal taş tabletleri barındıran, altın kaplamalı ahşap bir sandıktır. Tevrat, İncil ve Kur’an-ı Kerim’de bahsi geçen bu kutsal sandık, tüm zamanların en büyük gizemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Uzun bir süre Kudüs’te Süleyman Mabedinde saklanan Ahit Sandığının, günümüzde nerede olduğu bilinmemektedir. Sandık, Yahudiler ve Tapınak Şövalyeleri tarafından asırlardır aranmaktadır.
Sandığın içerisinde On Emir’in yazılı olduğu tabletlerin yanı sıra; Hz. Harun Peygambere ait bir asa, bir kudret kabı ve ayrıca Kuran’da bahsi geçen Hz. Musa ve Hz. Harun’un ailelerinden kalma bir takım eşyalar bulunmaktadır. Allah’ın isteği doğrultusunda ve onun emirlerine uygun olarak yapılan sandık, Yahudiler tarafından kutsal kabul edilmektedir. Yahudilerin en önemli kutsalları arasında yer almaktadır. Ayrıca İncil’in Mısır’dan Çıkış bölümünde Tanrı, “Seninle orada, Ahit Sandığının üstündeki melekler arasında, Bağışlanma Kapağının üzerinde görüşeceğim ve İsrailliler için sana emirler vereceğim.” demiştir. Bu nedenle Yahudilik inancında Ahit Sandığı, Tanrı’nın fiziksel olarak bulunmuş olduğu yerdir ve önemi büyüktür.
Ahit Sandığının Yapımı
Ahit Sandığı ile ilgili en eski anlatımlar Tevrat’a dayanmaktadır. İnanışa göre Hz. Musa Peygamber ve Yahudiler, Mısır’dan çıkmış Sina Dağı’nın eteklerinde konaklamaktadır. Allah, Hz. Musa Peygambere, akasya ağacından yapılma, altın kaplamalı ve üzerinde 2 melek tasviri olan bir sandık yapmasını tüm detaylarıyla söylemiştir. Hz. Musa Peygamber’de, tarif edildiği şekliyle kutsal sandığı yapar. Böylece sandık Yahudiler için en kutsal nesne halini alır. Zaman içerisinde Hz. Süleyman Peygamber tarafından Kudüs’e yaptırılan büyük mabede yani Süleyman Tapınağına yerleştirilir.
MÖ. 587 yılından itibaren sandıkla ilgili hiçbir kayıt ve bilgi bulunmamaktadır. Çünkü bu tarihte Kudüs, Babil ordusu tarafından işgal edilmiştir. O dönemde Süleyman Mabedi yağmalanmış, Yahudiler sürgüne gönderilmiştir. O zamandan sonra Ahit Sandığına ne olduğu bir sır olarak kalmıştır. O günden sonra aranılan sandığın bulunduğu yerle ilgili sayısız iddialar ortaya atılmıştır. Fakat bulunup bulunmadığı ya da nerede olduğuna dair net bir bilgi bulunmamaktadır.
Ahit Sandığının Kur’an-ı Kerim’de, Bakara Suresi 248. ayette bahsi geçmektedir; ”Peygamberleri onlara; onun hükümdarlığının alameti, içinde rabbinizden bir sekinet, Musa ve Harun ailelerinin bıraktıklarından bir bakiye bulunan ve meleklerin taşıdığı tabutun (sandığın) size gelmesidir dedi. Gerçekten inanıyorsanız bilin ki bunda sizin için bir işaret vardır.”
Ahit Sandığının Özellikleri
Tevrat’ın beşinci kitabı olan Tesniye’de, sandığın Hz. Musa Peygamber tarafından tek başına yapıldığı söylenmektedir. Eski metinlerde sandığın yapılış şekli, ölçülerine kadar anlatılmaktadır. Sandık, 2,5 cubit uzunluğunda, 1,5 cubit genişliğinde, 1,5 cubit yüksekliğindedir. Cubit, dirsekten orta parmağın ucuna kadar olan mesafeye eşit eski bir uzunluk ölçüsü birimidir. Sandık yapıldıktan sonra altınla kaplanmıştır. Sandığın 4 köşesine altından halkalar sabitlenmiş ve kolay taşınabilmesi için içerisinden akasya ağacından 2 kol geçirilmiştir. Sandığın üzerine altından bir kapak konulmuş, kapağın üzerine de Cennetin kapısında bekleyen 2 meleğin tasviri yerleştirilmiştir.
Eski metinlerde, Ahit Sandığına dokunanların bir şekilde öldüğü ya da hastalık kaptığı anlatılmaktadır. Bu sebeple Tevrat’ta bu sandığa sadece Leviyiler’in dokunabileceği, onların da özel kıyafetlerle taşıyabileceği anlatılmaktadır. Metinlere göre bu işin ilmi sadece Leviyiler’e öğretilmiştir. Onlar dışında kimse sandığa dokunulmamalıdır. Yahudilik inancına göre Leviyiler, İsrailoğullarından Levi’nin soyundan gelenlere denilmektedir.
Yapılışının ardından sandık, 40 yıl boyunca Yahudilerle birlikte çölde oradan oraya taşınmıştır. Göçler sırasında, Leviyiler tarafından, kollarından tutularak taşınan sandık üzerine örtüler kapatılmıştır. Taşıma sırasında gizlenen sandık üzerine kat kat deriler ve mavi kumaşlar örtülmüştür. Yahudiler bir yere yerleştiği zaman da kutsal bir çadırda ayrı bir odada saklanmıştır.

