Çin’in Delingha kentinde bulunan ve “Baigong Boruları” olarak bilinen cisimler, bilim insanlarını oldukça şaşırtan bir keşif olmuştur. Baigong Dağı yani Beyaz Dağ çevresindeki kayalara gömülü olarak bulunan bir dizi metalik boru benzeri yapının yaklaşık 150 bin yıllık olduğu düşünülmektedir. Boruların yapısında bulunan maddelerin bir kısmının, radyoaktif madde içerdiği ortaya çıkmıştır. Yapılan araştırmalar, boruların daha önce yaşamış olan gelişmiş bir uygarlığa ait izler olabileceğini düşündürmektedir.
Borular, Himalaya yaylalarının eteklerinde bulunan bir havzada keşfedilmiştir. Bölgenin sert iklimi sebebiyle, insanlık tarihi boyunca yaşam alanı olarak tercih edilmemiştir. Boru hatlarının kökenine ve onları kimin inşa ettiğine dair net bilgiler bulunmamaktadır. Bölgede bulunan en önemli keşiflerden biride 50 – 60 metre yüksekliğe uzanan piramit benzeri çıkıntılardır. Bu çıkıntılar yaklaşık 300 metre uzaklıktaki Tuosu Gölü’ne giden iyi organize edilmiş boru benzeri yapılardan oluşan bir sistem ile çevrilidir. Çıkıntıların piramit olduğu ve borularla da piramidin içerisine su verildiği düşünülmektedir.
Borularla çevrili olan piramidin 3 girişi bulunmaktadır. Bu girişlerden ikisi çökmüş, üçüncüsü ise kayalık zemin ve duvarlara gömülü boruların olduğu bir mağaraya açılmaktadır. Çapları yaklaşık 10 ile 40 santim arasında değişen düzinelerce dik boru benzeri yapılar, büyük mağaranın yukarısında, beyaz dağda çıkıntılı olarak yer almaktadır. Özellikle boruların bir tuzlu su gölüne bağlanıyor olması ise araştırmacıları oldukça şaşırtmıştır.
Çünkü bölgede bir tatlı su gölü olmasına rağmen oraya giden borular yoktur. Bütün boruları yapanlar, neden hepsini tuzlu suda yapmış oldukları konusu ise elektrolize işlerin yapılmış olabileceğini düşündürmektedir. Bir elektrik akımı tuzlu sudan geçtiğinde, hidrojen ve oksijene ayrışmaktadır. Boruların bulunduğu bölgede herhangi bir yaşam olmaması sebebiyle, antik bir araştırma merkezi olduğu düşünülmektedir. Aynı zamanda bilim insanları dünya dışı varlıkların üssü olabileceğini dile getirmektedir.
Borular İle İlgili Yapılan İlginç Keşifler
Baigong Borularının, dinozor fosilleri arayan bir grup bilim insanı tarafından keşfedildiği söylenmektedir. Çin Deprem İdaresi’nden bir araştırmacı tarafından 2007 yılında yapılan araştırmalarda, cisimlerin boru olabileceği düşünülmüş ve bir dizi laboratuvar testleri gerçekleştirmiştir. Yapılan çalışmalar sonrası boruların radyoaktif özellikte olduğu tespit edilmiştir. Borularda bulunan malzemenin yüzde 8’i tespit edilemezken, geri kalan kısımları dünyada var olan maddelerden oluşmaktadır. Bu maddeler; demir, oksit, silikon, diyoksit ve kalsiyum oksitten meydana gelmektedir.
Pekin Jeoloji Enstitüsü, demir olduğu düşünülen boruların, yaklaşık 150 bin yıl önce eritildiğini göstermek için radyokarbon tarihleme kullanmıştır. Araştırmalar kapsamında kristal bir minarelin ne kadar süre radyasyona maruz kaldığını değerlendirmek için termolüminesans yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemle, boruların maruz kaldığı son yüksek sıcaklıklar belirlenmiştir. Analiz, boruların 150 bin yıldan daha önce yapılmış olması gerektiğini ortaya çıkarmıştır.
Araştırma sonrasında insanların son 30 bin yıl önce bölgede yaşadığı varsayılmıştır. Bölgenin söylenilen tarihinde bile orada yaşayan insanların göçebeler olduğu bilinmektedir. Göçebe olarak yaşayan bu insanların geride bu tür gelişmiş yapıları bırakmadıkları bilinmektedir. Bu yapıların insanlar tarafından yapılmış olduğu düşünüldüğünde, tarihin yeniden değerlendirilmesi gerekeceği dile getirilmektedir.
Borularla ilgili net bir bilgi bulunmaması sebebiyle birçok tartışma konusu da ortaya çıkmaktadır. Boruların doğal bir oluşum olduğunu söyleyenlerde mevcuttur. Fakat araştırmacılar piramidin ve boruların kendiliğinden oluşmayacağı, bunların zeki varlıklar tarafından yapılmış olabileceğini dile getirmektedir. Dolayısıyla bu yapıların dünya dışı varlıklar tarafından yapılmış olabileceği üzerinde durulmaktadır. Bölgedeki yerel halk ise yapıların 150 bin yıl öncesinde, uzaylılar tarafından gerçekleştirilen bir inşaat projesi olduğunu söylemektedir.
Antik dönemin en gelişmiş uygarlıkları Mezopotamya ve çevresinde yaşayanlar, Mısır ve Çin uygarlıklarıdır. Bu bölgelerde ortaya çıkan yapıların muazzamlığı insanları her dönem şaşırtmıştır. Bölgelerde bulunan yapılar eski ve gelişmiş medeniyetlerin devamının olup olmadığı fikrini ortaya koymaktadır.

