Site icon Kaşifiz

Dolmabahçe Sarayı’nın Tarihi ve Özellikleri

dolmabahçe

Osmanlı İmparatorluğu’nun önemli yapılarından biri olan Dolmabahçe Sarayı, tarih boyunca birçok padişaha ev sahipliği yapmıştır. İstanbul’un en ihtişamlı eserleri arasında yer alan saray, İstanbul Boğazı’nın mükemmel bir konumunda yer alır. Cumhuriyetin ilanından sonra Mustafa Kemal Atatürk bu sarayda kalmış, çalışmalarını buradan yürütmüş ve burada vefat etmiştir. Bu sebeple saray, Türk Milleti için son derece önemli bir yere sahiptir. Günümüzde müze olarak kullanılan saray, yerli yabancı çok sayıda turist tarafından ziyaret edilmektedir.

Dolmabahçe Sarayı; İstanbul Beşiktaş’ta, Üsküdar ve Kuzguncuk’un karşısında yer alır. Sarayın bulunduğu bölge, antik çağlardan bu yana gemilerin sığındığı doğal bir liman olarak kullanılmıştır. Osmanlı Döneminde, Kaptan-ı Derya donanma gemilerinin demirledikleri ve geleneksel denizcilik törenlerinin yapıldığı bir koy olarak bilinir. 17. yüzyılda koy doldurulmaya başlanmış ve doldurma işlemi tamamlandıktan sonra da padişahların dinlenmeleri ve eğlenceleri için düzenlenen ‘’Has bahçeye’’ çevrilmiştir. Zaman içerisinde bölgeye köşkler, kasırlar inşa edilmiş, bu sebeple ‘’Beşiktaş Sahil Sarayı’’ olarak anılmıştır. Aynı zamanda Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde, sarayın bulunduğu yere Yavuz Sultan Selim’in bir köşk inşa ettirdiği anlatılır.

Dolmabahçe Sarayı’nın Tarihi

Sultan Abdülmecid tarafından inşa ettirilen sarayın yapımı, 1843 yılında başlayıp 1856 yılında tamamlanmıştır. Zaman içerisinde kullanışsız bir hale gelen Beşiktaş Sahil Sarayı yıkılarak yerine yaptırılmıştır. Saray Abdülmecid tarafından hem barınma, hem de resmi işleri yürütme amacıyla kullanılmıştır. Osmanlı Devleti padişahlarından olan Abdülaziz de bu sarayda yaşamıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra da Mustafa Kemal Atatürk’ün İstanbul’daki Cumhurbaşkanlığı konutu olmuştur.

Modern fikirlere sahip bir idareci olan Sultan Abdülmecid, eski Beşiktaş Sahil Sarayı’nda bir süre kalmıştır. Daha sonra, o döneme kadar tercih edilen klasik saraylar yerine Avrupai bir plan ve üslupla bu sarayın inşa edilmesine karar vermiştir. Saray hem ikamet, hem misafir kabul etme, ağırlama hem de devlet işlerini yürütme amacıyla inşa edilmiştir. Sarayın yapımı oldukça maliyetli olmuş ve o dönem Osmanlı maliyesi zor durumda kalmıştır. Sultan Abdülmecid, 5.000.000 altına mal olan sarayda sadece 5 yıl yaşayabilmiştir.

Dolmabahçe Sarayı’nda, 1856 yılından itibaren sırasıyla; Sultan Abdülmecid (1839-1861), Sultan Abdülaziz (1861-1876), Sultan V. Murad (1876), Sultan II. Abdülhamid (1876-1909), Sultan V. Mehmed Reşad (1909-1918) ve Sultan VI. Mehmed Vahideddin (1918-1922) olmak üzere 6 padişah ile son Halife Abdülmecid (1922-1924) yaşamıştır. Mustafa Kemal Atatürk 1927 ve 1938 yılları arasında sarayda 4 yıl aralıklarla kalmıştır. Atatürk’ün 10 Kasım 1938 yılında vefatından sonra, İsmet İnönü döneminde 1949 yılına kadar Cumhurbaşkanlığı makamı olarak kullanılmıştır. 1984 yılında da özgün halini koruyarak müzeye çevrilmiş ve ziyarete açılmıştır.

Dolmabahçe Sarayı’nın Özellikleri

Dolmabahçe Sarayı; Avrupa saraylarının anıtsal boyutlarına özenilerek yapılmıştır. Sarayın kendine has belirli bir mimari biçimi bulunmamaktadır. Sarayda mimari olarak Fransız Baroku, Alman Rokokosu, İngiliz Neo Klasizmi, İtalyan Rönesansı karışık bir şekilde uygulanmıştır. Osmanlı geleneksel sanat ve kültür ögeleri batılı bir anlayışla yoğurularak yeni bir yoruma ulaştırılmıştır. Deniz tarafından görünüşü batılı olmasına rağmen, bahçe tarafı yüksek duvarlarla çevrilmiş ayrı ayrı birimlerden oluşması sebebiyle doğulu görünümündedir. Saray 600 metre uzunluğunda mermer bir rıhtım üzerine inşa edilmiştir.

Üç katlı simetrik bir planla yapılan sarayın, 285 odası ve 43 salonu bulunur. Kıyı boyunca denize paralel uzanan ana yapı dışında camhane, dökümhane, kuşluk, ahır gibi çeşitli amaçlara ayrılmış bölümleri bulunur. Yapılar arasında Veliaht dairesi ile Sultan II. Abdülhamid döneminde eklenen saat kulesi ve hareket köşkleri yer alır. Devletin yönetim işlerinin yürütüldüğü ‘’Mabeyn-i Hümayun’’, padişah ve ailesinin özel yaşamına ait olan ‘’Harem-i Hümayun’’ ve padişahın devletin ileri gelenleri ile bayramlaşması, önemli törenlerin yapılması için ayrılan ‘’Muayede Salonu’’ olmak üzere ana yapısını oluşturan üç bölümü bulunur. Sarayın merkezinde ise balo ve tören salonu yer alır.

Sarayın duvar süslemeleri ve dekorasyonunda; Hereke halılar, Baccarat kristaller, yıldız porselenler, çeşitli devlet yöneticileri tarafından gönderilen armağanlar ve batılı ressamların yaptığı tablolar kullanılmıştır. Sarayın taht salonunda; Kraliçe Victoria’nın hediyesi olan 36 metrelik kubbeden sarkan, dört tonluk ve yedi yüz elli ampullü kristal avize bulunur. Ayrıca törenlerin yapıldığı Mavi Salon, kadınların eğlendiği Pembe Salon, Atatürk’ün kaldığı odalar, Valide Sultan odaları gibi farklı bölümler bulunur.

Mustafa Kemal Atatürk; Mavi Salon ile Pembe Salon arasında yer alan 71 numaralı odada kalmış ve bu odada vefat etmiştir. Odada; Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın arkadaşı Nuri Conker tarafından hediye edilen ve Atatürk’ün ölüm saati 9’u 5 geçeyi gösteren saat bulunur. Dönemin Moskova Büyükelçisi Zekai Apaydın tarafından Atatürk’e hediye edilen ve Atatürk’ün en sevdiği tablo olarak bilinen ‘’dört mevsim’’ isimli tablo yer alır.

Atatürk’ün yatak odasının hemen yanında bulunan 69 numaralı oda çalışma odası olarak kullanılmıştır. Ayrıca Atatürk için 1937 yılında yaptırılan ve günümüzde hala çalışır durumda olan asansör bulunur. Pembe salonun hemen yanında, Abdülmecid tarafından inşa ettirilen banyonun girişindeki camlı dolapta, Atatürk’ün tedavi sürecinde kullandığı ilaçlar sergilenir. Günümüzde müzeye dönüştürülen Dolmabahçe Sarayı, Milli Saraylar Daire Başkanlığı’na bağlıdır.

Paylaş
Exit mobile version