Salina Turda; Romanya’nın Transilvanya bölgesinde, Turda şehrinde yer alan bir tuz madenidir. Yerin 120 metre altında bulunan bu madende, dünyanın en büyük müzesi olarak kabul edilen müze bulunmaktadır. Aynı zamanda başka bir dünyadaymış hissi veren maden, bir uzay üssü gibi görünmektedir. Müze 2013 yılında Business İnsider tarafından yapılan araştırmada, “dünya çapında gezmeye değer 25 gizli mücevher” arasında yer almıştır. Ziyarete açıldığı 1992 yılından bu yana milyonlarca kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
Romanya’nın dünyaya kazandırdığı bu madende hava sıcaklığı genel olarak 10 derece civarında, nem ise yüzde 80 oranındadır. Mağaranın havası astım ve alerjik hastalar için şifalı olarak kabul edilmektedir. 900 yıl boyunca tuz çıkarmak amaçlı kullanılan maden, 1932 yılında tuz faaliyetini bitirmiştir. Daha sonra turistik tesis olarak inşa edilmiş, içerisine 180 kişilik oturma kapasitesi bulunan amfitiyatro, atlıkarınca, masa tenis alanı, basketbol, mini golf sahası, bowling sahası, köprü ve kafe gibi yapılar inşa edilmiştir.
Salina Turda Tuz Madeninin Tarihi
Tuz, dünya tarihi boyunca en çok aranan ürünlerden biri olmuştur. İlk tuz üretiminin antik çağda bu mağaradan çıkarıldığı söylenmektedir. Orta Çağ’dan itibaren başlayan üretim, 20. yüzyılın başlarına kadar devam etmiştir. 1200’lü yıllarda tuz, altın kadar değerli bir maden olarak görülmüştür. Hatta şövalyelerin maaşlarının bir kısmı tuzla ödenmiştir. Salina Turda madeninden çıkarılan tuzlar şövalyelere dağıtılmıştır.
Maden zamanında tüm Avusturya – Macaristan Krallığı’nın tuz ihtiyacını karşılamıştır. 1932 yılında tuz üretimine son verilmiş ve peynir deposu olarak kullanılmıştır. Daha sonra II. Dünya Savaşı sırasında sığınak görevi görmüştür. Maden uzun bir süre kapalı kaldıktan sonra, 1992 yılında popüler bir turistik cazibe merkezi haline getirilmiştir. 2008 yılında yeni eklemeler yapılarak geliştirilmiş ve modernize edilmiştir. 2010 yılında da yeniden turizme açılmıştır.
Salina Turda Tuz Madeninde Görülecek Yerler
Mağaraya bir tünelden girilmekte ve bu tünelden merdiven ya da asansörle yaklaşık 13 kat aşağıya inilmektedir. Maden aktivitelerin yer aldığı salonlar ve maden faaliyetleri sırasında çökerek sular altında kalan göletin olduğu bölüm şeklinde, iki bölümden oluşmaktadır. Gölün bulunduğu kısım madenin en alt kısmında yer almakta ve sal kiralayarak dolaşılabilmektedir. Ortasında tuzdan oluşan bir ada bulunan gölün derinliği, 8 metreye ulaşmaktadır.
Maden içerisinde çeşitli aktivitelerin yer aldığı bölümde eğlence salonları ve hediyelik eşya satan bölümler mevcuttur. Madenin görülecek yerleri arasında, 112 metre derinliğe ve 67 metre genişliğe sahip ‘’yankı odası’’ olarak bilinen konik bir oda mevcuttur. Bu oda diğer bölümlerden ayrı olması ve şekli sebebiyle, seste güçlü bir yankı oluşturmaktadır.
Maden içerisinde yüzeydeki tuz kayalarının kaldırmak için kullanılan en ilkel makinelerin sergilendiği sekizgen bir oda mevcuttur. 1881 yılından kalan bu makineler, Avrupa’daki tüm tuz madenleri içerisinde, orijinal konumunda kalan tek örnektir. Madende bulunan ve dünyanın en büyük müzesi olarak kabul edilen müzede, UFO şeklinde tasarlanan yapılar bulunmaktadır. Tuz madenciliğinin etkileyici boyutlara ulaştığı salonlarında; tuz şelalesi, sarkıtlar ve tuz çiçek salkımları gibi yapılar bulunmaktadır.
Madende tuzun en son çıkarıldığı yer olarak bilinen Rudolf madeni bulunmaktadır. Bu maden 42 metre derinliğinde, 50 metre genişliğinde ve 80 metre uzunluğundadır. Madenin Kuzeydoğu bölgesinde Gizela madeni ve teknik odalar yer almaktadır. Bu bölüm açıldıktan kısa bir süre sonra tuz araması durdurulduğu için daha küçük bir yapıya sahiptir. Görsel bir şölen sunan Salina Turda madeni, aynı zamanda tedavi amaçlı da hizmet vermektedir.

