Siwa Vahası; Mısır’ın batısında çölünün orta kısmında yer almaktadır. Vaha; ıssız doğası, sahip olduğu muhteşem tuz gölleri ve bölgede yaşayan yerlilerin özgün kültürü ile oldukça dikkat çeken yerler arasındadır. Sahra’nın ortasında tüm dünyadan izole olmuş gibi görünen bu vaha, turizm gezilerindeki çeşitliliği ile ünlüdür. Kendi içinde adeta bir cenneti barındıran Siwa vahası tarih, sağlık ve macera turizmi için dünyanın her yerinden binlerce ziyaretçi almaktadır.
Siwa Vahası, Mısır’ın başkenti Kahire’ye yaklaşık 800 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Bölge hurma ağaçları, zeytinler, palmiyeler, doğal kaplıca havuzları, tuz ile çamurun karışımı ile inşa edilmiş olan yapıları ile eşsiz olanaklara sahiptir. MÖ. 29. yüzyıldan bu yana yaşamın bulunduğu vahada küçük bir kasaba yer almaktadır. Siwa, tarih boyunca gezginler ve göçebeler için her zaman ünlü bir durak olmuştur.
Bölgede yaşayan halk, Mısır ve Kuzey Afrika göçebe kültürlerinin karışımı bir kültüre sahiptir. Fas göçebe dili olan ‘’Berberi’’ ve ‘’Amazigh’’ den türetilen ‘’Siwi’’ dilini konuşmaktadırlar. Günümüzde ise, ticareti ve büyüyen turizmi sebebiyle dışarıyla olan bağlantıları artmıştır. Bu sebeple genellikle Arapça konuşmaktadırlar.
Şifa Kaynağı Muhteşem Tuz Gölleri
Bölgede bulunan tuz madenlerinden dolayı, göllerin neredeyse tamamı yüzde 95 oranında tuz konsantrasyonuna sahiptir. Tuz konsantrasyonunun yoğunluğundan dolayı, Avrupa’ya ihraç edilen milyonlarca ton tuz üretimi yapılmaktadır. Bölgeden çıkarılan tuzlar, dünyada konsantrasyonu en yüksek tuz olarak bilinmektedir. Aynı zamanda göllerdeki tuz yoğunluğundan dolayı, insanlar yüzme bilmeseler bile rahatlıkla suyun yüzeyinde kalabilmektedir. Bu sebeple bu deneyimi yaşamak isteyen birçok insan bölgeyi ziyaret etmektedir.
Bölgenin tuzlu gölleri, hem tedavi hem de turizm açısından büyük öneme sahiptir. Göller göz hastalıkları, cilt problemleri ve sinüzit için doğal tedavi merkezi olarak görülmektedir. Aynı zamanda sedef hastalığı, romatizma, sindirim sistemi hastalıkları ve eklem iltihabı hastalıklarında da tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır.
Bölgede tuzlu su çukurları dışında, 4 metre derinliğe ulaşan 4 büyük tuz gölü bulunmaktadır. Bunlardan en büyüğü Zeitoun Gölü’dür. Bölge sıcaklığı 60 dereceye kadar ulaşan doğal kaplıcalara sahiptir. Bu doğal kaplıcalar, özellikle çölün serin gecelerinde tercih sebebi olmaktadır.
Siwa Vahasında Görülecek Yerler
Bölgede bulunan diğer yapılardan biri olan Cleopatra Havuzu, mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Yukarıdan bakıldığı zaman göze benzeyen bu havuz ‘’Güneşin Gözü’’, ‘’Juba’nın Gözü’’ veya “Cleopatra’nın Gözü” olarak da bilinmektedir. Söylenene göre Mısır Kraliçesi Cleopatra Siwa’yı ziyaret etmiş ve bu havuzda yüzmüştür.
Siwa’ da görülmesi gereken diğer yerlerden biri de Ölüler Dağı’dır. Dağda Antik Mısır’ın 26. hanedanından kalma mezarlar bulunmaktadır. Birçok mezar soyulmuş ve dağılmış şekildedir.
Bölgenin diğer önemli yapılarından biri Amun Kâhin Tapınağı’dır. Büyük İskender’in bu tapınağı ziyaret etmek istediği söylenmektedir. Bir kâhin olan Amun tarafından inşa edilen bu tapınak, Güneş Tanrısı Ra’yı onurlandırmak amacıyla yapılmıştır. Amun’un evi olarak görülen vaha, Amun Ra Oasis ismiyle de bilinmektedir.
Siwa, bölgede bulunan eşsiz doğal kaynaklar nedeniyle zengin bir cazibe merkezidir. Bölgenin tarihi ve doğal güzellikleri sebebiyle gece, gündüz yapabilecek birçok farklı aktivite bulunmaktadır.

