Tavuk Tapınağı, Endonezya’nın başkenti Cakarta‘nın bulunduğu Java Adası’nda yer almaktadır. Endonezya ormanları içerisinde yer alan tapınak, tavuğu andıran görünümü ve ilginç hikâyesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. 17508 adadan oluşan adalar ülkesi Endonezya’da, çok sayıda ilgi çekici tapınak yer almaktadır. 90’lı yıllarda inşa edilen tapınak, yerel halk arasında Gereja Ayam ”Tavuk Kilise” olarak geçmektedir.
Turistler tarafından yoğun ilgi gören ilginç görünümlü tapınak hakkında çok sayıda yorum yapılmış, birçok teori ortaya atılmıştır. Kimileri, Hollandalı sömürgeciler tarafından inşa edildiğini iddia ederken, kimileri ise yapının lanetli olduğunu ileri sürmektedir. Tapınağın Endonezya kültüründe yer alan vampir benzeri dişi iblisler tarafından ele geçirildiği iddia edilmektedir. Çok sayıda farklı teori ortaya atılan tapınağın hikâyesi ise oldukça farklıdır.
Tavuk Tapınağının İlginç Hikâyesi
Tapınak 1990’lı yıllarda Daniel Alamsjah tarafından inşa edilmiştir. Daniel Alamsjah gördüğü rüyalardan yola çıkarak ‘’Güvercin Tapınağı’’ olarak düşündüğü bu tapınağı hayata geçirmiştir. Fakat tapınak güvercinden çok tavuğa benzeyen bir görüntü oluşturmaktadır. Daniel Alamsjah, rüyalarında kar beyazı bir güvercinin bir tepeye konduğunu görmüştür. Başta çok ciddiye almadığı rüyalarını defalarca görmesi üzerine araştırmaya başlamıştır. Bu esnada İncil’deki bir ayetle karşılaşmış, ayet; “Son günlerde, Rabbin tapınağının dağı, dağların en yükseği olarak kurulacak; tepelerin üzerinde yükselecek ve bütün uluslar ona akacak” şeklindedir. Bu ayet üzerine rüyalarının Tanrı tarafından gerçek bir çağrı olduğunu kabul etmiştir.
Rüyasında, Tanrının kendisinden her dinden insanın kabul edileceği bir tapınak yapmasını istediğini anlatmaktadır. Gün batımını izlemek amacıyla tesadüfen gittiği Rhema Tepesi’nin rüyalarında gördüğü tepe olduğunu fark etmiştir. Bunun üzerine tepede bir arsa satın almış ve gördüğü tapınağa yapmaya başlamıştır. Herhangi bir mimarlık tecrübesi olmamasına rağmen, tapınağın projesini kendisi hazırlanmış ve tasarımını kendisi yapmıştır.
Hayalindeki tapınak güvercin şeklinde olsa da, ortaya çıkan eserin tavuğa benzeyen bir yapısı olduğu için ‘’Tavuk Tapınağı’’ olarak anılmaya başlamıştır. Hristiyan olan Daniel, tapınağı herhangi bir inanca göre tasarlanmamış herkese açık bir ibadet merkezi olarak düşünmüştür. 1989 yılında yapımına başladığı tapınağı, ekonomik sorunlar ve yerel sıkıntılar sebebiyle bitirememiştir. Tapınak bir kilise değil her dinden insanın ibadetini gerçekleştirebileceği ya da meditasyon yapabileceği bir yerdir. Fakat yerel halk tarafından kilise olarak kabul edilmektedir.
Yarım kalan tapınağın inşası, 2000’li yıllara gelindiğinde tamamen durmuştur. Tapınağın 2. ve 3. katları yapılmamış, yer altındaki kısmı da büyük çoğunlukla yarım kalmıştır. İlerleyen zamanlarda ise, rehabilitasyon merkezinde çalışan Daniel’in çalıştığı merkezden getirilen engelli çocuklar, uyuşturucu bağımlıları ve akıl hastaları için rehabilitasyon merkezi olarak kullanılmıştır.
2010 yılı ortalarına doğru ise turist kafileleri tarafından yoğun ilgi gören tapınak, turistik açıdan değer kazanmıştır. Bunun üzerine yarım kalan inşaatı bitirmek için harekete geçilmiş ve yapının iç kısımları tamamlanmıştır. Günümüzde duvarlarında Endonezya tarihini anlatan resimler yer almaktadır. Tapınağın tabanında ise güzel mücevherli fayanslar yer almaktadır. Turistler tarafından yoğun ilgi gören tapınak, aynı zamanda yeni evlenenlerin düğün fotoğraflarını çektirmek için tercih ettiği mekânlar arasındadır.

