Rusya’nın doğusunda yer alan Kamçatka yarımadası, ölüm vadisi olarak bilinen volkanik bir adadır. Dağlar karla kaplandığı zaman oldukça güzel bir görüntü oluştursa da son derece ölümcül bir yerdir. Karların erimesi ile beraber yemek ve su aramak için bölgeye gelen hayvanlar kısa bir süre içinde ölmektedir. Bu sebeple yarımada da bulunan vadi, hayvan mezarlığı olarak bilinmekte ve oldukça tehlikeli olmaktadır.
Ölüm vadisi hakkında yıllardır korkunç hikâyeler anlatılmaktadır. Vadiye giden bir grup maceracıdan bir daha haber alınamayınca adaya giriş çıkışlar yasaklanmıştır. İşin en ilginç tarafı da yarımadada bulunan cesetlerin, herhangi bir şekilde dış yaralanma veya hastalık belirtisi göstermemesidir.
Rusya’nın kuzeydoğusunda yer alan Kamçatka Yarımadası, doğusunda Pasifik Okyanusu, batısında Bering Denizi bulunmaktadır. Yarımada üzerinde aktif bir volkanik dağ bulunmaktadır. Vadi, yanardağın hemen yanında 500 metre genişliğinde ve 2 kilometre uzunluğunda küçük bir bölgedir. Fakat dünyanın en tehlikeli yerleri arasındadır.
Ölüm Vadisinde Yaşanan Ölümlerin Sebebi
Bölge 20. yüzyılda tesadüfen keşfedilmiş ve o zamana kadar da gizli kalmıştır. Vadinin keşfedilmesi ile ilgili bazı efsaneler anlatılmaktadır. 1930’lu yıllarda avlanmak amacıyla bölgeye giden avcılar, öncelikle birkaç köpeğini kaybetmiş, daha sonra etrafın ölü hayvanlarla dolu olduğunu görmüştür. Avcılar’a göre köpeklerin ölümü aniden nefes almanın durması ile gerçekleşmiştir. Kısa bir süre içinde şiddetli baş ağrısı çeken kişiler, hayatlarını kurtarmak için bölgeden hızlıca kaçmışlardır. Yine 1940’lı ve 50 yıllarda bölgeyi ziyaret eden bir grup maceracının hiçbirinin geri dönmediği söylenmektedir. Yakınlarda yaşayan yerel halk, orada yaklaşık 80 kişinin öldüğünü tahmin etmektedir.
Ölüm Vadisi, resmi kaynaklarda ise, 1975 yılında Vladimir Leonov liderliğinde bir grup araştırmacı bilim insanı tarafından keşfedildiği öne sürülmektedir. Yapılan Araştırma sonucunda hayvan ölümlerinin, volkanik patlamalar sonucunda ortaya çıkan gazlar sebebiyle olduğu açıklanmıştır. Volkanik patlamalar sonucu ortaya çıkan hidrojen, sülfür, karbondioksit, kükürt gibi ölümcül gazlar etrafa yayılmaktadır. Herhangi bir rüzgâr olmadığı zaman vadinin tabanına çökmekte ve gelen hayvanların ya da insanların ölmesine sebep olmaktadır.
Gazların kimyasal analizi yapıldığında içinde ölümcül olan siyanür bulunmuştur. Siyanür son derece zehirli bir gazdır ve vücuda girdiğinde nefes almayı engellemektedir. Bu sebeple hayvanlar birkaç saniye içinde ölmekte ve bu hayvanların eti de zehirlenmektedir. Ölen hayvanları yiyen diğer canlılarda, aynı şekilde ölmektedir. Bazılarına göre gazlar kısmi felce neden olmaktadır, fakat henüz bu bilgi doğrulanmış değildir.
Ölüm Vadisinde Çözülememiş Bir Takım Sırlar
Vadi hakkında birçok bilimsel araştırmalar yapılmış gerçekler ortaya çıkarılmıştır. Fakat efsanevi hikâyeler dolaşmaya devam etmektedir. Vadi ile ilgili anlatılan diğer ilginç olaylardan biri; Keşfe giden Leonov’un yardımcısı olan Viktor Deryagin’in topladığı bir takım örnek numuneler üzerindeki bazı maddelerin, ne olduğunun anlaşılamamış olmasıdır. Hala sebebi çözülememiş bir takım sırların olduğu düşünülmektedir.
Bilim insanları, ada üzerinde çok sayıda ölü hayvan bulmuşlardır. Fakat bu konuda ilginç olan şudur; hayvanlar insanlara göre çok daha hassas koku alma duyusuna sahiptir. Herhangi bir bölgede anormal bir durum olduğu zaman bunu algılarlar ve uzaklaşırlar. Fakat tehlikeye rağmen hayvanların neden o bölgeye gittikleri ve herhangi bir sıkıntı oluştuğu halde neden kaçmaya çalışmadıkları, henüz cevabı verilemeyen sorular arasındadır.
Yarımada üzerinde, Gayzer Vadisi denilen ve son derece dikkat çeken doğal güzellikler de yer almaktadır. Aynı zamanda volkanın yakınlarında bulunan kaplıcalardan sürekli olarak buharlar yükselmekte ve eşsiz bir görüntü ortaya çıkmaktadır. Fakat son derece ölümcül ve uzak durulması gereken bir yerdir.

