Site icon Kaşifiz

Kudüs’teki Hristiyanlığın En Kutsal Kilisesi

kabir kilisesi

Kudüs’ün eski şehir duvarları içinde yer alan Kutsal Kabir Kilisesi, Hristiyanlığın en kutsal yerlerinden biridir. Kilise, Hz. İsa peygamberin çarmıha gerildiği ve öldürüldüğü yer olarak kabul edilen Golgotha Tepesi’nde yer almaktadır. İsminin “Kutsal Kabir Kilisesi” olmasının nedeni, Hz. İsa’nın burada gömüldüğüne inanılmasıdır. Kilisenin diğer adı ise Diriliş Kilisesi’dir. Çünkü Hıristiyanların inancına göre Hz. İsa, burada gömüldükten üç gün sonra dirilmiş ve 40 gün boyunca havarilerinin arasında yaşadıktan sonra göğe yükselmiştir. Ayrıca, Hz. İsa’nın yeniden dirileceği yer olduğuna inanılmaktadır. Bu sebeple kilise, Hristiyanlar için önemli bir hac yeri olarak kabul edilir.

Günümüzde Kilise, Kudüs Rum Ortodoks Patrikliğinin merkezi olarak hizmet etmesinin yanında Katolik Kilisesi, Rum Ortodoks Kilisesi, Ermeni Apostolik Ortodoks Kilisesi, Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi, İskenderiye Kıpti Kilisesi ve Etiyopya Ortodoks Tevhidi Kilisesi gibi kiliseler tarafından ortak kullanılmaktadır. Kutsal Kabir Kilisesi’nin inşasını gerçekleştiren kişi, Roma İmparatoru Konstantin’in annesi Aziz Helena’dır. 326 yılında Kudüs’e gelen Helena, iki önemli kilise inşa ettirmiştir. Bunlardan biri, Hz. İsa’nın mezarını simgeleyen “Kutsal Kabir Kilisesi”, diğeri ise Hz. İsa’nın doğuşunu temsil eden “Doğuş Kilisesi’’dir.

Hz. İsa Peygamberin Çile Yolu

Kutsal Kabir Kilisesi’ne giden yol, Latince “Via Dolorosa” olarak adlandırılmaktadır. Bu isim, Hz. İsa’nın ‘’çile yolu’’ anlamına gelir. Hıristiyan inancına göre Hz. İsa, sırtına çarmıhını yükleyerek Via Dolorosa adı verilen bu yoldan yürümüş ve Kudüs’ün Golgota Tepesi’ne geldiğinde çarmıha gerilmiş ve buraya gömülmüştür. Via Dolorosa, yaklaşık 450-500 metre uzunluğunda ve 14 bölümden oluşmaktadır. 14. bölüm ise Kutsal Kabir Kilisesi’dir.

Kutsal Kabir Kilisesi, sadece Hz. İsa’nın mezarını barındırmaz. Ayrıca I. Haçlı Seferi sonrasında Kudüs Krallığı’nı ilan eden Kudüs kralı I. Baudouin, II. Baudouin, III. Baudouin, IV. Baudouin, V. Baudouin, Godefroy de Bouillon ve Fulk’un mezarları da bu kilisede bulunmaktadır.

1187 yılında Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü fethetmesi sonrasında 1192 yılında, kutsal kabir kilisesinin anahtarları Ortodoks ve Katolikler arasındaki anlaşmazlık nedeniyle Müslüman bir aileye verilmiştir. Selahaddin Eyyubi, taraflar arasında anlaşmazlığı önlemek amacıyla bu kararı almıştır. Ancak, Doğuş Kilisesi’nin anahtarları Kanuni Sultan Süleyman döneminde Katolik papazlara verilmiştir. Daha sonra 1630’larda anahtarlar Ortodokslara verilmiş ve Sultan Abdülmecid dönemine kadar Ortodoksların elinde kalmıştır.

Kutsal Kabir Kilisesi’ndeki Merdiven

Kudüs’teki Kutsal Kabir Kilisesi’nin avlusunda üst pencerelerden birinde küçük bir merdiven bulunur. Bu merdivenin hikâyesi oldukça ilginçtir: Sultan Abdülmecid döneminde, Katolikler ve Ortodokslar kilise anahtarı konusunda anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, anahtarı Müslüman bir aileye verme kararı aldı. Kilise avlusunda ferman okunurken, pencereyi temizleyen bir Ermeni hizmetçi fermanı duymak için aşağı indi.

O günden beri Ermeniler, kutsal kabir kilisesinde haklarının olduğunu bu merdiven sayesinde iddia ediyorlar. Sultan Abdülmecid döneminden beri orada bulunan merdiven, zaman zaman çürüdüğü için değiştirildi, ancak her zaman aynı yerde kaldı. Kutsal Kabir Kilisesi’nin avlusunda bulunan bu merdiven, farklı topluluklar arasındaki tarihi çekişmelere tanıklık eden ve günümüzde hala ilgi odağı olan bir anıt niteliği taşımaktadır.

Kutsal Ateş Ayini

Kutsal Kabir Kilisesi, Hıristiyanların en önemli yerlerinden biridir ve birçok önemli ayini barındırır. Bunlardan biri de kutsal ateş ayinidir. Her sene, Ortodoks Hıristiyanlar, Paskalya bayramından önceki Cumartesi günü Via Dolorosa’dan törenle geçerek Kutsal Kabir Kilisesi’ne gelirler.

Kiliseye bir papazın önderliğinde girildikten sonra Hz. İsa’nın mezarının olduğu bölüme gidilir ve burada, mezarın içindeki kutsal ateşle birlikte mumlar yakılır. Herkes elindeki mumu, gökten indiği inancıyla kutsal ateşle yakmak için birbirleriyle yarışır. Bu sırada çanlar çalınır ve dualar okunur. Ayinin sonunda mumlar söndürülür. Bu ayin, Hıristiyan inancına göre, Hz. İsa’nın dirilişiyle ilgilidir ve bu nedenle büyük önem taşır.

Hıristiyanlar için kutsal kabir kilisesindeki diğer önemli yer, Hz. İsa’nın çarmıha gerildikten sonra cesedinin yıkanarak hazırlandığına inanılan tahtadır. Bu tahta, Hıristiyan inancına göre, Hz. İsa’nın dirilişi ve insanların günahlarının bağışlanması için önemli bir rol oynamaktadır. Kutsal kabir kilisesine gelen Hıristiyanlar, bu tahtanın önünde dua ederler ve Hz. İsa’nın ölümden dirilişine olan inançlarını yenilerler. Bazı Hıristiyanlar, Hz. İsa’nın yıkandığı tahtaya el sürtmek veya dokunmak suretiyle kutsanmış hissederler.

Kudüs’teki Tüm Milletler Kilisesi

Zeytindağı eteklerinde inşa edilen kilisenin resmi adı “Kudüs’teki Tüm Milletler Kilisesi” dir. Ancak, kilisenin diğer adı “Acı Kilisesi” dir, çünkü Hıristiyan inancına göre Hz. İsa, Roma askerleri tarafından yakalanmadan önce kilisenin inşa edildiği yerde bulunan ıstırap taşının üstüne oturup son duasını etmiştir.

Kilise, 4. yüzyılda yapılan bir Katolik şapelin temelleri üzerine inşa edilmiştir. 746 yılında meydana gelen bir depremde hasar gören şapel, 1345 yılında tamamen terk edilmiştir. Şapelin temelleri 20. yüzyılda yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda bulunmuş ve üzerine 1919-1924 yılları arasında kilise inşa edilmiştir. Kilise, 12 Katolik ülkenin maddi yardımıyla yapıldığı için tüm milletlerin kilisesi olarak anılır.

Paylaş
Exit mobile version