Mescid-i Aksa; Müslüman, Yahudi ve Hıristiyan inancına göre kutsal kabul edilen bir yapıdır. Kudüs’ün doğusunda eski şehir bölgesindeki ‘’tapınaklar tepesi’’ olarak bilinen alanda yer almaktadır. Müslümanlar tarafından kutsal kabul edilen Mescid-i Aksa, İslam dininin ilk kıblesidir. Mescid-i Aksa’nın hemen yanında bulunan Kubbet-ül Sahra, Hz. Muhammed (sav) Peygamberin göğe yükseldiği, Miraç olayının yaşandığı yer olarak bilinmektedir. Aynı zamanda Mescid-i Aksa, ‘’Harem-i Şerif’’ olarak bilinen 3 kutsal bölge içinde yer almaktadır.
Mescid-i Aksa, Mekke’ye en uzak camiyi çağrıştırması sebebiyle kelime olarak ‘’en uzak’’ anlamına gelmektedir. Mescid-i Aksa adlandırması, genel olarak eski şehir bölgesinin surlarla çevrili olan kısmının tamamını kapsamaktadır. Yüzölçümü yaklaşık 144 dönüme ulaşan surlarla çevrili alan içerisinde; Kubbet-üs-Sahra, Kıble Mescidi ve sayısı 200’e ulaşan birçok eser yer almaktadır. Genel olarak ‘’Morya Tepesi’’ adı verilen küçük bir tepe üzerinde kurulu olan alanın en yüksek noktası, Kubbet-üs-Sahra’nın bulunduğu yerdir.
Mescid-i Aksa ve çevresinin mübarek kılındığı Kur’an-ı Kerim’de, Miraç olayının anlatıldığı kısımda geçmektedir: “Kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan (Mekke’den), kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya (Kudüs’e) götüren Allah’ın şanı ne yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür.”
Hz. Muhammed (sav) Peygamber ise Mescid-i Aksa hakkında; “Yolculuk ancak şu üç Mescitten birine olur; Benim mescidime Mescid-i Nebevî, Mescid-i Haram’a ve Mescid-i Aksa’ya.”
Hz Muhammed (sav)’in bu hadisi doğrultusunda Mescid-i Aksa, Mescid-i Nebevi ve Kâbe üç harem bölgesi olarak kabul edilmiş ve Harem-i Şerif ismini almıştır. Eski Kudüs bölgesi; 1981 yılında Dünya Mirasları arasına girmiş ve Tehlike Altında Olan Dünya Mirasları arasında yer almıştır.
Mescid-i Aksa Dinler İçin Neden Önemli?
Mescid-i Aksa; Hz. Muhammed (sav) döneminde, Müslümanlar için büyük bir önem kazanmıştır. Hicretin birinci yılında (M. 622), Medine’de yaşayan Müslümanlar, 16 ay boyunca Mescid-i Aksa’ya yönelerek namaz kılmış ve orayı kıble olarak kabul etmiştir. Aynı zamanda Mescid-i Aksa; Hz. Muhammed (sav)’in ‘’gece yolculuğu’’ olarak bilinen İsra ve Miraç olayının gerçekleştiği sırada götürüldüğü yer olarak bilinmektedir. Miraç hadisesi; Hz. Muhammed (sav)’in, peygamberliğinin 3. yılında Recep ayının 27. gecesinde gerçekleşmiştir. Hz. Muhammed (sav) Cebrail melek eşliğinde, Burak adlı binek ile Mescid-i Haram’dan, Mescid-i Aksa’ya götürülmüştür.
Mescid-i Aksa; Hristiyanlar ve Yahudiler tarafından da kutsal sayılan dini bir yerdir. Yahudiler için önemi ağlama duvarında yaptıkları ibadetten dolayıdır. Yahudilerin kutsal kitaplarına göre İsrail Kralı Davut Kudüs’ü, Birleşik İsrail krallığının başkenti olarak inşa etmiştir. Oğlu Süleyman ilk tapınağı şehrin içine kurmuştur. Hristiyanlar için önemi ise; Hıristiyan dininin Kudüs’ten yayılmaya başlamasından dolayıdır. Hristiyan inancına göre Hz. İsa Peygamber Kudüs’te çarmıha gerilmiştir.
Mescid-i Aksa’nın Tarihi
Mescid-i Aksa’nın ilk defa ne zaman inşa edildiği tam olarak bilinmemektedir. Hz. Muhammed (sav)’in hadislerinden yola çıkılan bilgilere göre, Kâbe’nin inşaatından 40 sene sonra inşa edildiği tahmin edilmektedir. Süleyman Tapınağı; Kral Davud’un oğlu Süleyman’ın hükümdarlığı zamanında, İslamiyet öncesi 957 yılında tamamlanmıştır. II. Nebukadnezar, krallık ile beraber bu yapıyı İÖ 586 yılında tümüyle yıktırmış ve Yahudileri esir ederek Babil’e göndermiştir. Yahudilerin İÖ 538 yılında Kudüs’e dönmelerinin ardından II. Kyros, tapınağı yeniden inşa etmelerine izin vermiştir. İkinci tapınakta İslamiyet’ten sonra 70 yılında, Romalılar tarafından yıkılarak geriye sadece ‘’ağlama duvarı’’ diye anılan bölüm bırakılmıştır.
Mescid-i Aksa ise; Bizans İmparatoru I. Justinianos tarafından Süleyman Tapınağı kalıntıları üzerine inşa edilmiştir. Emevi halifesi I. Velid 705 – 715 yılları arasında bu yapıyı büyük bir onarımla tamamen yenilenmiştir. İlk zamanlar ismi farklı olan Mescid-i Aksa’ya bu isim, Abdülmelik bin Mervan tarafından verilmiştir. Mescid-i Aksa’nın bulunduğu tapınaklar bölgesi ve Süleyman Tapınağı, Yahudiler ve Müslümanlar arasında sürekli çekişme konusu haline gelmiştir.

