İskelet Sahili; Afrika’nın güneybatısında yer alan Namibya Çölü ile Atlantik Okyanusu’nun birleştiği kısımda, ipeksi kumlardan oluşan bir sahildir. Dünyanın en ıssız ve el değmemiş sahillerinden biri olan bu kıyı şeridi, dışarıdan bakıldığı zaman muhteşem bir manzara sunmaktadır. Fakat sahil yakından bakıldığı zaman bambaşka bir hikâyeye sahiptir. İskelet Sahili, Portekizli denizciler tarafından ‘’Cehennem Kıyıları’’ olarak adlandırılmaktadır. Namibya yerlileri ise; tanrının öfke ile bu sahili yarattığına inanmaktadır.
Dünyanın en tehlikeli ve ıssız kıyı şeritlerinden biri olan sahilde, etrafa saçılmış balina kemikleri, parçalanmış gemi enkazları ve nadir görülen çöl hayvanlarının ayak izleri ile karşılaşmak mümkündür. Bugüne kadar 1000’in üzerinde gemi, tamiri mümkün olmayacak şekilde zarar görmüş ve iskelet sahilinde çürümeye bırakılmıştır. Bu sebeple dünyanın en büyük gemi mezarlığı olarak bilinmektedir. Korkutucu görüntülere sahip olan gemiler tüm sahil boyunca uzanmaktadır.
İskelet Sahilleri, Namibya’da başkent Windhoek’den yaklaşık 400 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Oldukça ıssız bir yer olan sahili görmek isteyenler, güvenlik sebebiyle sadece gündüzleri kısıtlı bir saat diliminde ziyaret edebilmektedir.
İskelet Sahilinde Yaşanan Olayların Sebebi
İskelet Sahilinde binlerce gemi enkazının ve çok sayıda iskeletin bulunması, kıyıda oluşan doğal bir olay sonucu yaşanmaktadır. Kıyının hemen gerisinde okyanusta oluşan Benguela akıntısının soğuk suları, Cape Point’ten yukarıya taşınmaktadır. Bu akıntılar Namibya Çölü kıyılarında bulunan kavurucu sıcaklıktaki havayla çarpışmaktadır. Soğuk su akıntıları ile sıcak havanın birbiriyle karşılaşması sonucunda, hem sahilde hem de okyanusta yoğun sis oluşmaktadır. Aynı zamanda bölgede, kuvvetli rüzgârlar esmekte ve sahil boyunca şiddetli dalgaların oluşmasına sebep olmaktadır. Bu koşullarda denizde seyir halinde giden bir tekne, Namibya Çölünün ipeksi kumulları ve okyanus arasına sıkışan bu sahilde karaya vurmaktadır.
Anlatılanlara göre; kıyıya yakın bir şekilde seyir halinde bulunan Portekizli gemiler, yoğun rüzgâr, sis ve akıntı sebebiyle sahilde sığ kayalıklara oturmaktadır. Gemiden kurtulan kişiler ıssız ve öldürücü çöle düşmekte ve susuzluktan ölmektedirler. Bu sebeple sahile, Portekizli gemiciler tarafından ‘’Cehennem Kıyıları’’ ismi verilmiştir.
Sahilde Yaşanan Olaylardan Bazıları
1943 yılında İskelet Sahili kıyılarında, başı olmayan 12 iskelet ve terkedilmiş bir kulübede bir çocuk iskeleti bulunmuştur. Çevrede bulunan bir taş levhada ise, olayı aydınlatmaya yarayacak bir mesaj yer almaktadır. 1891 tarihinde yazıldı düşünen mesajda şu ifadeler yer almaktadır; “60 mil kuzeydeki bir nehre doğru ilerliyorum. Şayet biri bu mesajı bulur da peşimden gelirse, tanrı yardımcısı olsun”. Sahilde bulunan iskeletlerin kime ait olduğu, nasıl bu sahile geldikleri ve neden kafalarının olmadığı tespit edilememiştir.
1942 yılında 22 yolcu ve 85 mürettebat taşıyan İngiliz kargo gemisi, Kunene Nehri’nin 40 km güneyinde su alarak batmıştır. Gemide bulunan 42 kişi motor botuyla kıyıya ulaşmayı başarmış, kazazedelerin kurtarılması yaklaşık 4 hafta sürmüştür. Kurtarma operasyonuna Namibya’daki Windhoek’den katılan keşif ekibinden birinin gemisi, İskelet Sahilinde karaya oturmuş ve 3 mürettebatı boğularak ölmüştür.
1933 yılında İsviçreli bir pilot olan Carl Nauer, Londra’ya uçuş gerçekleştirdiği bir sırada uçağı bu sahile düşmüştür. Pilotun ölümünden sonra sahilin ismi değişmiş ve ‘’İskelet Sahili’’ ismini almıştır. Sahilde kaybolan pilotun kemikleri bulunamamıştır.
İsveçli bir kâşif ve doğa bilimcisi olan Charles John Andersson, 1859 yılında bu sahillere gitmiştir. Sahil ile ilgili olarak ”tüyler ürpertici bir duygu ve korku bütün bedenimi kaplamıştı. Ölüm bile böyle bir ülkeye sürgün edilmeye tercih edilebilir” ifadelerini kullanmıştır.
İskelet Sahilinde Bulunan Oluşumlar
Sahil kötü şöhretine rağmen, ince kumları ve oluşumları ile oldukça çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. Issız olması sebebiyle harika bir ekolojiyi barındırmaktadır. Gemi enkazları yanı sıra, sahilin Fria burnunda fok kolonileri ve ilginç akik taşı coğrafi oluşumları bulunmaktadır. Aynı zamanda çöl iklimine ayak uyduran ve bölgede yaşayabilen lithop ve taş mantarı gibi birçok ilginç bitki türü bulunmaktadır.
Sahildeki kumların yanı sıra yüzeye çıkmış kaya katmanları, rüzgârın aşındırması sonucu fantastik şekillere dönüşmüştür. Çöl zemini üzerinde hayalet gibi yükselen bu kayalardan bazıları dev şapkalı mantarları andırmaktadır. Bazıları da Munutum Nehri’nin yataklarında bulunan, oyuk gözleri ile kumsalı izleyen kafatası şeklindeki Skull Rock gibi ürkütücü görüntüler oluşturmaktadır.

