Kanuni Sultan Süleyman; Osmanlı İmparatorluğu’nun 10. padişahı ve 89. İslam halifesidir. Adaletli yönetiminden dolayı kendisine ”Kanuni” denilmiştir. Bütün dünyada ise ‘’Muhteşem Süleyman’’ ya da ‘’Büyük Süleyman’’ olarak tanınmıştır. En uzun süre tahtta kalan padişah olan Kanuni Sultan Süleyman, 46 yıl padişahlık yapmıştır. 13 kez büyük seferlere çıkan padişah, toplamda 10 yıl 1 ayını seferde geçirmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun en çok sefere çıkan ve en uzun süreli sefer gerçekleştiren padişahıdır.
1494 yılında Trabzon’da dünyaya gelen Kanuni Sultan Süleyman, Yavuz Sultan Selim‘in tek oğludur. Annesi ise Hafsa Sultan’dır. İsmini doğduğu vakitlerde Kur’an’da açılan sayfada geçen Hz. Süleyman’dan almıştır. Çocukluk yıllarını babasının sancakbeyi olduğu Trabzon’da geçirmiştir. Trabzon’dayken sütkardeşi Kadı Ömer Efendi’nin oğlu Yahya ile birlikte, Rum kuyumculardan kuyumculuk öğrenmiştir. Döneminde kuyumculuğa önem vermiş hatta kendisi takı tasarımları yapmıştır.
Babası tahta çıktıktan sonra, 1513 yılında taht varisi olarak Manisa’ya sancakbeyi olarak gönderilmiştir. Babasının vefatının ardından 1520 yılında İstanbul’a gelerek tahta geçmiştir. Devraldığında 6 milyon 557 bin kilometre olan Osmanlı toprağını, yaptığı fetihlerle 14 milyon 893 bin kilometreye ulaştırmıştır. 72 yaşında iken at üzerinde savaşacak gücünün olmamasına rağmen, Zigetvar Seferi’ne katılmış ve kuşatma sırasında şehit düşmüştür. Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümü 42 gün sır gibi saklanmıştır. 1566 yılında ölümünden sonra yerine oğlu 2. Selim geçmiştir.
Kanuni Sultan Süleyman’ın Eşleri ve Çocukları
Dört eşi bulunan Kanuni Sultan Süleyman’ın tek resmi nikâhlı eşi Hürrem Sultan’dır. Diğer eşleri ise; Mahidevran Sultan, Gülfem Hatun, Fülane Hatundur. Kanuni Sultan’ın bilinen 11 tane çocuğu vardır. İlk çocuğu Şehzade Mahmut’tur. Fülane Hatun’dan doğan Mahmut geçirdiği bir hastalık sebebiyle doğduğu gün ölmüştür. Diğer çocuğu ise Mahidevran Sultan’dan olan ikinci oğlu Mustafa’dır. Mustafa şehzadeliği döneminde birçok görevlerde bulunmuş, fakat tahta geçmek istediğine dair söylentiler yayılınca babası tarafından idam ettirilmiştir.
Üçüncü çocuğu ise Gülfem Hatun’dan olduğu bilinen Şehzade Murat’tır. Şehzade Murat doğumundan birkaç ay sonra vefat etmiştir. Hürrem Sultan’dan olan ilk çocuğu ise Şehzade Mehmet’tir. Padişahın tek tek kızı olan Mihrimah Sultan, Hürrem Sultan’dan dünyaya gelmiştir. Hürrem’den olduğu düşünülen diğer bir şehzadenin ismi ise Abdullah’tır. Abdullah’ta çok yaşamamış doğumundan birkaç yıl sonra ölmüştür. Hürrem Sultan’dan dünyaya gelen diğer çocuklar ise Cihangir ve Beyazıt tır. Şehzade Beyazıt kardeşi 2. Selim ile girdiği taht mücadelesini kaybetmiş ve İran’a kaçmıştır. Daha sonra babası tarafından boğdurularak öldürtülmüştür. Cihangir ise hastalanarak hayatını kaybetmiştir. Kanuni Sultan’dan sonra tahta geçen oğlu, Sarı Selim olarak da bilinen 2. Selim Hürrem Sultan’ın oğludur.
Kanuni Sultan Süleyman’ın Ölümünün Gizlenme Sebebi
Kanuni Sultan Süleyman tahta geçtikten sonra birçok fetihler gerçekleştirmiştir. Belgrad’ın fethi ile orta Avrupa’nın kapıları Osmanlı’ya açılmıştır. Rodos fethedilerek Akdeniz’de hâkimiyet sağlanmıştır. 60 bin kişilik ordu, 300 top ile Macar ordusuyla savaşılmış ve 2 saat gibi kısa bir sürede büyük zafer kazanılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman’ın son seferi Zigetvar üzerine olmuştur. Sefere çıkmadan önce Eyüp Sultan ve atalarının türbesini ziyaret etmiş türbede fakirlere büyük miktarda sadaka dağıtmıştır. Sefere çıkarken padişah beyaz elbiseleri ile at üzerinde muhteşem bir törenle İstanbul’dan ayrılmıştır. Dönemin tarihçileri, padişahın beyaz sakallı ve beyaz elbiseli halinin nurdan bir minareye benzediğini söylemektedir.
Sefere çıkarken Kanuni’nin yanında başta veziriazam olmak üzere, bütün vezirler, yeniçeri ağası, defterdarlar ve önde gelen bürokratlarda yer almıştır. İlerlemiş yaşına rağmen sefere çıkan padişah, hastalığı sebebiyle at üzerinde duracak gücü yoktur. İlk konaklamadan sonra yola çıkıldığında rahatsızlığı artmış, Sokullu Mehmet Paşa’nın yardımı ile arabaya geçmiştir. Zigetvar Kalesi’ne kadar araba ile giden Kanuni, şehir merkezine gelindiği zaman arabadan inerek şanını ayağı düşürmemek için bütün rahatsızlığına rağmen ata binmiştir.
Zigetvar Kalesi kuşatılmış ve tamamen düşmek üzere iken, 1566 yılında 6 Eylül gecesi Muhteşem Süleyman ölmüştür. Zigetvar kuşatmasının sonuna gelindiği için, askerin moral bozukluğu yaşamaması amacıyla ölümü gizlenmiştir. Padişahın ölümünden haberdar olan en yakınları, durumu bir sır gibi saklamışlardır. Veziriazam Sokullu Mehmet Paşa önderliğinde gerekenler yapılmış; cenazesi yıkanmış, namazı kılınmış, padişahın iç organları çıkarılmış ve yattığı yerin altına gömülmüştür. Bedenin dış kısmı ise çeşitli maddelerle kaplanarak kokması önlenmiş ve tabuta koyulmuştur.
Veziriazam, kalenin bir an önce ele geçirilmesi amacıyla ordu komutanlarına padişahla ilgili olarak ”Çok şükür padişahın sağlığı düzelmek üzeredir. Fakat kalenin fethinin gecikmesinden dolayı huzursuzluk duymaktadır. Padişahın emri Zigetvarın bugün fethedilmesidir” şeklinde emir göndermiştir. Emirle beraber son hücum hazırlıkları da yapılmış, Zigetvar Kalesi ele geçirilmiştir.
Veziriazam kalenin fethinden sonra, Kütahya sancakbeyi olan tahtın varisi Şehzade Selim’e babasının öldüğünü bildiren bir mektup göndermiş ve ordunun başına çağırmıştır. Şehzade Selim gelene kadar padişahın ölümü gizlenmeye devam edilmiş, veziriazam tarafından günlük rutin işler devam ettirilmiştir. Başarı gösterenlere hilat giydirilmiş, tayinler yapılmış, ölen askerler defterlere kaydedilmiştir.
Zamanla padişahın hiç gözükmemesi sebebiyle, ordu içerisinde dedikodular yayılmıştır. Çeşitli numaralarla gizlenen 22 günden sonra, ordu padişahın gelip bahşiş vermesi istemiştir. Bunun üzerine Kanuni’nin divan toplantısı yapacağı haberi askerlere duyurulmuştur. Divan toplantısında, askerlere padişahın hayatta olduğuna inandırılması gerektiği kararı verilmiştir. Bu sebeple yeniçerilere hitaben padişahın ağzından ”Berhudar olup yüzleri ak olsun, kazaları mübarek olsun. Yoldaşlığı tamam edip kaleyi iyi duruma getirsinler. Bütün bahşiş ve zamları verilsin” şeklinde ferman okunmuştur.
Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümü 42 gün saklandıktan sonra dönüş yoluna geçilmiştir. Kanuni’ye benzediği için Hasan Ağa onun giysilerini giymiş, arabanın içinden eliyle orduyu selamlamıştır. İstanbul’a yaklaşıldığı vakit Kur’an-ı Kerim okunmaya başlanmış, durumu anlayan askerler oldukça üzülmüştür. Kanuni Sultan Süleyman’ın gerçek defin töreni neredeyse 50 gün sonra gerçekleştirilmiştir.

