Yatağan Mavi Göl, diğer adıyla Küldağı Gölü, göz alıcı turkuaz rengiyle görenleri büyüleyen bir güzelliğe sahip. Ancak, bu büyüleyici rengin ardında ciddi bir tehlike yatıyor. Muğla’nın Yatağan ilçesinde yer alan Mavi Göl, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelmiş durumda. Eşsiz rengi ile doğa fotoğrafçıları ve manzara severlerin ilgi odağı.
Yatağan’ın Kapubağ Köyü‘nde bulunan bu göle ulaşmak için köyü geçip arkasındaki dağa tırmanmanız gerekiyor. Yol biraz engebeli ve topraklı olmasına rağmen, göle rahatlıkla ulaşmak mümkün. Farklı saatlerde, bazen yeşil ve mavi tonlara bürünen kül gölü, sağlık riski taşıdığı için vatandaşların göl kenarına yaklaşmaması için çevresi tel örgülerle kapatılmıştır.
Mavi Gölün Tehlikeli Olmasının Nedeni
Yatağan Mavi Göl, Yatağan’da 35 yıldır faaliyet gösteren termik santralin kömürlerinin kül halindeki atıklarının bir kilometre uzaklıktaki Kapubağ Mahallesi‘nin kırsalına dökülmesiyle meydana gelmiştir. Burada yıllar boyunca yağmur sularının birikmesi sonucu oluşmuş bir yapıdır. Ancak, içerisindeki kimyasallar nedeniyle tehlike arz eden bu gölette yüzmek kesinlikle yasaklanmıştır.
Mavi Gölün manzarası, tropik Maldivler’den veya Gökova Körfezi’nden farklı; görsel olarak cazip olmasına rağmen içerisindeki tehlike ortaya çıkıyor. Gölün dip kısmına, baca temizliğinde kullanılan zehirli sıvılar borularla basılarak asit göletleri oluşturulmuş. Bu nedenle, suya temas etmek hayati risk taşıyor; hatta buradan içilen su nedeniyle hayvanlar anında ölebiliyor. Bu güzellik adeta bir tuzak gibi, insanı kendine çekiyor ancak aslında ölümcül bir tehlike barındırıyor.
1993 yılında, kömürün yanması sonucu ortaya çıkan kül ve cürufun depolanması amacıyla kül depolama sahası faaliyete geçirildi. Bu saha, santralın yakınında bulunması ve zemininin geçirimsiz özellikler taşıması nedeniyle kül depolama için uygun bir alan olarak seçildi. Zamanla, kül depolama sahasında suyla karıştırılarak serpilen külün etkisiyle güney kısmında bir gölet oluştu.
Birkaç yıl öncesine kadar göle doğrudan ulaşmak mümkündü ve etrafında “göle girmek yasaktır” uyarı levhaları bulunuyordu. Ancak son yıllarda gölün çevresi tamamen koruma altına alınarak tellerle çevrildi.

