Aztekler; 13. ve 16. yüzyıllar arasında yaşamış, tarihe önemli etkiler etmiş ve kurulduğu bölgede birçok gelişme göstermiş olan önemli bir medeniyettir. Azteklerin kuruldukları coğrafyada birçok konuya öncülük etmiş oldukları bilinmektedir. Azteklerin kurulduğu bölge günümüzde Meksika’da bulunan Mexico City olarak bilinmektedir. Meksika vatandaşları Aztekleri ataları olarak görmektedir. Aztekler hakkında yapılan araştırmalar sonucu birçok bilgilere ulaşılmış olsa da kökenleri tam olarak bilinmemektedir. “Aztlan” adlı efsanevi bir ülkeden geldikleri düşünülmektedir.
Texcocco Gölü’nün hemen ortasına kurulan medeniyetin başkenti Tenochtitlan isimli şehirdir. Günümüzde bu şehir Mexico City’nin yaklaşık 50 km yukarısında yer alan büyük bir antik kenttir. Kentin kurulduğu alanda bulunan göl kuruduğu için şuan bulunmamaktadır. Antik kentte bulunan muhteşem yapılar, piramit ve saraylar günümüzde hala gizemini korumaya devam etmektedir. Kentte en dikkat çekici yapılar arasında Güneş piramidi, Ay piramidi, Tüylü Yılan Tapınağı ve Quetzalpapalotl Sarayı bulunmaktadır. Güneş piramidi, Mısır’daki Keops ve Mexico City’nin güneyinde bulunan Cholula piramitlerinden sonra dünyanın en büyük üçüncü piramididir.

Aztek Medeniyetinin Özellikleri
Azteklerin Kristof Kolomb öncesi Orta Amerika’da göçebe bir kabile olarak ortaya çıktıkları düşünülmektedir. Aztekler yaşadığı dönemde, Amerika’nın en büyük İmparatorluğu olmuştur. Meksika platosunda avcılık ve toplayıcılık yaparak hayatlarını sürdüren bir kabiledir. Azteklerin en çok bilinen özelliklerinden biri son derece vahşi bir şekilde yapılan kurban ayinleridir. Kurban edecekleri kişileri öldürdükten sonra derilerini yüzerler ve bunun kutsal olduğuna inanırlardı. Ne kadar çok insan kurban ederlerse medeniyetin o kadar çok gelişeceğine inanılırdı.

Bataklık bir bölgede kurulmuşlar, bataklığı kurutarak arazilerinde fasulye, kabak, domates, mısır gibi tarım ürünleri yetiştirmişlerdir. El sanatlarında ilerleme göstermişler, ayrıca pamuklu bezden yapılmış elbise kullanmışlardır. Ürettikleri ürünlerin satışını yaparak kısa süre içinde büyümüşlerdir. Çok tanrılı dine inanmışlar ve yönetici olarak askerlerden krallar seçmişlerdir. Savaşçı bir toplum olarak yaşamışlar ve savaşta başarı gösteren kişilerin statüsünü yükseltmişlerdir.

Aztek Uygarlığının Yıkılışı ve Halkın Yok Oluşu
İnşa ettikleri muhteşem şehirler ve piramitler sebebiyle herkesi kendine hayran bırakan Aztekler, 1428 – 1521 yılları arasında hüküm sürmüştür. Uygarlık, İspanyol Kral Herman Cortes’in ülkeyi işgal etmesi ile yıkılmaya başlamıştır. Aztekler, İspanyollara karşı sayıca üstün olmasına rağmen, yetersiz silahlar sebebiyle başarı sağlayamamıştır. Aynı zamanda işgalle beraber ülkede birçok virüs ve salgın hastalık ortaya çıkmıştır. Kabakulak, kızamık, çiçek hastalığı gibi bulaşıcı hastalıklar sebebiyle milyonlarca Aztek vatandaşı hayatını kaybetmiştir. Cortes ve askerleri şehir merkezi olan Tenochtitlan’ı yerle bir etmiştir. Yaklaşık 2 yıl süren işgal sonrası, 1521 tarihinde Aztek uygarlığı yıkılmıştır. Aztek medeniyetinin üzerine Mexico City inşa edilmiştir. Bu tarihten sonra da Amerika, Avrupa’nın yeni merkezi haline gelmiştir.

Bilim insanlarına göre milyonlarca Azteklinin tamamen yok olmasının sebebi salgın hastalıklardır. Arkeolojik çalışmalarda bulunan kemikler üzerinde DNA analizleri yapılmış, tifo benzeri yüksek ateşe yol açan salgın hastalığın yaşandığı ortaya çıkmıştır. Tarihçilere göre yaşanan bu salgın hastalıkları, Aztek topraklarına gelen sömürgeciler Avrupa’dan getirmiştir. Avrupalılar bu hastalıklara karşı bağışıklık sistemi gelişmiş olduğu için direnebilmişlerdir. Fakat Aztekler bu hastalıkla ilk defa karşılaştıkları için bağışıklıkları yetersiz kalmış, nasıl önlem alacaklarını bilemeyerek kısa bir süre içinde tarih sahnesinden silinmişlerdir.

Aztekler Hakkında Şaşırtıcı Bilgiler
– Aztek ismi Avrupalılar tarafından onlara verilen bir isimdir. Aztekler kendilerini ‘’Meksikalı’’ olarak adlandırmaktadır.
– Azteklerde mezarlık kültürü bulunmamakta, ölülerini genellikle evlerin altına gömmektedirler.
– Diğer hayatta kendilerine yol göstersin diye, köpekleri de ölen sahipleri ile birlikte gömmüşlerdir.
– Gelir kaynağı olarak kendilerini ya da çocuklarını köle olarak satmışlardır.
– Kölelik sözleşmeli olarak yapılmaktadır. Sözleşme bittiği zaman kişiler özgür olabilmektedir.
– Şehirde gelişmiş bir temizlik sistemi bulunmakta, şehri temizleyen temizlik işçileri görev almaktadır.
– Aztek şehri ilk keşfedildiği zaman Avrupa’da bulunan birçok kentten daha büyüktür.
– Aztekler tekerleği icat etmemiş, demir ve çelik kullanmamıştır.
– Çocuklar için eğitimin zorunlu olduğu ilk uygarlık Azteklerdir.
– Azteklerde konuşulan dil, hiyeroglif gibi resimlerden oluşmaktadır,

– Kullandıkları dili kurban edilen insan isimlerinden, ödenen vergilere kadar birçok şeyi kayıt altına almak için kullanmışlardır.
– Kurban ayinlerinin bir oyun sonrası yapıldığı düşünülmektedir. Yapılan kazı çalışmalarında oyun sahaları civarında çok sayıda oyuncuya ait olduğu düşünülen iskelet bulunmuştur.
– Azteklerde kurban vermek onurlu bir davranış sayılmıştır. Bu sebeple kişiler gönüllü olarak kurban edilmeyi kabul etmektedir. Dolayısıyla oyun sonrası kurban edilen kişilerin, kazanan kişiler mi yoksa kaybedenler mi olduğu konusu tam olarak bilinmemektedir.
– Azteklerde yamyamlık vardır. Kurban edilen kişilerin etlerini üst düzey kişilere takdim etmişlerdir.
– Avrupalıları çikolata ile ilk tanıştıran uygarlığın Aztekler olduğu bilinmektedir. Öyle ki çikolata adı Aztek dilindeki ‘chocolatl’ kelimesinden gelmektedir.
– İspanyollarla yapılan savaşta 250 bin kişinin öldüğü düşünülmektedir.

