Hannibal Barca; MÖ. 247 yılında Kartaca’da dünyaya gelen politikacı ve generaldir. Tüm zamanların en büyük askeri dehası olarak bilinmektedir. Çağının en büyük generallerinden biri olarak kabul edilen Barca, “Stratejinin Babası” olarak nitelendirilmektedir. Mustafa Kemal Atatürk’ün de hayranlık duyduğu ve araştırdığı dünyaca ünlü komutanın, Gebze’de TÜBİTAK arazisi içinde anıtı bulunmaktadır.
Gebze’de Hannibal Tepe’ye 1981 yılında yapılan Hannibal Anıtı, 900 metrekarelik alanı kapsayan 5 ayrı bölüm halindedir. Hannibal’ın yaşam öyküsü; 5 ayrı mermer kitabede, 5 ayrı dilde yazılmıştır. 25 ton ağırlığındaki Anıt, Hereke’den getirilen puding taşından yapılmıştır. Anıtın ortasında Hannibal’ın portresi yer almaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk 1934 yılında Hannibal’ın Gebze’deki mezarının bulunmasını ve üzerine bir anıt dikilmesini istemiştir. Hannibal’ın mezarının yeri belirlenememiş, fakat Atatürk’ün bu isteği, doğumunun 100. yıldönümü olan 1981 yılında gerçekleştirilmiştir.

Hannibal Barca’nın Alp Dağlarını Geçmesi
MÖ. 247 ve 183 yılları arasında yaşayan Hannibal Barca, I. Pön Savaşı’nın ünlü kahramanı Hamilcar Barca’ın oğludur. Küçük yaşlardan itibaren babasıyla birlikte savaşlara katılmış ve babasının son isteğiyle Roma’ya karşı her zaman kin duyacağına dair yemin etmiştir. II. Pön Savaşı’ndaki başarılarıyla Tanınan hannibal Barca, Roma’nın en büyük düşmanı olarak bilinmektedir. Romalıların birçok önemli savaşta yenmiş olan Barca, içinde fillerinde bulunduğu ordusuyla İber Yarımadası, Pireneler ve Alp Dağları üzerinden kuzey İtalya’ya girmiştir.
Hannibal Barca’nın ordusu ile beraber Alp Dağlarını geçtikleri yolculuk, efsanelere konu olmuştur. Buzlarla kaplı dar geçitlerden geçen Hannibal ve ordusu açlık, hastalık ve soğukla mücadele etmiştir. Zorluklar sebebiyle Hannibal yerel kabilelerden destek almış, fakat bu kabileler kılıçlarını Hannibal’a çevirerek birçok farklı pusular kurmuştur. Birçok zorlukla mücadele eden Barca, yiyecek kaynakları azaldığında bile askerleri ile beraber aç kalmayı tercih etmiştir. Bu sebeple farklı kökenlerden gelen askerleri, tüm varlıkları ile komutanlarına güvenmiştir.

50 bin askerin ve 37 filin bulunduğu ordunun, Antik çağdaki koşullarda yaptığı bu yolculuk büyük bir başarı olarak kabul edilmektedir. Ordusuyla kuzeye yürüyen Hannibal, Pirene Dağları’nı, Keltiber kabileleri ile savaşarak geçmiş ve Rhône Vadisi’ne ulaşmıştır. Hannibal’ın bölgedeki zorlukları, Romalıları ve müttefiklerini atlatmak için ”Ya yeni bir yol bulacağız, ya yeni bir yol yapacağız” sözü tarihe geçmiştir.
Hannibal, Pireneler ve Alp Dağlarını geçerken zorlu ve ağır kış koşulları sebebiyle, ordusunun bir kısmını kaybetmiştir. Kalan ordusu ile beraber Po ovasına ilerlemiş, bu dönemde Keltler’in 14 bin savaşçısı da ordusuna katılmıştır. Hannibal Barca, MÖ. 221 yılında Kartaca’nın İspanya ordusunun komutanı olmuştur. MÖ. 219 yılına kadarda Ebro’nun batısındaki topluluklar üzerine hâkimiyet kurmuştur. İspanya’daki konumunu sağlamlaştıran Hannibal Barca, MÖ. 219 yılında Roma’nın müttefiki olan Saguntum şehrini ele geçirmiştir. Bunun üzerine Roma savaş ilan etmiş ve II. Pön Savaşı başlamıştır.

Tarihin En Büyük Savaşlarından Biri Olan II. Pön Savaşı
Hanibal Savaşı ya da Kartaca Savaşı olarak da bilinen II. Pön Savaşı; Roma ve Kartaca devletleri arasında 17 yıl süren büyük bir savaştır. Doğu ve batı Akdeniz’de meydana gelmiş Numidyalı, Berberi kabilelerinin ve diğer Avrupa uluslarının da katılımıyla geniş çapta bölgeyi etkilemiştir.
Kartaca ordusu, Romalılarla ilk muharebesi olan Trebia Muharebesinde Roma’yı ağır bir yenilgiye uğratmıştır. Trasimene olarak da bilinen bu savaşta, 29 bin Romalı ve 5 bin Kartacalı ölmüştür. Bu savaşla Hannibal, askeri dehasını Avrupalı milletlere kanıtlamıştır. Hannibal, yapılan savaşta karşı tarafın tüm hamlelerini önceden tahmin ederek büyük savaş taktikleri uygulamıştır.
Kazanılan zaferden sonra Galyalı ve Kelt kabilelerinden büyük bir kısım Hannibal’ın yanında yer almış ve ordu İtalya içlerine doğru ilerlemeye devam etmiştir. Savaş boyunca kullanılan taktikler, insanlığı yeni bir savaş tekniği ile tanıştırmıştır. İmha Savaşı denilen bu taktikler; büyük birlikleri pusuya düşürerek katletme metodu olarak, birçok savaşta fazlasıyla uygulanmıştır.

Hannibal Barca’nın Sürgün Edilmesi ve Ölümü
Yaşanan savaşlardan bir süre sonra, Roma ordusu toparlanmış ve kuşatma gemileri ile kaybettiği şehirleri geri almıştır. İberya Yarımadısı’ndaki Roma birlikleri, Yeni Kartaca şehrini ele geçirmiş ve tüm İber Yarımadası, Roma devletinin kontrolüne geçmiştir. Yaşanan savaşların son muharebesi olan Zama Muharebesi ile Kartaca, ağır şartlar içeren bir barış Antlaşması imzalamak zorunda kalmıştır.
Hannibal kendisine karşı yükselen muhalefet sebebiyle, gönüllü olarak sürgüne gitmeyi kabul etmiştir. İlk olarak Selevkos İmparatorluğu gitmiş, daha sonra Ermenistan ve Bitinya’ya giderek buradaki saraylarda askeri danışmanlık yapmıştır.
Anadolu’da bulunan Bursa şehri, birçok kaynakta Hannibal’ın tavsiyesi ile kurulduğu söylenmektedir. Bitinya (Bursa) Kralı Prusias’ın yanında iken, kendisine bugünkü Bursa’nın olduğu yerde bir şehir kurmasını öğütlemiştir. Hatta şehirdeki ilk içme suyu şebekesinin Hannibal tarafından kurulduğu düşünülmektedir.
Birçok askeri Zafer kazanan Hannibal, Romalılara karşı yeni bir savaş başlatmak amacıyla Bitinya Kralından yardım almaya çalışmış fakat başarılı olamamıştır. Bitinya Kralının kendisini Romalılara teslim edeceğini öğrenmesi üzerine, MÖ. 183 yılında yüzüğündeki zehri içerek intihar etmiştir.
Hannibal’ın ölüm şekli ve yeri hakkında çelişkili bilgiler olmasına rağmen, birçok kaynakta son günlerini geçirdiği ve öldüğü yerin Bitinya’da ki küçük bir yerleşim yeri olan Libyssa’nın Dakibyza (Gebze) olduğu anlatılmaktadır. Bu sebeple Gebze’de Hannibal anısına düzenlenmiş bir anıt bulunmaktadır.

