Malvaceae familyasının Adansonia türü olan Baobab ağacı, Afrika ve Asya tropikal bölgelerinde yetişmektedir. Afrika’da kutsal kabul edilen ağaç, özünden içenlerin ömrünün uzadığına inanılmaktadır. Yaklaşık 3 bin yıl yaşayan ve devasa boyutlara ulaşan Baobab ağacı ‘’Hayat Ağacı’’ olarak da bilinmektedir. Garip görünümü ile dikkat çeken ağaç yaklaşık 120 ton suyu depolayacak kadar devasa bir gövdeye sahiptir.
Baobab ağacı Afrika ve Madagaskar’da, ciddi kuraklığın hâkim olduğu bazı bölgelerinde de yetişmektedir. Yılın belli ve kısa dönemlerinde yağış alan bu bölgelerde yetişen ağaçlar, yağmuru en etkili biçimde değerlendirmektedir. Az miktarda yağan yağmurları su deposu gibi olan gövdesinde depolamaktadır. Böylece yıl boyunca gerekli olan suyu buradan temin etmektedir.

Ölümsüzlüğü arayan Mısır Firavunlarının mezarlarının da ağacın meyvesinin bulunması, ömrü uzattığına olan inancı pekiştirmektedir. Garip görünümü sebebiyle bazı Afrika yerlileri, ağaçların tanrıları kızdırdığı için cezalandırıldığı, bu sebeple de kökleri havada asılı kalacak şekilde baş aşağı yaratıldığına inanmaktadır. Başka bir inanışa göre de, tanrı önce Baobab ağacını yaratmış, ağacın ihtişamını ve güzelliğini kıskanan şeytan da ağacı ters çevirmiştir.
Baobab Ağacının Özellikleri
Afrika’ya hayat veren Baobab ağacı, halk tarafından hem geçim kaynağı, hem ilaç yapımı, hem de barınma maksadıyla kullanılmaktadır. Ağaç normalden kalın bir gövdeye, gövdesine oranla ufacık dallara ve yapraklara sahiptir. 8 adet farklı türü olduğu bilinen ağacın boyu 18 metreye, gövdesi 30 metreye ve çapı 9 metreye kadar ulaşmaktadır. Yılın 8 ayını yapraksız geçiren ağaç, yapraklarını döken bir ağaç türüdür. Gövdesi süngerimsi ve yumuşak bir dokuya sahiptir.

3 bin yıl yaşayan ağaç, herhangi bir kaza sonucu zarara uğradığında kendi kendini iyileştirme gücüne sahiptir. Bu sebeple çok uzun yıllar yaşamaktadır. Silindirik bir gövde üzerinde köke benzeyen dalları, baş aşağı büyümektedir. Dallar Ekim ve Aralık aylarında 2,5 santim büyüklüğünde tatlımsı kokusu olan çiçekler açmaktadır. Gündüz açan çiçekler, gecesinde kahverengimsi bir renge dönerek tohum oluşturmaktadır.
Baobab ağacı portakal büyüklüğünde etli ve ekşi bir meyveye sahiptir. Yerel halk ağacın meyvesine ‘’Maymun ekmeği’’ ismini vermiştir. Dalları aşağıya doğru sarktığı için kubbemsi görüntü ortaya çıkmaktadır. Baobab ağacı 32 Afrika ülkesinde ve Avustralya’da yetişmektedir. Afrika’da en fazla görüldüğü yerler Senegal ve Madagaskar olarak bilinmektedir.

Baobab Ağacının Faydaları
Baobab ağacı yetiştiği yerlerde, tedavi edici etkisi sebebiyle birçok alanda kullanılmaktadır. Ağacın yaprakları ilk çıktığı taze zamanında sebze olarak tüketilmektedir. Gövdesi su deposu olan ağaç susuzluğu gidermek amacıyla kullanılmaktadır. Ekşimsi meyveleri, üzerine şeker dökülerek yenilebilmektedir.
Ağacın odunları kâğıt yapımında kullanılırken, kabuklarında bulunan lifler güçlü halatların yapımında kullanılmaktadır. Gövde kabukları 10 cm kalınlığında olması sebebiyle yapılan kâğıtlar fazla miktarlara ulaşmaktadır. Yaprak ve kabuklarından ateş düşürücü tedavilerde kullanılan Adasonina isimli bir madde elde edilmektedir. Meyvelerinin içinde sert ve siyah renk tohumu saran kuru bir toz bulunmaktadır. Bu tozdan içecek yapılarak ağrı kesici tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır.

Ağacın meyvelerinden Baobab yağı elde edilmektedir. Elde edilen yağ A, C, D, E, F vitaminleri ve karoten bakımından zengindir. Bu sebeple yağ saça ve cilde oldukça faydalıdır. Cilt bakımında ve nemlendirilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda Baobab yağı, hücrelerin yenilenmesinde etkili olduğu için yaşlanma karşıtı olarak da kullanılmaktadır.
Baobab ağacı, tropikal alanda yetişen bir bitki türü olması sebebiyle Türkiye’de yetiştirilmesi mümkün değildir. Uzun ömürlü bir ağaç olduğu için dikildikten sonra büyümesi yıllar almaktadır. Dikildikten sonra çok uzun bir zaman fide haliyle kalmaktadır. Koruma altında olan ağaç, Afrika halkı tarafından kontrollü ve denetimli bir şekilde üretimi yapılmaktadır.

