ABD ve İngiltere, Yemen’de Husi milislerine karşı ortak bir askeri operasyon başlattı. Yemen’deki yerel kaynaklar, gece saatlerinde Sana, Hudeyde ve Taiz kentlerinde belirli bölgelerin vurulduğunu rapor etti. Husi milislerine yönelik saldırılar, hem havadan hem de denizden gerçekleştirildi. En az 12 Husi hedefi, savaş uçakları ve Tomahawk füzeleri kullanılarak vuruldu. Saldırılar, uçaklar, gemiler ve denizaltılar aracılığıyla koordineli bir şekilde icra edildi.
ABD Başkanı Joe Biden ve İngiltere Başbakanı Rishi Sunak da Yemen’deki hava saldırılarıyla ilgili ilk açıklamalarını yaptı. Saldırı kararı, Yemen’deki İran destekli Husiler’in, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşı ticari gemilere yönelik eylemler gerçekleştirmesinin ardından alındı. İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın acil kabine toplantısı düzenlemesinin ardından, ABD ve İngiltere’nin ortak bir şekilde hareket etme kararı alındı.
ABD’li yetkililere dayanarak yapılan açıklamada, saldırıların uçaklar, gemiler ve denizaltılar kullanılarak gerçekleştirildiği belirtildi. Yemen’deki yerel kaynaklardan gelen bilgilere göre, ABD ve İngiliz savaş uçakları, gece saatlerinde Yemen’in Sana, Hudeyde ve Taiz kentlerinde bazı noktalara hava saldırıları düzenledi.
Bu askeri operasyona destek veren ülkeler arasında Avustralya, Bahreyn, Kanada ve Hollanda‘nın olduğu açıklandı.

Husilerlerden Saldırılara Cevap Verilecek Açıklaması
Yemen’deki Husiler, son gelişmelerle ilgili bir açıklama yaparak, ülkelerine yönelik ABD saldırılarına karşı cevap verileceğini vurguladı. Dün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde alınan karar tasarısının ardından Husiler, Kızıldeniz’deki saldırıların derhal sona erdirilmesi çağrısında bulunulmuştu. Karar tasarısı, 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nde 11 “evet” oyuyla kabul edilmişti, 4 üye çekimser kalmıştı.
Yemen’deki Husiler, özellikle İsrail’in Gazze’ye saldırılarına karşılık olarak ticari gemilere yönelik eylemlerde bulunmalarının ardından, birçok gemicilik şirketinin Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı aldığını hatırlattılar. Pentagon’un, 6 Aralık’ta Husi güçlerinin Kızıldeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırılarına karşı uluslararası “Deniz Görev Gücü” kurulması için görüşmeler yaptığını belirtmesi ve 18 Aralık’ta “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu bir misyonun oluşturulduğunu duyurması, bölgedeki gerginliği artırmıştı.
Bu olaylar sonucunda, Kızıldeniz’deki ticarette ciddi bir azalma yaşandı ve gemi trafiği aralık ayında yüzde 20 oranında azaldı. Bu durum, bölgedeki ekonomik etkileşimleri olumsuz yönde etkilemiş durumda.

ABD Başkanı Biden’dan Açıklama
ABD Başkanı Biden, Husilerin Kızıldeniz’deki saldırılarına misilleme olarak ABD ordusu güçlerinin İngiltere ile işbirliği yaparak, Avustralya, Bahreyn, Kanada ve Hollanda’nın da destek verdiği bir hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. Biden, yazılı bir açıklamada, talimatıyla gerçekleşen bu saldırının, Husilerin Kızıldeniz’deki eylemlerine doğrudan bir cevap olduğunu belirtti. Özellikle 9 Ocak’ta Husilerin Amerikan gemilerini hedef aldığı saldırılara uluslararası bir koalisyonla yanıt verdiklerini ifade etti.
Biden, Husilere karşı hem bölgede ABD liderliğinde oluşturulan deniz gücüne hem de uluslararası toplumun bu konudaki tutumuna vurgu yaparak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde alınan kararın Husilerin saldırılarına son verme çağrısı yaptığını hatırlattı. ABD Başkanı, Yemen’deki saldırıların dünyanın kritik ticari rotalarından birinde seyrüsefer özgürlüğünün tehlikeye atılmasını ve Amerikan personelinin hedef alınmasını tolere etmeyeceklerinin açık bir mesajı olduğunu belirtti. Ayrıca, gerekirse ileri tedbirleri almakta tereddüt etmeyeceklerini vurguladı.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’tan Açıklama
ABD ve İngiltere’nin gerçekleştirdiği hava saldırısında en az 12 Husi hedefi vuruldu. Saldırılarda savaş uçakları ve Tomahawk füzeleri kullanıldı. İngiltere Başbakanı Rishi Sunak da Husilerin Kızıldeniz’deki eylemlerine karşı yapılan saldırıları destekleyerek, Husilerin ticari gemiciliği tehdit eden saldırılarına karşı serbest ticaret ve seyahat özgürlüğünü savunacaklarını belirtti. Sunak, Husilerin eylemlerini pervasız olarak nitelendirerek, bu saldırıların denizde hayatları riske attığını ve Yemen’deki insani krizi daha da kötüleştirdiğini ifade etti.
Başbakan Sunak, Husilerin Kızıldeniz’de İngiltere ve ABD savaş gemilerine yönelik saldırılarını hatırlatarak, uluslararası toplumun defalarca uyarılara rağmen bu saldırıların devam ettiğini belirtti. Sunak, bu durumu kabul edilemez olarak değerlendirdi ve İngiltere’nin her zaman seyrüsefer özgürlüğü ile ticaretin serbest akışını savunacağını vurguladı. Bu bağlamda, ABD ile işbirliği yaparak Hollanda, Kanada ve Bahreyn’in operasyonel olmayan desteğiyle, Husi askeri kabiliyetlerini zayıflatmak ve küresel deniz taşımacılığını korumak amacıyla sınırlı, gerekli ve orantılı bir eylemde bulunduklarını savundu.
Sunak, Kraliyet Donanması’nın, Husilerin saldırganlığını caydırmak üzere çok uluslu Refah Muhafızı Operasyonu kapsamında Kızıldeniz’de devriye görevine devam ettiğini ve Husilere, saldırılarını durdurmaları ve gerilimi azaltacak adımlar atmaları çağrısında bulunduklarını belirtti. Bu açıklama, İngiltere’nin meşru müdafaa çerçevesinde hareket ettiğini ve saldırılarla bağlantılı hedeflere karşı uygulanan eylemin, uluslararası normlara uygun olduğunu vurgulamaktadır.
