Ali Dağı Yer Altı Şehri; Kayseri ili, Talas ilçesi sınırlarında, Ali Dağı’na doğru yükselen yamacında bulunmaktadır. Şehrin tarihi MS 3. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Bu tarihten itibaren kullanılan ve geniş bir alanı kaplayan Sarnıç Yer Altı Şehri, 2010 yılında ziyarete açılmıştır. Ziyaretçiler, bu tarihi ve etkileyici yer altı şehrini keşfederek, geçmişe tanıklık etme fırsatı bulmaktadır.
Ali Dağı Yer Altı Şehri, bölgedeki tek sarnıçlı yer altı şehri olmasıyla önemli bir konuma sahiptir. Bu özelliği sayesinde dikkat çeker ve her yıl birçok kişi tarafından ziyaret edilir. Şehirdeki sarnıç, Bizans Dönemi’ne, yaklaşık 1300 yıl öncesine kadar uzandığı söylenmektedir. Bu da Ali Dağı Yer Altı Şehri’nin tarihi ve kültürel değerini artıran bir unsurdur. Ziyaretçiler, bu tarihi yapıyı keşfederek, Bizans Dönemi’ne ait izleri yakından görebilir ve geçmişin atmosferini deneyimleyebilir.

Ali Dağı Yer Altı Şehri’ni Ziyaret
Ali Dağı Sarnıçlı Yeraltı Şehri, Kayseri’nin Talas ilçesine bağlı Yukarı Mahalle’de konumlanmıştır. Şehir merkezine yaklaşık 10 km uzaklıktadır. Yeraltı Şehri’ne bireysel aracınızla ulaşmak oldukça kolaydır. Tabelaların yardımıyla Ali Dağı yolunda Komando Caddesi üzerinde bulunan yeraltı şehrine ulaşabilirsiniz. Ayrıca, zaman zaman düzenlenen turlar aracılığıyla da bu tarihi mekâna gidebilirsiniz.
Ali Dağı Sarnıçlı Yeraltı Şehri, Pazartesi hariç haftanın her günü 08.30 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Yer altı şehri, yapılan ölçümler sonucunda toplamda 528 metre uzunluğunda galeri ve yapıya sahiptir. Ancak, bilinen diğer yer altı şehirleriyle karşılaştırıldığında, Ali Dağı Yer Altı Şehri “Yeraltı Şehri” olarak tam anlamıyla nitelendirilemez.
Ali Dağı Yer Altı Şehri’nin konumu için TIKLAYINIZ

Ali Dağı Yer Altı Şehri’nin Özellikleri
Yeraltı şehrinin giriş galerisinin önünde yer alan taş kapının, galeriyi kapatma ve arkasındaki bölümü savunma amacıyla kullanıldığı düşünülmektedir. Ancak, bu galerinin devamında sadece büyük bir salon bulunmakta ve salondan sonra 180 metre uzunluğunda bir tünele ulaşılmaktadır. Bu tünelin sonunda ise devasa bir sarnıç yer almaktadır. Sarnıca ulaşmak için kazılan uzun tünelin ortasında ise güneybatıya doğru uzanan dairesel tünel, tamamlanmadan terk edilmiştir.

Yeraltı şehrinin bugünkü çıkışının kuzeyinde üç küçük oda bulunmaktadır. Bu odaların ilk inşa edildiği dönemde depo, mutfak ve kilise olarak kullanıldığı bilinmektedir. Ancak daha sonraki yüzyıllarda bu odalar dışarıya açılan pencerelerle güvercinlik olarak kullanılmıştır. Yani, bu odalar savunma amaçlı bir yapı olarak değil, başka bir işlev için kullanılmıştır. Yer altı şehrinde, savunma durumunda kullanılabilecek bir oda benzeri yapı bulunmamaktadır.
Öte yandan, girişin doğusuna doğru devam eden ve turizme kapalı olan kısımlarda tıkalı bir galeri bulunmamaktadır. Bu bölgede, muhtemelen tehdidin ortadan kalkması nedeniyle, belirli bir noktadan sonra tünellerin daha fazla kazılmadan terk edildiği görülmektedir. Aynı durum, Ötedere Vadisi’ndeki diğer yeraltı şehirlerinde de gözlemlenmiştir. Bu da gösteriyor ki yer altı şehri, bazı bölgelerde belirli bir noktada kullanımdan çıkarılmış ve daha fazla genişletilmemiştir.

Medeniyetleri Buluşturan Mistik İlçe Talas
Talas, günümüzde Kayseri’nin merkez ilçesi konumunda olup binlerce yıldır çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış önemli bir kenttir. Anadolu medeniyetleri, Rumlar, Türkler, Ermeniler ve daha birçok medeniyet, tarih boyunca Talas’ta yaşamıştır. Talas, Anadolu’nun en eski bağcılık ve şarap üretim bölgelerinden biri olarak bilinir, ancak bu geleneği günümüze kadar sürdürememiştir. Birinci Dünya Savaşı sonrasında çok kültürlü yapısını kaybetmiş olsa da, Talas’ta hala her medeniyete ait izler bulunmaktadır. Taş işçiliğinin en güzel örneklerini görebileceğiniz Talas, keşfetmek için harika bir fırsattır.

Talas, antik dönemlerden itibaren İpekyolu ve Anadolu ticaretinin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Osmanlı Devleti döneminde ise Şah İsmail’in baskılarından kaçan Ermenilerin bölgeye gelmesiyle birlikte Talas, çok kültürlü bir yaşama sahne olmuştur. Şehrin yukarı kısmında Rum ve Ermeni nüfus yaşarken, daha engebeli olan aşağı kısımlarda ise Türkler yaşamıştır. Hristiyanlar geniş düzlüklerde bağ ve şarap işiyle uğraşmış ve bu nedenle bölgede pek çok sanatsal taş ev bulunmaktadır. Avrupa’dan bölgeyi ziyaret eden gezginler, Talas’ı Kapadokya bölgesinin Versailles’i gibi tanımlamışlardır. Tarihî taş evler ve yapılar günümüze kadar birçok örneğiyle ulaşmıştır ve Talas’ı ziyaret ettiğinizde bu güzellikleri görebilirsiniz.

Talas, günümüzde tarihi ve kültürel dokusunun yanı sıra canlı bir yaşama da sahip olan bir şehirdir. Özellikle Erciyes Üniversitesi’nin kurulmasıyla birlikte, şehre ülkenin dört bir yanından öğrenci ve memurlar yerleşmiştir. Gündüzleri daha sakin bir atmosfere sahip olan Talas, akşamları öğrencilerin hareketliliğiyle birlikte canlanır. Ali Dağı’nın etkileyici görüntüsü, şehre ayrı bir güzellik katar. Dar sokaklarıyla ünlü Talas’ta, her yöne baktığınızda tarihi yapılarla karşılaşmanız mümkündür. Şehirde Hristiyanlık inancına ait 8 kilise, bir Amerikan koleji ve bir papaz okulu gibi önemli yapılar bulunması, şehrin tarihine ve kültürel zenginliğine tanıklık etmenizi sağlar.

Merhaba giriş için müzekart geçerli mi acaba