Mardin’in tarihi ve kültürel zenginlikleri içinde yer alan Alımlı Köyü, mimari yapısı ve derin geçmişiyle dikkat çekiyor. Bu köy, pek çok mağara ve kaya mezarıyla dolu olup, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır.
Yüzyıllar boyunca Süryanilerle komşuluk eden Alımlı, günümüzde birkaç aile dışında kimsenin yaşamadığı, harabe görünümündeki taş evleriyle dikkat çekiyor. Ayrıca, köyde yer alan 8 bin yıllık geleneksel “Sarı Arpalar” festivali, bu yerleşimin zengin kültürel mirasının bir parçasını oluşturuyor.

Alımlı Köyü Hakkında Genel Bilgi
Bugün Mardin ilinin Artuklu ilçesine bağlı bir mahalle olan Alımlı köyü, geçmişte Bilali Köyü olarak bilinmekteydi. Köyde çok sayıda mağara bulunması, buranın çok eski bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Yüzyıllar boyunca Süryanilerle komşu olan bu mahallede, hem tarihi hem de mimari açıdan dikkat çeken unsurlar yer alıyor.
Taş evlerin yanı sıra kaya mezarları, sarnıçlar, taş ocakları ve kayaya oyulmuş yaşam alanları köyün zengin tarihini yansıtıyor. Günümüzde ise sadece birkaç ailenin yaşadığı köy, harabe görünümüyle ve çorak yapısıyla dikkat çekiyor. Mağaralar ve terkedilmiş evler, burada bir zamanlar yaşamış olan insanların izlerini taşıyor. Net bir tarihi kaydı olmamakla birlikte, köydeki mağaralar ve kaya mezarları, binlerce yıllık bir geçmişe sahip olabileceği düşüncesini güçlendiriyor.

Sarı Arpalar: 8 Bin Yıllık Gelenek
Medeniyetlerin doğumuna ve çöküşüne tanıklık eden Mezopotamya, “medeniyetlerin beşiği” olarak anılmaktadır. Bu tarihi bölgede, geçmişte var olmuş ve günümüzde yavaş yavaş kaybolan ritüellerin bazıları hâlâ yaşatılmaktadır. Bereketli topraklarıyla ünlü olan Mezopotamya’da, tarımsal üretime verilen önem çeşitli ritüellerle sembolize edilmiştir.
Mardin’in Alımlı Köyü, bu zengin kültürel mirası sürdüren yerlerden biridir. Köyde, üretimin kutsandığı 8 bin yıllık bir geleneğin parçası olarak, “Ceh zera” Türkçesi “sarı arpalar” şenliği her yıl kutlanmaktadır. Bu şenlik, köyün tarihi ve kültürel derinliğini gözler önüne seren önemli bir ritüeldir.

Hasat döneminin başlangıcını simgeleyen bu etkinlik ”Bilali şenlikleri” olarak da biliniyor ve köyün karşısındaki tepedeki bir ziyaretten ismini alıyor. Bilali Ziyareti olarak bilinen diğer bir noktada ise Hz. Muhammed’in (sav) sahabesi Bilal-i Habeşi’nin ezan okuduğu ve namaz kıldığı rivayet ediliyor, ancak bu konuda kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Şenliğin en son 1958 yılına kadar yapıldığı bilinirken, son yıllarda tekrar canlandığı ifade ediliyor. Hasat dönemini müjdeleyen bu etkinlikte, köylüler hasadın bereketli geçmesi için ziyarete gidip dualar ediyor, kurbanlar kesiyor. Büyük bir pazarın kurulduğu şenliğe çevre köylerden de yüzlerce kişi katılıyor; üç gün süren bu etkinlik, kırgınlıkların sona erdiği bayram havasında geçiyor. 66 yıl aradan sonra tekrar düzenlenen bu gelenek, Mayıs ayının ilk haftasında arpaların sararmasıyla başlıyor.

Şenlik kapsamında çeşitli etkinlikler yapılmaktadır; yemekler pişiriliyor, paylaşılıyor, halaylar çekiliyor ve Mezopotamya ovasında ilk yetişen bitki olan arpanın hasadı için bereket duaları ediliyor. Ayrıca, geleneksel el sanatları ve yemek atölyeleri düzenleniyor, çocuklar ve yetişkinler için binicilik, halk oyunları, rahvan at yarışları ve uçurtma gibi keyifli aktiviteler gerçekleştiriliyor. Çocuklar için oyun istasyonları kuruluyor; burada topaç çevirme, aşık atma, yakar top, bezirgan başı, üç taş, beş taş, dokuz taş, misket, ip atlama, salıncak, çuval yarışı, yumurta taşıma yarışı, mendil kapmaca ve birdirbir gibi geleneksel oyunlar oynanıyor.

Efsanelerle Sarmalanmış Bir Köy
Alımlı Köyü’nün dikkat çeken bir diğer yönü ise köyde anlatılan efsanelerdir. Köylüler, geçmişte mağaralarda doğaüstü varlıkların yaşadığını ve bu varlıkların zaman zaman insanlara göründüğünü anlatıyor. Bu ürkütücü hikayeler nedeniyle köylüler mağaralara gitmekten çekiniyor; varlıkların isimlerinin geçmemesi için de özel bir özen gösteriyorlar.

Tarih ve Mimarinin İzleri
Alımlı (Bilali) Köyü’nün mimarisi dikkat çekici olsa da, köyün tarihine dair net bilgiler yoktur. Ancak kaya mezarları, taş ocakları, sarnıçlar ve kayaya oyulmuş yaşam alanları, buranın geçmişinin çok derinlere gittiğini göstermektedir. Süryanilere komşu olan köyde, günümüzde sadece birkaç aile yaşamaktadır. Harabe görünümündeki köy, mağaralar ve terkedilmiş evlerle, yaşamın izlerini saklamaya devam ediyor.

WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
