Amazon Nehri, uzunluğu ve taşıdığı su miktarıyla dünyanın en görkemli yüzey akış sistemlerinden biridir. Ancak 2011 yılında yapılan bir açıklama, bu dev nehrin altında, gözle görülmeyen ikinci bir su sisteminin varlığına işaret etti. “Hamza Nehri” olarak anılan bu oluşum, klasik anlamda bir yeraltı nehri değil; Amazon Havzası’nın yaklaşık 4 kilometre altında, gözenekli tortul kayaçların içinde son derece yavaş hareket eden devasa bir yeraltı su akışıdır.
Keşfi, Rio de Janeiro’daki Brezilya Jeofizik Derneği toplantısında duyurulmuş ve jeoloji dünyasında dikkat çekmiştir. Resmî olmayan adı, bölgede kırk yılı aşkın süredir araştırma yapan Brezilya Ulusal Gözlemevi’nden Hintli jeofizikçi Valiya Mannathal Hamza’nın onuruna verilmiştir.

Hamza sistemi, Brezilya ve Peru boyunca yaklaşık 6.000 kilometre uzunluğunda uzanır ve And Dağları’ndan başlayarak Atlantik Okyanusu’na doğru ilerler. Yüzeydeki Amazon Nehri ile neredeyse paralel bir rota izler, ancak ondan tamamen farklı fiziksel özelliklere sahiptir. Amazon saniyede ortalama 2 metre hızla akarken, Hamza’daki su hareketi saniyede 1 milimetreden daha azdır; başka bir ifadeyle yılda sadece birkaç metre ilerler.
Bu nedenle doğrudan gözlemlenmesi son derece zordur. Bildirilen yaklaşık 3.000 metreküplük saniyelik akış miktarı, Amazon’un debisinin yaklaşık yüzde 3’üne karşılık gelir. Buna karşın genişliği 200 ila 400 kilometre arasında değişerek yüzeydeki Amazon’un genişliğini aşar. Ancak bu genişlik, açık bir su kanalı değil, suya doygun dev bir tortul havza anlamına gelir.

Jeolojik Arka Plan ve Oluşum Mekanizması
Hamza’nın varlığı, Amazon Havzası’nın karmaşık jeolojik yapısıyla ilişkilidir. Bölge, kalın tortul kayaç tabakalarıyla kaplıdır. Bu kayaçlar gözenekli ve geçirgendir; yani suyun derinlere sızmasına ve yatay doğrultuda hareket etmesine izin verir. Kuzey sınırdaki doğu-batı yönlü fay sistemleri ve yer yer görülen karst topoğrafyası, suyun havza içine beslenmesinde rol oynamış olabilir. Eğer belirli derinliklerde geçirimsiz kayaç katmanları dikey akışı sınırlandırıyorsa, havzanın batıdan doğuya doğru eğimi suyun Atlantik’e yönelmesine neden olur. Böylece yüzeyde Amazon akarken, çok daha derinde ve çok daha yavaş bir akifer sistemi benzer bir doğrultuda ilerler.
Hamza sistemi, Meksika’daki Yucatán Yarımadası’nda ya da Filipinler’deki Puerto Princesa Yeraltı Nehri gibi karstik boşluklarda akan klasik yeraltı nehirlerinden farklıdır. Karbonat kayaçların çözünmesiyle oluşan mağara sistemlerinde su açık kanallar içinde akar. Hamza’da ise belirgin bir tünel ya da mağara sistemi yoktur; su, tortul kayaçların mikroskobik boşlukları arasında süzülür. Bu yönüyle daha doğru tanımı “derin bölgesel yeraltı su akışı”dır.

Keşif Süreci ve Kullanılan Yöntemler
Hamza’nın keşfi doğrudan su gözlemiyle değil, dolaylı jeofizik verilerle gerçekleşmiştir. 1970’ler ve 1980’lerde Petrobras tarafından açılmış 241 terk edilmiş petrol kuyusundan elde edilen sıcaklık verileri analiz edilmiştir. Derinlik boyunca ölçülen anormal sıcaklık değişimleri, yalnızca durağan kayaç yapısıyla açıklanamayacak bir ısı taşınımına işaret etmiştir. Bu durum, derinlerde yavaş ama sürekli bir su hareketinin varlığını düşündürmüştür. Sismik verilerle birlikte yapılan hesaplamalar, geniş ölçekli bir akifer sisteminin varlığını desteklemiştir.
Ancak akış hızının son derece düşük olması, doğrudan ölçüm ve gözlemi güçleştirir. Hamza’nın kendisi de “nehir” teriminin geleneksel anlamda kullanılmadığını, daha genel ve mecazî bir tanım olduğunu belirtmiştir. Nitekim ilk bilimsel sunumda “nehir” kelimesi tırnak içinde yer almıştır. 2011’deki kongrede bulgular paylaşılmış olsa da, o dönemde çalışma henüz hakemli bir dergide yayımlanmamıştı ve araştırmacılar sonuçların öncül nitelikte olduğunu ifade etmişlerdi.

Bilimsel Tartışmalar ve Güncel Değerlendirme
Hamza sistemi bilim dünyasında ilgi uyandırmış olsa da terminoloji konusunda tartışmalar sürmektedir. Bazı araştırmacılar, açık bir kanal bulunmadığı için “nehir” ifadesinin yanıltıcı olabileceğini savunur. Bunun yerine “derin akifer akışı” ya da “bölgesel yeraltı su sistemi” gibi kavramların daha doğru olduğu öne sürülür. Yine de yüzeydeki Amazon ile neredeyse paralel bir rota izlemesi, iki farklı kabuk seviyesinde akan jeolojik olarak alışılmadık bir ikiz drenaj sistemi örneği oluşturur.
Hamza’nın suyu yüksek tuz içeriğine sahiptir ve hareketi son derece yavaştır. Bu nedenle Amazon’un Atlantik’e taşıdığı tatlı su miktarının ana kaynağı yüzey akışıdır. Ancak derin yeraltı su sistemlerinin kıtasal ölçekteki rolünü anlamak açısından Hamza önemli bir örnektir. Bu keşif, Amazon Havzası’nın su döngüsünün yalnızca yüzeyde görülen nehirlerle sınırlı olmadığını; kabuğun derinliklerinde de karmaşık ve yavaş işleyen bir hidrojeolojik ağ bulunduğunu göstermiştir.

Hamza Nehri olarak anılan yapı, popüler anlatılardaki gibi karanlık bir mağarada coşkun akan gizli bir nehir değildir. O, Amazon’un çok altında, tortul kayaçların gözenekleri arasında sabırla ilerleyen devasa bir yeraltı su sistemidir. Yüzeydeki Amazon ile birlikte düşünüldüğünde, Dünya kabuğunun farklı seviyelerinde akan iki ayrı ama jeolojik olarak bağlantılı drenaj yapısı ortaya çıkar. Bu durum, gezegenimizin su sistemlerinin ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunu hatırlatır. Amazon’un görkemli yüzey akışının altında, neredeyse sessiz sayılabilecek bir derinlikte, kıtasal ölçekte işleyen ikinci bir su hikâyesi yazılmaktadır.
WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
