Antalya’nın büyüleyici renk cümbüşüne sahip halı tarlaları, Türkiye’nin dört bir yanından toplanan el dokuması halı ve kilimlerle donatılıyor. Bu büyülü süreç, Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde, güneşin sıcak ışınlarının dokuların renklerini narin bir pastelle buluşturmak için tarlalara serilmesiyle başlıyor. Her biri el emeği olan yüzlerce halı ve kilim, görsel bir şölen sunarak tarlalarda muhteşem bir renk ziyafeti oluşturuyor.

Dokuma tezgahlarında kök boyalı ipler kullanılarak üretilen bu eserler, Türkiye’nin dört bir yanındaki illerden toplanıp, özenle yıkanıp kurutulduktan sonra onarımları yapılıyor ve son olarak tekrar tarlalara seriliyor. Güneşin altında maruz kaldıkları bu süreç, hem mikroplardan arındırmalarına hem de renklerinin pastel bir güzellik kazanmalarına yardımcı oluyor.

Halıların ve kilimlerin güneşte ne kadar kalması gerektiği, ürettikleri kaliteye bağlı olarak 10 gün ile 2 yıl arasında değişebiliyor. Yağışlı havalarda, bu muhteşem eserler depolara kaldırılıyor ve güneş tekrar ortaya çıktığında yeniden tarlalara seriliyor. Binlerce halının yan yana serildiği tarım arazileri, fotoğraf meraklılarının da ilgisini çekiyor.

Dünya Genelinden Büyük Talep Görüyor
Bu özgün el dokuması halılar, dünya genelinden büyük bir talep görüyor. Özellikle ABD’den gelen talep oldukça yüksek. Bu zarif eserler, dolar bazında oldukça yüksek fiyatlara kadar alıcı bulabiliyor. Tarlalara yaklaşık 5 ila 6 bin halı serilirken, ardından özenle temizleniyor ve steril havuzlarda mikroplardan arındırılıyor. Son olarak, paketlenen halılar dünyanın dört bir yanındaki müşterilere ulaştırılıyor.

Ancak, son yıllarda köylerde halı ve kilim dokuyan insan sayısındaki azalma nedeniyle ürün bulmak giderek zorlaşıyor. Bu nedenle önceki yıllarda üretilen 60 bin halı ve kilim, son yıllarda 15 bine kadar düşmüş durumda. Bu geleneksel el sanatı, hem Antalya’nın güzelliklerini sergileyen bir görsel şölen sunuyor hem de kültürel değerlerimizi koruma adına önemli bir role sahip.

