Batum’un Avrupa Meydanı’nda yükselen Altın Post’u Tutan Medea Heykeli, Yunan mitolojisinin derin köklerinden gelen zenginlik ve refah simgelerini Gürcistan’a taşıyor. Medea’nın elinde tuttuğu efsanevi Altın Post, antik dünyanın en önemli ve etkileyici hazinelerinden biri olarak bilinirken, bu heykel, hem mitolojik hem de kültürel açıdan büyük bir anlam taşıyor.
Medea Heykeli, Yunan mitolojisinin ünlü karakteri Medea’dan esinlenerek tasarlanmıştır. Şehrin birçok noktasından görülebilen bu heykel, heykeltıraş David Khmaladze tarafından inşa edilmiştir. Turkuaz renkte ve altın detaylarla süslenmiş olan bu heykelin maliyeti 1 milyon Lari’yi bulmuştur. Haziran 2007’de açılışı yapılan Medea Heykeli, o tarihten itibaren Batum’un en popüler turistik duraklarından biri olmuştur.

Heykel, Medea’nın Yunan mitolojisindeki rolünü ve Kolhis (bugünkü Gürcistan) bölgesiyle olan bağını sembolize eder. Altın Post, zenginliği ve iktidarı temsil ederken, Medea‘nın figürü ise bu toprakların mitolojik önemini ve Gürcistan’ın tarihsel ve kültürel zenginliklerini vurgular. Medea’nın Kolhis prensesi olması ve Altın Post’un bu bölgede bulunması, Gürcistan’ın antik dönemlerdeki önemini ve Yunan mitolojisiyle olan bağlantısını göstermektedir.
Antik Dünyanın Ünlü Büyücüsü Prenses Medea
Medea ya da Medeia, Yunan mitolojisinde Kolhis Kralı Aietes’in kızı, Büyü Tanrıçası Kirke’nin yeğeni ve Güneş Tanrısı Helios’un torunu olan bir Kolhis (Gürcistan) prensesidir. Antik dünyanın en büyük büyücülerinden biri olarak kabul edilen Medea, ilaç ve zehir yapımında ustalaşmıştır. Ayrıca, Yer ve Ay Tanrıçası olarak da tapınılmıştır. Onun en belirgin fiziksel özelliği, parlak ve açık renkli gözleridir. Karakteristik özelliği ise öfkelendiğinde korkutucu bir kişiliğe bürünmesidir.

Medea, Kolhis Kralı Aietes ile Eidyia’nın kızıdır; bazı kaynaklarda annesi Ay Tanrıçası Hekate olarak geçmektedir. Aynı zamanda büyüde uzmanlaşmış olan Kirke’nin yeğenidir. Antik dünyanın en uzun aşk destanının ana karakteri olan Medea, Karadeniz kabilelerindeki anaerkil yapının güçlü bir temsilcisidir. Altın Post’un yerini değiştiren kişi olarak, gittiği birçok Yunan şehrinde erkek egemenliğini sarsan bir figür olmuştur. Bu nedenle, Yunan yazarlar tarafından “erkek öldüren” ve “cadı” olarak tanıtılmıştır.
Yunanistan’da bir yabancının bu denli güç kazanması kargaşaya yol açınca, Medea oğlu Medus ile birlikte vatanı Kolhis’e geri dönmüş, ancak ülkesini Altın Post’u kaybetmiş ve iç karışıklıklarla boğuşur halde bulmuştur. Kolhis’te düzeni yeniden sağlayan Medea, babasını tahtından indiren amcasını tanrılara kurban ettikten sonra, tüm bu karmaşaya neden olan Yunanlardan intikam alacağına yemin etmiştir.
Oğlu Medus ve yanındaki bir grupla birlikte Kolhis’ten Ortadoğu’ya inerek, burada Güneş’in kültünü yaymış ve Med İmparatorluğu’nu kurmuşlardır. Daha sonra, Medea ölümsüz olarak göğe yükselmiş, oğlu Medus ise topraklarını genişleterek hanedanlığın temelini atmıştır.

Yunan Mitolojisinin Efsanevi Hazinesi Altın Post’un Hikâyesi
Yunan mitolojisinin en etkileyici ve arzulanan hazinelerinden biri olan Altın Post, efsanelerle dolu bir geçmişe sahiptir. Altın Post ya da Altın Pösteki, Yunan mitolojisinde zenginliği ve iktidarı simgeleyen kutsal bir posttur. İason ve Altın Post’un hikâyesi, Koç takımyıldızı ile bağlantılıdır. Bu efsane, Boeotya Kralı Athamas’ın çocukları Phrixus ve Helle’nin trajik hikâyesini anlatır.
Athamas’ın ilk karısı Nephele öldükten sonra, çocukların üvey annesi Ino, onlardan kurtulmak için bir komplo kurar. Ino, tarlalara zarar vererek ürünlerin yok olmasına neden olur ve krala, çocuklarını kurban etmesi gerektiğini söylemeleri için rahiplere rüşvet verir. Kral Athamas bu kurbanı gerçekleştirmekte tereddüt eder, ancak danışmanları ona bu konuda baskı yapar.
Nephele, çocuklarını kurtarmak için tanrılardan yardım ister ve altın postlu bir koç (Aries) gönderilir. Koç, Phrixus ve Helle’yi sırtına alarak Asya’ya (Anadolu) doğru uçar. Ancak Çanakkale Boğazı’na geldiklerinde Helle, boğazın sularına düşer ve boğulur; bu olay, Çanakkale Boğazı’nın antik dönemde “Hellespont” olarak anılmasının nedenidir.

Phrixus ise yolculuğuna devam eder ve güvenli bir şekilde Kolkhis‘e ulaşır. Oraya vardığında, koçu Zeus’a kurban eder ve koçun altın postunu, Kolkhis Kralı Aietes’e sunar. Aietes, Altın Post’u Ares Korusu’ndaki kutsal bir meşe ağacına asar ve post, devasa ve uykusuz bir ejderha tarafından korunur.
Bu arada, Argonotlar olarak bilinen cesur bir grup genç, İason liderliğinde, Altın Post’u ele geçirmek için yola çıkarlar. Gemileri, Argos adında bir gemi ustası tarafından inşa edilen elli beş kürekli bir gemidir. Bu zorlu yolculuğun sonunda, Kolkhis’e ulaşırlar ve Kral Aietes ile karşılaşırlar. Kral, İason’a Altın Post’u alabilmesi için neredeyse imkânsız şartlar öne sürer: İason’un ateş püskürten boğaları dize getirmesi, geniş bir tarlayı sürmesi ve ejderhanın dişlerini ekerek ortaya çıkan savaşçıları yenmesi gerekmektedir.

Bu görevlerin zorluğu göz önüne alındığında, Kral Aietes, İason’un başarısız olacağından emindir. Ancak Kral’ın kızı Medea, ilk görüşte İason’a âşık olur ve ona yardım etmeye karar verir. Büyücü olan Medea, İason’a Prometheus’un kanından türeyen Colchicum bitkisinden hazırladığı büyülü bir merhem verir. Bu merhem, İason’u yaralanmaz hale getirir ve onu korur.
Ayrıca, Medea, İason’a ejderha dişlerini ektikten sonra, çıkan savaşçıları birbirine düşürmesi için bir taş atmasını söyler. Medea’nın yardımı sayesinde, İason kralın şartlarını yerine getirir. Ancak Aietes, Altın Post’u vermeyi reddeder. Bunun üzerine İason, Medea’nın yardımıyla Altın Post’u çalmaya karar verir.
Medea, ejderhayı uyutarak İason’un postu ele geçirmesini sağlar. Ardından, İason ve Medea, Altın Post ile birlikte gemilerine binerek Yunanistan’a kaçarlar. Kral Aietes, kızının ve Altın Post’un kaçırıldığını öğrenince, ordusunu gönderir, ancak postu geri alamazlar. Sonunda, İason ve Medea Altın Post ile birlikte İolkos’a geri dönerler.


WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
