Stonehenge, İngiltere’nin Wiltshire bölgesinde, Salisburg düzlüklerinde yer alan ve bilimin hala tam olarak çözemediği, tarih öncesine ait gizemli bir yapıdır. Geniş bir ovada yükselen ve bölgedeki tek yapı olan Stonehenge, 3 metreden daha yüksek devasa taş bloklarıyla dikkat çeker. Uzaktan bakıldığında dev bir yüzüğe benzeyen bu anıtın inşa amacı hakkında pek çok teori ortaya atılmış, hatta birçok belgesel ve filme ilham kaynağı olmuştur.
Bu etkileyici yapı, bilim insanları ve araştırmacıların büyük ilgisini çekmiştir. İnşa yöntemi ve taşların uzak mesafelerden nasıl taşındığı hala büyük bir merak konusudur. Yapının bulunduğu vadide tek bir çakıl taşına bile rastlanmaması, bu ağır taşların buraya nasıl getirildiği sorusunu daha da gizemli hale getirmektedir. Günümüz teknolojisiyle bile bazı yönleri açıklanamayan Stonehenge, eski medeniyetlerin ileri bir mühendislik bilgisine veya teknolojiye sahip olabileceği ihtimalini gündeme getirmektedir.

Stonehenge Anıt Yapının Özellikleri
Sheffield Üniversitesi Profesörü Mike Parker, Stonehenge‘in MÖ 3000 ile 2500 yılları arasında inşa edildiğini ve birbiriyle uzun süre çatışma halinde olan kabilelerin barış anısına bu anıtı yaptırmış olabileceğini öne sürmüştür. Araştırmalara göre, anıtta kullanılan kayalar İngiltere’nin farklı bölgelerinden getirilmiş ve her biri farklı kabileleri temsil etmektedir.
Stonehenge, toplamda yaklaşık 30 büyük taştan oluşmaktadır ve her bir taşın ağırlığı 26 tona kadar ulaşmaktadır. Taşlar, bir çember oluşturacak şekilde düzenlenmiş ve dikey vaziyette duran taşların üzerine 6 ton ağırlığında yatay taşlar yerleştirilmiştir. Bu taşlar, mimari bir plan dahilinde birleştirilmiş olup, yatay taşlar çember oluşturabilecek şekilde özel eğimlerle tasarlanmıştır. Ayrıca, dikine duran taşların merkezindeki şişlikler perspektif bir etki yaratacak şekilde yapılmıştır.
Efsanelere göre, bu taşların kusursuz bir şekilde yerleştirilmesi büyücü Merlin’in sihirli dokunuşlarına atfedilmektedir. Anlatılara göre, Briton kralı Aurelius Ambrosius, bu taşları getirmek için Merlin’i görevlendirmiştir. Hatta taşların Afrika’dan devler tarafından taşındığına dair efsaneler de bulunmaktadır. Ancak, arkeolojik bulgular, Stonehenge’in kral Aurelius ve büyücü Merlin’den çok daha eski bir dönemde yapıldığını kesin olarak ortaya koymuştur.

Stonehenge Taşları İlgili Ulaşılan İlginç Bilgiler
Stonehenge, taşlarının yerleşim biçimiyle güneşin ekinoksları ve tutulmalarını takip edecek şekilde tasarlanmış, astronomiyle iç içe bir anıttır. Güneş yükseldiğinde, taşlar arasındaki boşluklardan mükemmel bir şekilde süzülen ışık, bu düzenlemenin tesadüf olmadığını ve yapının derin bir bilgi birikimini yansıttığını ortaya koymaktadır.
Astronomi profesörü Gerald Hawkins, Stonehenge’in bir astronomik gözlemevi olarak tasarlandığını ve güneş tutulmalarını tahmin etmek için kullanıldığını düşünmektedir. Taşların güneşin ve ayın hareketlerini takip ederek yapı içerisine yansımalar oluşturması, bir ibadet merkezi veya ritüel alanı olduğu teorisini güçlendirmektedir. Rahiplerin ayı gözlemlemek ve takvimleri kontrol etmek için burayı kullandıkları tahmin edilmektedir.
Taşların oraya nasıl getirildiği ise başka bir gizemdir. Bazı teorilere göre taşlar, buzul çağında buzullar tarafından bölgeye taşınmış olabilir. Alternatif olarak, kızaklarla sürüklendikleri veya büyük sığırların çekim gücüyle taşındıkları düşünülmektedir.
Arkeolojik araştırmalarda, MÖ 6000’li yıllarda ağır yükleri taşımak için sığırların kullanıldığı kanıtlanmıştır. Neolitik döneme ait sığırların ayak kemiklerindeki aşınma izleri, bu taşların taşınmasında önemli bir rol oynadıklarını göstermektedir. Bu bulgular, Stonehenge’in inşasının, dönemin teknolojisi ve doğa bilgisi ile nasıl bir araya geldiğini anlamamıza ışık tutmaktadır.

Bilim insanları, Stonehenge’in ikonik taş çemberini oluşturan ve sarsen olarak geçen 52 devasa kayanın izini sürerek 50’sinin kaynağını bulabilmiştir. Taşları oluşturan kimyasal bileşimler analiz edilerek, kökenleri ortaya çıkarılmıştır. Stonehenge’nin yapımında kullanılan taşlar 25 kilometre uzaklıkta bulunan Wiltshire’daki West Woods isimli alandan getirildiği ortaya çıkmıştır.
Araştırmacılar Stonehenge hakkında farklı görüşlere sahip olsalar da, genel olarak yüksek yetenekte bir mimariye sahip olduğunu kabul etmektedir. Taşların yapımında standart ölçü birimi kullanıldığı düşünülmektedir. Günümüzde birçok araştırmacı tarafından bu sır dolu anıt hakkında çalışmalar devam etmektedir. Anıtın gizemi çözüldüğü takdirde insanlık tarihinin sırları aydınlığa kavuşacaktır.

Stonehenge’nin Çözülemeyen Sırları
Stonehenge’i özel kılan ve bilim insanlarının hala tam olarak çözemediği bazı yönleri:
Nasıl İnşa Edildiği
Taşların Taşınması: Stonehenge’de kullanılan “sarsen” ve “mavi taşlar” çok ağırdır. Özellikle “mavi taşlar”, yaklaşık 200 kilometre uzaklıktaki Preseli Tepeleri’nden taşınmıştır. O dönemdeki teknolojiyle bu taşların nasıl taşındığı büyük bir soru işaretidir.
Dikilme Yöntemleri: 20 ton ağırlığındaki dev taşların dikilip üst üste yerleştirilmesi, o dönemin basit araçlarıyla nasıl başarıldığı konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Amaç ve Kullanım
Astronomik Hizalama: Stonehenge’in taşlarının yaz ve kış gündönümleri ile hizalı olması, yapının bir tür astronomik gözlem aracı olarak kullanılmış olabileceğini düşündürmektedir. Ancak, bu hizalamanın ne amaçla yapıldığı tam olarak bilinmemektedir.
Ritüel ve Dini Kullanım: Bazı araştırmacılar, Stonehenge’in dini törenler, kurban ayinleri veya ruhani ritüeller için kullanıldığını öne sürmektedir. Mezar alanı olarak kullanılmış olabileceğine dair de bulgular vardır, ancak bu teoriler kesinleşmiş değildir.

Teknolojik Bilinmezlikler
Kesim ve Yerleştirme Teknikleri: Taşların o dönemin araç ve teknolojileriyle bu kadar düzgün kesilmesi ve belirli bir düzene göre yerleştirilmesi büyük bir mühendislik başarısıdır. Ancak, bu işlemlerin hangi yöntemlerle yapıldığı bilinmemektedir.
Ağırlık ve Denge: Üst üste yerleştirilen taşların dengede kalmasını sağlayan mimari detaylar, o dönemin bilgisiyle nasıl gerçekleştirildiği konusunda halen tartışmalıdır.
Taşların Kaynağı
Mavi Taşların Seçimi: Preseli Tepeleri’nden getirilen mavi taşların neden özellikle bu bölgelerden seçildiği ve bu kadar uzak mesafeden taşınmasının ardındaki motivasyon anlaşılamamıştır. Bu taşların şifa enerjisine sahip olduğuna inanıldığı gibi teoriler ortaya atılmaktadır.
Sarsen Taşlarının Orijini: Daha yakın bir kaynaktan gelen sarsen taşlarının bile taşınması ve işlenmesi büyük bir zorluktur. Bu süreçlerde hangi araçların ve yöntemlerin kullanıldığı hala çözülememiştir.
Uzun Süreli İnşaat Süreci
Stonehenge, birkaç farklı aşamada inşa edilmiştir ve bu süreç binlerce yıl sürmüştür. Farklı dönemlerde yaşayan toplulukların aynı projeye devam etmesi, ortak bir kültürel veya dini inanç sistemini işaret etmektedir. Ancak bu inançların detayları ve neden yapının tamamlanmasına bu kadar uzun süre adandığı bilinmemektedir.
Konu ile ilgili ”Binlerce Yıllık Stonehenge’ın Yapım Amacı Bulundu!” isimli makale için TIKLAYINIZ!
WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
