Cengiz Topel, Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında görev yapan cesur kahramanlardan biridir. Cengiz Topel’in çok üzüntü veren bir hikâyesi vardır. Birçok okula, cadde ve sokağa verilen isminin yanında, kim olduğu ve neler yaşadığı bilinmesi gereken konular arasındadır.
1974 yılında darbeci Rum yönetimi tarafından, Kıbrıslı Türklere akıl almaz zulümler gerçekleştirildi. Birçok halka kıyım yapılarak katledildi. Kıbrıs’ın Türkler ’den temizlenmesi için çoluk çocuk, yaşlı genç kim varsa öldürüldü ve toplu mezarlara gömüldü.
Yapılan bu kıyım ve zulümleri önlemek amacı ile Türkiye, Kıbrıs’ın Türklere ait olduğunu ve Türklerin varlığını güvence altına almak amacı ile Kıbrıs Barış Harekâtını düzenledi. Barış Harekâtı’nın düzenlendiği zaman, Türk hava Kuvvetleri’nin Kıbrıs’ta gerçekleştirdiği uyarı uçuşu sırasında Türk uçaklar, Rum uçaksavarlar tarafından vurularak düşürüldü.
Uçağı vurulan Cengiz Topel Yüzbaşı son anda paraşütle atladı. Fakat Rum tarafına düştü. Rumlar tarafından esir alınan Cengiz Topel, çok uzun süre çeşitli ve akıl almaz işkencelere maruz kaldı. İşkenceler sonunda hayatını kaybetti.
Cengiz Topel’e Yapılan İşkenceler:
Türkiye’nin ilk hava harp şehidi olan pilot Yüzbaşı Cengiz Topel esir düştüğü Rum tarafında çok acımasız işkencelere maruz kalmıştır. Kendisi hayattayken gözleri oyulmuş, pazıları matkapla delinmiş, edep yerleri ezilmiştir. Kafatasına beton çivileri çakılmış, sol ayağı kırılmış ve boğazı göbek deliğine kadar yarılarak iç organlara çıkarılmıştır.
Tarihte görülmemiş işkencelere maruz kalan Cengiz Topel Rumlar tarafından yayınlanan bir raporla, Cengiz Topel’in hastanede öldüğü söylenmiştir. Türk yetkililerinin ısrarlı talepleri sonucunda naaşı, Rumlar tarafından alınarak memleketine getirilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda Cengiz Topel’in maruz kaldığı işkenceleri ortaya çıkmıştır.
Cengiz Topel’in cesedini gören ve son fotoğrafını çeken Türk mukavemet teşkilatı kurucusu rahmetli Eşref Düşenkalkar, gördüğü manzara karşısında şöyle söylemiştir
” Birleşmiş Milletler askerlerinin temsilcileri önünde aziz şehidimizi gördüğüm gün, hayatımın en ıstıraplı günü idi. Ana Vatanla, Yavru Vatan arasına çelik kanatları ile köprü kuran Topel’imize son bir defa daha baktım. Baktım ki; kahpe Rumlar sol gözünü tahrip etmişler, pazılarını matkapla oymuşlar, kafatasının sol tarafına beton çivisi çakmışlar, sol ayağını kırmışlar, bu yetmiyormuş gibi boğazından göbeğine kadar göğsünü yarıp çuval diker gibi dikmişler. (bir doktorumuzun beyanına göre iç organlarını çalmışlar, kalp ve ciğerlerini) bir ara yumruklarını sıkmış, dişlerini kenetlemiş, ideal vücutlu Cengiz Topel’imize kahpece yapılanları düşündüm ve o an Allah’ın bana lütfetmiş olduğu tebessümü Rumların çaldığına inandım ve yemin ettim: yunan sözü lügatlerde durdukça, bu kin benden vallahi de gidemez.’’
Cengiz Topel’in şehit edildiği yer şu anda Yeşilyurt Cengiz Topel kışlasında müze olarak kullanılmaktadır. İşkence gördüğü oda yenileme işlemi gerçekleşinceye kadar işkencenin izleri net bir şekilde gözlenmekteydi.

