Astronotlara Yol Gösteren Sahra’nın Gözü
Dünyanın en ilginç jeolojik oluşumlarından biri olan Sahra’nın gözü (Richat oluşumu), Moritanya’nın Vadane şehrinde bulunmaktadır. Büyük Sahra Çölü’nün kuzeybatısında “Kediet Ej Jill Dağı” ile çevrelenmiş biçimdedir. Oldukça dikkat çeken bu oluşum, sadece uzaydan görüntülenebilmektedir. Sahra’nın gözü uzay yolculuğu yapan geminin astronotları Mcdiwitt ve White tarafından, 1965 yılında keşfedilmiştir. Oluşum, uzaya çıkan astronotların yönlerini belirlemelerine yardım edecek kadar çarpıcı bir görüntü oluşmaktadır.

Sahra’nın gözünün bir meteor taşı düşmesi sonucu oluştuğu tahmin edilmektedir. Fakat bazı uzmanlar oluşumla ilgili farklı görüşlere sahiptir. Gözün, su ve rüzgâr erozyonu sonucunda bölgedeki taşlar üzerindeki etkisi ile meydana geldiği söylenmektedir. Göze benzeyen oluşumun yan taraflarını tortul kayaçlar ve kuvars taşları, göz bebeği kısmını ise 600 yıllık geçmişi olan bazalt ve volkanik taşlar oluşturmaktadır.

Keşfedildiği günden bu yana astronotlara yol gösteren bir sembol haline gelmiştir. Astronotlar tarafından Sahra’nın gözü olarak kabul edilen bu yer, NASA tarafından ‘’Astronot Feneri’’ veya ‘’Dünyanın Gözü’’ olarak isimlendirilmiştir. İlginç oluşumun varlığı ile ilgili birçok efsaneler anlatılmaktadır. Hatta bazılarına göre kayıp uygarlık Atlantis’in kalıntıları olduğu söylenmektedir. Bilim insanları Sahra Çölü’nün, çöl olmadan önce su altında olan bir yer olduğu doğrultusunda, Sahra’nın gözünün Kayıp Kıta Atlantis olduğu ihtimali üzerinde durmaktadır. İlginç oluşum ile ilgili gizemini koruyan bir takım konular devam etmektedir.

Çölün Ortasında Devasa El Heykeli
Çölün eli olarak bilinen Mano Del Desierto, dünyanın en görkemli heykellerinden biridir. Heykel dünyanın en sıcak yeri olan ve Şili’de bulunan Atacama Çölü’nde yer almaktadır. Heykel Şili’li bir heykeltıraş olan Mario Irarrazabel tarafından, 1992 yılında inşa edilmiştir. Ülkenin en önemli turistik eserlerinden biridir.

Antofagasta’nın güneyinden yaklaşık bir saat uzaklıkta bulunan dev heykel, sadece kum ve alçak tepelerden oluşan çölün ortasında yer alan ilginç bir yapıdır. Görenleri büyüleyen yapısıyla, yıl içerisinde birçok turist tarafından ziyaret edilmektedir. Heykele üzerine yapılan çizimler ve yazılarla zarar verildiği için, güvenlik görevlisi tarafından beklenmekte ve düzenli olarak temizliği yapılmaktadır.

Demir iskelet üzerine çimento dökülmesi ile yapılan heykelin boyu 12 metredir. Oldukça doğal bir görünüme sahip olan el, kumların arasından uzanıyormuş gibi görünerek son derece korkutucudur. Heykelin 11 metresi kum üzerinde 1 metresi ise kumun içerisinde yer almaktadır.

Devasa boyutu ve etkileyici görüntüsü ile ilgi çeken heykelin sıra dışı bir anlamı bulunmaktadır. Kimsenin uğramadığı çöl üzerinde kurulan devasa el; yalnızlık, üzüntü, adalet işkence gibi duyguları ifade etmektedir. Heykel Şili’de askeri rejim sırasında yaşanan adaletsizlik sonrasında verilen kurbanların onuruna yapılmıştır. İnsanın doğanın karşısındaki çaresizliği ve hüznün sembolü olan el, ulaşımı zor bir bölgede bulunmaktadır. Fakat buna rağmen çok sayıda turistin uğrak noktasıdır.

