Atlas Okyanusu’nun derinliklerinde yer alan Sargasso Denizi, hiçbir kara parçasına kıyısı olmayan gizemli bir okyanus akıntısı dairesidir. Bu benzersiz deniz, tarih boyunca denizcileri büyülemiş ve keşfe çıkanları hayrete düşürmüştür. Kara parçasından uzak, sınırsız ufukları ve zengin ekosistemiyle Sargasso Denizi, doğanın en çarpıcı ve en sıra dışı yaratıklarına ev sahipliği yapar. Aynı zamanda plastik kirliliğinin de ciddi bir sorun olduğu bu deniz, bilim insanlarını, çevre koruma aktivistlerini ve doğaseverleri bir araya getiriyor.
Sargasso Denizi, batısında Körfez Akıntısı, doğusunda Kanarya Akıntısı, kuzey tarafında Kuzey Atlantik Akıntısı ve güneyde ise Kuzey Atlantik Ekvator Akıntısı ile çevrili olmasına rağmen, diğer denizlerden önemli bir farkı bulunur: Hiçbir kıyısı yoktur. Bermuda denizinin batı kenarlarına yakın bir konumda yer alır ve yaklaşık olarak 1100 km genişlikte ve 3200 km uzunluğundadır. Denizin derinliği, farklı bölgelerde 1.500 metreden 7 bin metreye kadar değişkenlik gösterir.

Sargasso Denizinin Keşfi ve Özellikleri
Sargasso Denizi, okyanusların gizemli bir köşesi olarak bilinir. Denizleri tanımlarken karalara kıyısı olması gereken bir kriter bulunsa da, Sargasso Denizi bu tanıma uymayan nadir bir yerdir. Bu benzersiz denizin özel bir yapısı ve kendine has bir ekosistemi vardır. Atlantik Okyanusu’nun diğer bölgelerinden farklı olarak Sargasso, sıcak bir iklimde bulunmasına rağmen çevresi soğuk olan bir bölge içindedir.
Sargasso Denizi, tarihte ilk olarak 15. yüzyılda Portekizli denizciler tarafından keşfedildi. Ancak bu bölgeye dair ilk yazılı kayıtlar 4. yüzyılda yaşamış olan yazar Rufus Festus Avienus’un bir şiirinde yer alır. Ayrıca, 5. yüzyılda Kartacalı gezgin Himilco, Atlas Okyanusu’nun bu bölümünün deniz yosunu ile kaplı olduğunu belirtmiştir. Tarih boyunca, bu gizemli deniz bölgesine yolculuk eden denizciler için büyük bir zorluk kaynağı olmuştur. Yolculuklar sırasında keşfedilen bu bölge, yosunlarla kaplı olduğu için kıyıya yaklaşıyormuş gibi görünmüş ve denizcileri yanıltmıştır.

Sargasso Denizinde Canlı Yaşam
Okyanuslar, geniş ve sırlarla dolu su dünyaları olarak kabul edilirken, özellikle açık sularda canlı yaşamının kıyılara göre sınırlı olduğu bir gerçektir. Ancak Sargasso Denizi, açık deniz olarak nitelendirilmesine rağmen olağanüstü bir canlı çeşitliliğine ev sahipliği yapar. Bu benzersiz bölge, kaplumbağaların yavruları için yiyecek ve sığınak olarak kullandığı yüzeydeki sargassum yosunları ile öne çıkar.
Sargasso Denizi sadece kaplumbağalar için değil, aynı zamanda karidesler, yengeçler, balıklar ve bu yüzey yosunlarına mükemmel bir uyum sağlamış diğer deniz canlıları için de zengin bir yaşam alanı sunar. Bu muazzam çeşitlilik, nesli tükenmekte olan yılan balıkları, beyaz merlin, Porbeagle köpekbalığı, yunuslar gibi türleri de içerir. Bazıları Sargasso’yu, üreme mevsimlerinde özellikle ziyaret ederler ve bu deniz bu dönemlerde canlıların yaşam döngülerine önemli katkılarda bulunur.

Ayrıca, deniz Avrupa yılanbalığı, Amerikan yılan balığı ve Amerikan zehirli yılanbalığı gibi canlıların önemli göç yollarından biridir. 2000’li yılların başlarında Sargasso Denizi, Küresel Okyanus Örnekleme araştırmasının bir parçası olarak incelendi ve bu araştırmalar sonucunda bölgede çok çeşitli prokaryotik yaşamın bulunduğu tespit edildi.
Her yıl, Sargasso Denizi’ne kambur balinalar gibi büyük canlılar da göç eder. Ayrıca, ticari balıkçılığın önemli hedeflerinden biri olan ton balıkları da bu bölgeyi göç yollarının bir parçası olarak kullanır. Bu özellikleriyle Sargasso Denizi, sadece deniz canlıları için bir cennet değil, aynı zamanda doğanın hassas denge sisteminin önemli bir parçasıdır.

Yüksek Miktarda Plastik Atık Biriktirir
Ancak kirlilik konusunda da endişe verici durumlar söz konusudur. Denizin yüzey akımları nedeniyle Sargasso, yüksek miktarda plastik atık biriktirir. Bu nedenle Kuzey Atlantik çöp yaması olarak bilinen büyük bir çöp yamasına ev sahipliği yapmaktadır. Bu sorunu ele almak amacıyla birçok ülke ve sivil toplum örgütü Sargasso Denizi’ni koruma çabalarını birleştirmiş ve Sargasso Deniz Komisyonu adlı bir kuruluş oluşturulmuştur. Bu komisyon, Azores (Portekiz), Bermuda (Birleşik Krallık) ve Monako gibi ülkeler ile Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri hükümetleri tarafından 11 Mart 2014 tarihinde kurulmuş ve 2020 itibarıyla çalışmalarına devam etmektedir.
Sargasso Denizi’nde gerçekleştirilen araştırmalar, plastikleri tüketen özel bakteri türlerini ortaya çıkardı. Ancak bu ilginç bulgu, hala büyük bir gizemi de beraberinde getiriyor: Bu bakteriler, plastik atıkları nasıl işleyip başka ekosistemlere aktarıyorlar, tam olarak anlaşılamıyor. Bu keşif, plastik kirliliği ile mücadelede daha derinlemesine bir anlayışın ve çözümlerin peşinde olan bilim insanlarını heyecanlandırıyor. Plastiğin doğaya olan etkilerini daha iyi anlayarak, Sargasso Denizi’nin sıra dışı ekosistemini ve bu bakterilerin rolünü çözmeye yönelik araştırmalar hız kazanıyor.

Sargasso Denizi’nin kendine özgü yapısı ve kara parçası olmayan bir deniz olarak tanımlanması, coğrafya ve denizcilik literatüründe ilginç bir tartışma konusu olmuştur. Mantıken kara parçası olmayan bir su kütlesine deniz demek yanıltıcı olabilir, ancak bu özel bölge, tanım açısından bir istisna olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, dünyada kıyısı olmayan tek deniz olarak kabul edilebilir. Sargasso Denizi’nin bu özellikleri, onu dünyanın en benzersiz ve ilgi çekici denizlerinden biri haline getirir.
