Codex Gigas; dünya üzerinde bulunan en büyük Ortaçağ el yazmasıdır. 13.yüzyılın başlarında bir manastırda yazıldığı tahmin edilen kitap, dünyanın en büyük el yazısıyla yazılmış kitabı olarak kabul edilir. Kitap, içerisinde bulunan şeytan resimleri ve hakkında anlatılan şeytan efsaneleri sebebiyle ‘’Şeytan İncili’’ olarak da bilinir.
Kitabın şeytan tarafından bir gecede yazdırıldığı ve içine özellikle kendi resmini koydurduğu söylenir. Bu söylentiler üzerine kitabı inceleyen uzmanlar; tek bir elden yazıldığını ve yazımın çok kısa sürede, hatta bir gecede bitirildiğini iddia ederler. El yazısı karakteri, harf büyüklükleri ve hatta kelimeler arası boşluk mesafeleri bile hiç değişmemiştir. Sanki bir baskı makinesinden çıkmış gibi düzgün ve nizami yazılmıştır.
Codex Gigas; içeriği, özellikleri, büyüklüğü, ağırlığı ve ciltlenme tekniğiyle son derece önemli bir el yazmasıdır. 75 kg ağırlığında olan kitap, yaklaşık 640 sayfadan oluşmaktadır. 92×50 cm boyutunda ve 22 cm kalınlığındaki kitabın, sayfalarının tamamı yaklaşık 160 eşek derisinden yapılmıştır.
Codex Gigas kitabının içeriğinde verilen bilgiler de oldukça zengindir. İçinde Eski ve Yeni Ahit metinleri, Latin okuma yazma kılavuzları, sözlükler, yazı stili örnekleri, kilise takvimi, yıllık bayramlar ve azizlerin listesi gibi birçok farklı bilgi bulunur. Codex Gigas; 1648 yılında yaşanan 30 Yıl Savaşı sırasında, İsveç İmparatorluğu tarafından ganimet olarak ele geçirilmiş ve günümüzde Stockholm’deki İsveç Ulusal Kütüphanesi’nde saklanmaktadır.

Codex Gigas Kitabının Yazılma Hikâyesi
Kitap hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen araştırmacılar, bölge halkı ile görüşerek kitap ile ilgili ilginç bir efsaneye ulaşabilmişler. Bu efsane, kitabın yazılışı ile ilgili ve oldukça ürpertici olabilecek bir hikâyedir. Bununla birlikte Codex Gigas’ın gerçekte nerede ve nasıl yazıldığı, ne zaman yazıldığı ve yazılışına dair gerçekler hala tam olarak bilinmemektedir.
Anlatılan efsaneye göre; bir Ortaçağ kilisesinde dua etmeyi, çalışmayı, kitap okumayı, elyazmaları hazırlamayı kendilerine amaç edinmiş barışçı rahipler yer almaktadır. Bu rahiplerden, el yazması işinde çok usta bir rahip, büyük bir suç işler ve ölüm cezasına çarptırılır. Bu cezadan kurtulamayacağını anlayan rahip, kurtulması karşılığında kilisenin gördüğü en büyük Ortaçağ el yazmasını yazacağına yemin eder. Ardından rahibe bir gün süre verilir ve önüne çeşitli mürekkepler ve deriler konulur. Kapılar kapatılır ve herkes rahibin nasıl bir eser çıkaracağını beklemeye başlar. Günün doğmasına saatler kala içeriden garip sesler gelmeye başlar. Bazı rahipler korkar ve kapıdan uzaklaşır ancak süre bitmiştir. Kapılar açıldığında, baygın halde duran rahip ve yazdığı kitaptan başka bir şey yoktur.

Bu efsaneye göre rahip, kitabı yazarken bütün ustalığına ve çabalarına rağmen bir gecede elyazmasını tamamlayamayacağını anlar ve sabaha karşı Şeytana yardım için yalvarır. Şeytan, kütüphanede belirir ve rahibin yanına gelir. Ancak, yardımı için iki koşul sunar; birincisi, rahibin ruhunu kendisine satması, ikincisi ise İncil’in sayfalarından birine kendi resminin çizilmesidir. Gece boyunca süren pazarlık, güneş doğarken sona erer. Ölümden kurtulmak isteyen rahip Şeytanın isteklerini kabul eder ve Şeytan İncili böylece ortaya çıkar. Kitabı gören rahipler, hayranlık ve saygıyla bu harika renklerle bezenmiş olağanüstü kitabı karıştırmaya başlarlar. İncil’deki kutsal satırlar okunurken, birden çevrilen sayfalardan birinde inançlı insanların en büyük düşmanı olan Şeytanla karşı karşıya gelirler. İncil’in ortalarında bir yerde, tam bir sayfa boyutlarında boynuzlu ve çıplak bir şeytan, gözlerini okuyucuya dikmiş olarak yer almaktadır.
Bilim insanları, Codex Gigas hakkında anlatılan hikâyelerin gerçekle bir bağlantısının olmadığını söylemektedir. Codex Gigas gerçekte, Çekler tarafından kutsal bir kitap olarak görülmekte ve dünyanın 8. harikası olarak kabul edilmektedir. Ancak, 30 Yıl Savaşları olarak bilinen savaşta İsveçlilerin galip gelmesiyle, kitap İsveç’e götürülür. Götürüldükten 50 yıl sonra İsveç Sarayı’nda çıkan bir yangın, kitabın zarar görmesine sebep olur. Ancak kim olduğu bilinmeyen birinin sayesinde kitap tamamen yanmaktan kurtarılır. Bu olay, yine bir gizem olarak kalır. Çünkü yangın esnasında hazinelerin bulunduğu odanın kapısı kilitli ve odada o esnada kimse yoktur. Odada kilitli bulunan hazinelerin tamamı yanarken Şeytanın İncili pencereden atılarak yanmaktan kurtarılmış ve sadece kapağı zarar görmüştür.

WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
