Yunan hekim olan Hipokrat; MÖ 460 ile MÖ 375 yılları arasında yaşamıştır. Hekim bir babanın oğlu olan Hipokrat, Yunanistan’a bağlı Kos Adası’nda doğmuştur. Yaptığı bilimsel gözlem ve çalışmalarla, tıp alanında öncü olmuştur. Dört Humor kuramı, Hipokrat yemini, Hipokrat Korpus adlı koleksiyon, Hipokrat’ın tıp alanında bıraktığı önemli kaynaklardır.
İnsanların hastalıkları; boş inançlara ve tanrıların gazabına yorduğu bir dönemde, tüm hastalıkların doğal bir nedeni olduğunu bilimsel olarak ortaya çıkarmıştır. Çalışmalarını gözlem üzerine oturtmuş, tıp konusunu bilim ve sanat haline dönüştürmüştür. Hipokrat, tıp ilmini öğrenmeye ve öğretmeye adayan ilk tıp okulunu kurmuştur. Bu sebeple Hipokrat, ‘’Tıbbın Babası’’ olarak kabul edilmektedir.

Ünlü Hipokrat yemini de olmak üzere, günümüze kadar gelmeyi başarmış yaklaşık 60 tıbbi yapıt, Hipokrat ile ilişkilendirilmektedir. Bu yapıtlar ‘’Hipokrat Korpus’’ adı verilen bir koleksiyonda bir araya getirilmiştir. Yapıtların tamamı Hipokrat tarafından yazılmamış olsa bile, bunların Hipokrat’ın felsefesinin bir yansıması olduğu bilinmektedir. Hipokrat ile beraber tıbbi uygulamalar yeni bir yöntem kazanmış, böylece daha bilimsel ve rasyonel bir tıp görüşü ortaya çıkmıştır.
Hipokrat sara ve zatürre gibi hastalıkların belirtilerini ilk tanımlayan kişidir. Duygu ve düşüncelerin kalpten kaynaklandığı düşüncesine değiştirerek, bu duyguların beyinden kaynaklandığı fikrini ortaya çıkarmıştır. Aristoteles’in öğrencilerinden biri olan Menon yazdığı tıp tarihinde, hastalıkların nedeni konusunda Hipokrat’ın çeşitli görüşlerine özel olarak değinmiştir. Menon’un aktardığı bilgiler de, Hipokrat’ın temel hastalık kuramı şu şekildedir; yanlış beslenmeden ötürü, sindirilemeyen bazı atıkların buhar çıkardığı ve bunların vücuttan atılamayarak birçok hastalığa sebep olduğu yönündedir.

Hipokrat’ın Dört Humor Kuramı
Hipokrat’ın geliştirdiği kurama göre, 4 yaşamsal sıvının olduğu kabul edilir. Bu sıvıların tümüne, Latincede sıvı anlamına gelen ‘’Humor’’ adı verilmektedir. Bu kuramın geliştirilmesinde, Aristoteles ve Galen’in de katkısı bulunduğu düşünülmektedir. Bu yaşamsal sıvılar; sarı safra, kara safra, kan ve balgamdır.
Her bir sıvı; (toprak, su, hava, ateş ) elementleriyle, (soğuk, sıcak, ıslak, kuru) belirli özelliklerle, bazı organlarla ve bazı yaşlarla ilişkilendirilmektedir. Bu sıvılar; mevsimlerin ve gezegenlerin yaptığı etkinin yanı sıra, organlar ve yaşlar arasındaki etkileşimlere de sebep olmaktadır. Bu etkileşimler, kişinin bedensel ve ruhsal sağlığını belirlemektedir. Ayrıca sıvılar kişinin mizacını ve kişiliğini de etkilemektedir. Yaş, cinsiyet, duygular ve mizaçtan doğan farklılıklar; sıvıların birbiriyle olan etkileşimine bağlanmaktadır.
Sıcaklık harekete yöneltirken, soğuk ise bunu bastırmaktadır. Kolay sinirlenen bir mizaca sahip kişiler cesaretli davranırken, ilgisiz mizaca sahip kişiler ise korkakça davranmaktadır. Gençlik sıcak ve ıslak bir dönemken, yaşlılık soğuk ve kuru bir dönemdir. Bu kurama göre sağlığın anahtarı, sıvıları dengede tutmaktır. Sıvıları dengede tutmanın en önemli yolu ise Hipokrat’ın en ünlü sözü olan; ‘’besinler ilacınız, ilacınız besinler olsun’’ sözüdür.

Ünlü Hipokrat Yemini Nedir?
Hipokrat’ın yaşadığı dönemde; genç hekimler, toplanılan loncalara kabul edilirken, Hipokrat yemini ederlerdi. Bu yemin günümüzde de hala geçerliliğini korumaya devam etmektedir. Eskiden yapılan Hipokrat yemininde; tıp tanrısı olarak kabul edilen Asklepios adına yemin edilirken, günümüzde ise kutsal inançlar üzerine yemin edilmektedir.
Hipokrat Korpus içerisinde de yer alan Hipokrat yemini, antik bir ahlak kuralıdır. Bu yemin yaygın olarak Hipokrat’a atfedilmiş olsa da, gerçekten Hipokrat tarafından yazılıp yazılamadığı tam olarak bilinmemektedir. Günümüzde yapılan Hipokrat yemini de tam olarak bir ant olmanın dışında, tıbbi ahlak ve ilkelerin tarihi bir örneği olarak kabul edilmektedir.
Orijinal Hipokrat yemininde hekimler; Yunan sağlık tanrı ve tanrıçalarına, bu yemine ellerinden geldiğince sadık kalacaklarına dair ant içerlerdi. Hipokrat yemininde; günümüz hekimleri tarafından uygulanmasının güç olduğu birtakım kurallar yer almaktadır. Örnek olarak; Tıp öğrencilerinden okul harcı alınmaması, hekimlerin asla bıçak kullanmaması, öğrencilerin öğretmenlerine kendi ailesiymiş gibi davranması, hocasını babası gibi tanıması ve rızkını onunla bölüşmesi gibi kurallardır.
Günümüzde doktorların birçoğu Hipokrat yemininin; günümüz ekonomik, siyasi ve toplumsal sorunlarını ele almasında yetersiz olduğunu düşünmektedir. Yine de bu yeminin bazı ilkeleri doktorlar tarafından hala önemli görülmektedir. Bunlardan bazıları; hastayı ellerinden geldiğince tedavi etmek, zarardan ve adaletsizlikten sakınmak, hasta mahremiyetini korumak ve tıbbın sırlarını gelecek nesillere öğretmek şeklindeki ilkelerdir.

Hipokrat Korpus Koleksiyonu
Hipokrat Korpus; tıbbi konular üzerine yazılmış, tıbbi yapıtlar dizisini oluşturmaktadır. Günümüze gelen en eski tıbbi yapıtlar olduğu düşünülmektedir. Tıp üzerine yazılmış notlar, ders kitapları, araştırmalar, vakalar ve felsefi makaleler içeren, yaklaşık 60 metin ve kitaptan oluşan bir koleksiyondur. Tarihçiler bu eserlerin; Hipokrat’ın yaşadığı dönemde ve sonrasında tıbbi uygulamalarda bulunmuş, çok sayıda hekim tarafından yazıldığını düşünmektedir. Eserler milattan önce 3. Yüzyılda, Mısır’ın İskenderiye şehrinde bir araya getirilmiştir. Tüm hekimler tarafından, standart bir başvuru kaynağı haline gelmiştir. Eserlerde bahsedilen öğretilerin çoğu 19.yüzyılda yaygın olarak kullanılmıştır.

