Peygamberler arasında sabrı ile tanınan Hz. Eyüp Peygamberin sabır makamı, peygamberler şehri olarak da bilinen Şanlıurfa ilinde yer almaktadır. Kutsal kitaplarda ismi zikredilen Hz. Eyüp Peygamber, İsrailoğullarına gönderilen bir peygamberdir. Peygamberliği döneminde amansız bir hastalığa yakalanmış ve iyileşene kadar bir mağarada çile çekmiştir. Uzun yıllar bu hastalığa sabretmiş ve halinden hiç şikâyet etmemiştir. Hz. Eyüp Peygamberin sabır makamı olarak bilinen çile çektiği kutsal mağara, sabır dileyenler tarafından yoğun ilgi görmektedir.
Hz. Eyüp Peygamberin sabır makamı, Şanlıurfa il merkezine 10 kilometre mesafededir. Sabır makamının bulunduğu yerde Hz. Eyüp Peygamberin içerek iyileştiğine inanılan şifalı su kuyusu yer almaktadır. Hz. Eyüp Peygamberin türbesi Viranşehir ilçe sınırları içerisindeki Eyüp Nebi köyünde yer almaktadır. Köyde, Eyüp Peygamberin hanımı Rahime Hatun’un ve Hz. Elyesa Peygamberin mezarları bulunmaktadır. Aynı zamanda türbelerin hemen yakınında Hz. Eyüp Peygamberin sabır taşı bulunmaktadır.

Hz. Eyüp Peygamberin Hayatı
Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen peygamberlerden biri olan Hz. Eyüp Peygamber sabrı ile müminlere örnek gösterilmiş, Allah tarafından kendisine ilim ve hikmet vermiştir. Şam ve ya Mezopotamya bölgesinde dünyaya gelmiştir. Hz. İbrahim Peygamberin neslinden olup, Hz. Yakup’un yeğenidir. Annesi Hz. Lut Peygamberin kızıdır. Kur’an-ı Kerim’de örnek bir peygamber olarak gösterilen Hz. Eyüp Peygamber, kendisine vahiy indirilen peygamberlerdendir. Peygamberliği döneminde kendisine çok az kişi iman etmiş ve kavmini hak yoluna döndürmek için uğraşmıştır.
Hz. Eyüp Peygamber çok evladı ve malı olan zengin bir kişidir. Allah tarafından zenginliği ve sağlığı ile imtihan edilmiştir. Evi yanmış, tüm zenginliği yok olmuş, evlatları ise teker teker ölmüştür. Daha sonra hastalanan Hz. Eyüp Peygamberin derisi pul pul dökülmüş ve vücudunda yaralar açılmaya başlamıştır. Yaralarında kurtların oluşmasına rağmen şükrünü, sabrını, namaz ve ibadetini hiç aksatmamıştır.

Bulaşıcı bir hastalığa tutulması sebebiyle yakın akrabaları ve çevresi kendisinden uzaklaşmıştır. Bu sebeple günümüzde sabır makamı olarak ziyaret edilen mağaraya sığınmış, günlerce orada kalmıştır. Mağarada kaldığı süre boyunca eşi yanından hiç ayrılmamıştır. Böyle bir durumda şeytan kendisine musallat olmuş, kalbine vesvese vererek ibadetinden alıkoymaya çalışmıştır. Fakat Hz. Eyüp Peygamber hiçbir zaman şikâyet etmemiş, her defasında sabırla şükür etmiştir.
Hastalığı çok ilerleyip kalbine sirayet etmeye başlamıştır. Bu sebeple Allah’a ”Bana gerçekten hastalık isabet etti. Sen merhametlilerin en merhametlisisin” diyerek dua etmiştir. Duasını kabul eden Allah’u Teâla topuğunu yere vurmasını, çıkacak olan su ile yıkanmasını ve içmesini emretmiştir. Hz. Eyüp Peygamber topuğunu yere vurduğu zaman mucize gerçekleşmiş ve yerden şifalı su fışkırmıştır. Bu sudan yıkanarak içen Hz. Eyüp Peygamber, vücudunun hem içi hem dışı temizlenmiş hastalıktan kurtulmuştur. Günümüzde sabır makamının hemen yanında bulunan bu kuyudan çıkan şifalı su, halk tarafından şifa bulmak amacıyla kullanılmaktadır.

Hz. Eyüp Peygamberin Sabır Taşı
Sabır taşının, Hz. Eyüp Peygamberin hastalık çektiği sıralarda yaslandığı bir kaya olduğu belirtilmektedir. Anlatılanlara göre Hz. Eyüp Peygamber çektiği büyük acılara sabrederken, yaslandığı bu kaya acıya dayanamayarak parçalanmıştır. Hz. Eyüp Peygamberin türbesinin hemen yakınında bulunan bu kaya, etrafı çevrilerek koruma altına alınmıştır.

Hz. Elyesa Peygamberin Türbesi
Hz. Elyesa Peygamber İsrailoğullarının ıslahı için uğraşmış, tebliğ vazifesi yapmıştır. Hz. Elyesa Peygamberin türbesi, Hz. Eyüp Peygamberin türbesinin 500 metre güneybatısında yer almaktadır. İnanışa göre Hz. Elyesa Peygamber; Hz. Eyüp Peygamberi ziyaret etmek istemiş, uzun süren zorlu bir yolculuktan sonra bulunduğu köye ulaşmıştır. Bulunduğu köyün Hz. Eyüp Peygamberin yaşadığı köy olduğunu bilmemektedir.
Bu durumda insan kılığına giren şeytan karşısına çıkmış ve “Ey yaşlı insan boşuna yorulma! Eyüp’ü bulamazsın, O buralardan göç etti çok uzaklara gitti. Bu yaşlı halinle O’nu bulman mümkün değil” diyerek kandırmıştır. Hz. Elyesa Peygamber artık çok yaşlı olduğu için yürüyecek gücü kalmamış ve orada Rabbine sığınarak ruhunu teslim etmiştir.

Hz. Elyesa Peygamberin türbesinde bir de ağaç gövdesi bulunmaktadır. Bu ağacın Hz. Elyesa Peygamberin dayandığı ve o öldükten sonra ağaca dönüşerek büyüyen asası olduğu söylenmektedir. Hz. Elyesa Peygamber öldükten sonra türbesinin hemen yanında büyüyen ağacın yapraklarında, Allah ve Muhammed yazılı olduğu söylenmektedir. Türbenin yapımı aşamasında ağacı kesmek istemişler, fakat hiçbir kesici alet bu ağacı kesememiştir. Türbenin yapımından vazgeçilmiş ve ağaç öylece bırakılmıştır. Fakat daha sonra çıkan bir fırtınada, bu ağaç Allah tarafından gövdeden kırılmıştır. Böylece türbenin yapımı gerçekleştirilebilmiştir.


Yazı için teşekkür ederiz, görerek gezerek anlamak da nasip olur inşallah
Biz teşekkür ederiz. Görmek nasip olur inşallah