Hz. Musa Peygamber, Kur’an-ı Kerim’de çokça bahsi geçen bir peygamberdir. Hz. Musa peygamberin hayatı zorluklarla geçmiştir. Özellikle Firavun ile mücadelesi tarihi kaynaklarda anlatılmaktadır. Firavun tarihte yaptığı zalimlikler ile bilinen acımasız Mısır Kralıdır.
Hz. Musa peygamberlik vazifesi verildikten sonra, İsrail oğulları ile birlikte Mısır’dan çıkabilmesi için Kızıldeniz’i geçmesi gerekmiştir. Zulmün ve adaletsizliğin çok yaygın olduğu bir ortamda doğan Hz. Musa, hayatının her döneminde Allah’ın korumasıyla birçok mucize yaşamıştır. Bunlar arasında en bilineni hiç şüphesiz asasıyla denizi yarmasıdır. Hz. Musa ve İsrail oğullarının, Kızıldeniz’i geçerken yaşadıkları mucize birçok araştırmaya konu olmuştur.
Yapılan bazı arkeolojik araştırmalarda, Mısır’dan çıktıktan sonra Kızıldeniz’e kadar izlenen yol ve Firavun ile Hz. Musa Peygamberin karşı karşıya kaldıkları yerler de tespit edilmiştir. Kuran’da da bildirildiği üzere Allah tam bu sırada denizi yarmış, Hz. Musa ve İsrail oğulları kurtulmuştur. Firavun ve adamları ise azgın suların altında kalmıştır.
Bilim Mucizeyi Nasıl Açıklamıştır?
Bilimsel araştırmalar sonucunda Hz. Musa’nın, Kızıldeniz’i geçtiği yer olarak belirlenen bölge, coğrafi açıdan dağlarla çevrili bir konumdadır. Ayette de belirtildiği gibi gidilebilecek tek yer önlerindeki Kızıldeniz’dir. Çünkü arkalarında Firavunun ordusu bulunmaktadır. Allah, Hz. Musa’ya asasını kullanmasını emretmiş, Hz. Musa’da bu emre uymuş ve bu vesile ile deniz ikiye ayrılmıştır. Ancak aynı yolu izleyerek karşı sahile geçmeye çalışan Firavun ve ordusu denizin kapanmasıyla boğularak helak olmuştur.
Bu bilgiler doğrultusunda araştırma yapan bilim insanları, bir takım inceleme ve çalışmalardan sonra, denizin nasıl ikiye ayrıldığı konusunda çarpıcı sonuçlara ulaşmışlardır. Araştırma sonuçları Kur’an’da bahsedilen olayla tamamen aynıdır. Kızıldeniz’in ortadan ikiye ayırılmasının mümkün olduğu kanıtlanmıştır.
Araştırmacılar mucizenin olasılık hesabının aksine, mucizeyi oluşturabilecek koşulları incelemişlerdir. Yaklaşık altı ay süren araştırmanın başlangıç noktasını, denizdeki dev bir kayalık oluşturmuştur. Kayalığın su seviyesi üzerinde kalmasını sağlayacak fırtınanın şiddeti ve rüzgârın hızı hesaplanmıştır. Hızı saatte 100 kilometreye ulaşan rüzgâr, denizin çekilmesine neden olmuş ve kayalık su seviyesinin üzerine çıkmıştır. Suların çekildiği durumda İsrail oğullarının kayaları izleyerek karşı kıyıya ulaşabileceği sonucuna varılmıştır. Rüzgârın kesilmesi ile kayalar yeniden sular altında kalmış, onları takip eden Firavun ve ordusu boğulmuştur. Bu olay mucizenin bilimsel yönünü açıklamaktadır.
Fakat unutulmamalıdır ki, bu doğa olayının her zaman olma ihtimali vardır. Allah’ın dilemesi ile rüzgârın hızı, yeri ve zamanı gibi koşullar uygun hale geldiğinde bu mucize yeniden yaşanabilir. Ancak konunun asıl mucizevi yönü, bu olayların tam da Hz. Musa ve İsrail oğullarının ihtiyaç olduğu zaman da ortaya çıkmasıdır. Hiç şüphesiz Allah müminlerin duasına icabet eden merhamet sahibi olandır.

