Hz. Yuşa Aleyhisselam Türbesi; İstanbul’un Anadolu Kavağında Beykoz ilçesinde yer alan Yuşa Tepesindedir. Üç farklı dine mensup inananlar tarafından korunan türbe, Ramazan ayında binlerce ziyaretçi tarafından ziyaret edilmektedir. Ziyaretçilerin en çok dikkatini çeken özellik ise türbenin diğer türbelere göre oldukça farklı olan 17 metre uzunluğu ve 2 buçuk metre genişliğidir. Hem Müslümanlar hem de Yahudiler ve Hristiyanlar, Hz. Yuşa Aleyhisselam’ın hatırasını yaşatmak için bu türbeyi korumaktadır. Ramazan ayında yapılan ziyaretler, bu dinler arasındaki hoşgörü ve saygı kültürünü de yansıtmaktadır.

Hz. Yuşa Aleyhisselam Kimdir?
İsrailoğullarının lideri olarak bilinen Hz. Yuşa Aleyhisselam, Hz. Musa Peygamberin ölümünden sonra lider olarak tayin edilmiştir. Aynı zamanda Hz. Musa Peygamberin çağdaşıdır. Hikâyesi, Çıkış, Sayılar ve Yuşa Kitabı’nda (veya Yeşu Kitabı) anlatılır. Yeşu, Yahudi kutsal kitabında hem askeri bir lider hem de peygamber olarak takdim edilir. Tora’da, adının Efraim kabilesinden Nun oğlu Hoşea olduğu ve Hz. Musa’nın ona Yuşa olarak hitap ettiği belirtilir. Hz. Yuşa, İsrailoğulları Mısır’dan ayrılmadan önce Mısır’da doğmuştur.
Hz. Musa tarafından Kenan topraklarını araştırmak üzere gönderilen on iki casustan biridir. Hz. Musa’nın ölümünden sonra, Kenan topraklarını fethedip onları on iki kabile arasında bölüştürmüştür. Bu anlatılanların gerçekleştiği yıllardır akademik tartışmaların konusudur. Tora’ya göre, Hz. Yuşa MÖ 1450 ile MÖ 1370 yılları arasında veya Bronz Çağı’nın sonlarında yaşamıştır, ancak Yuşa Kitabı’nda 110 yaşında öldüğü anlatılır. Şiilikte, Hz. Yuşa’nın imam olduğuna inanılır.

Hz. Yuşa Peygamber, yaşamı boyunca pek çok mucize gerçekleşmiştir. İsmi, İbranice kökenlidir ve günümüzde İstanbul’da bulunan türbesi, İslam ve diğer dinlere mensup inananlar tarafından ziyaret edilmektedir. Hz. Yuşa Aleyhisselam’ın boyu orta boylu olarak tarif edilmiş ve güzel bir yüzü olduğu belirtilmiştir. Bu yüzünden Hz. Yusuf Aleyhisselam’a benzetildiği söylenmektedir. Hz. Yuşa Peygamber ayrıca son derece kahraman ve cesur bir kişi olarak tanınmakta ve iyi bir savaşçı olduğu bilinmektedir.
Hz. Yuşa Aleyhisselam’ın tam adı Kur’an-ı Kerim’de geçmemektedir. Ancak Hz. Musa’nın kıssalarından birinde bahsedilir ve Musevi kutsal kitabı olan Tevrat’ta adı geçer. Hz. Yuşa Aleyhisselam’ın en önemli mucizelerinden biri, Ürdün nehrinin yarılmasıdır. Kenan topraklarını fethetmek için Ürdün’e gelen ordusu için Ürdün nehrini yarmıştır. Ayrıca Hz. Yuşa Peygamber, melekler tarafından desteklendiği ve meleklerle konuştuğu bilinmektedir. Kendi ordusu, görünmez ordular olan melekler tarafından desteklenmiştir.

Türbenin 17 Metre Olmasının Sebebi
Hz. Yuşa Aleyhisselam Türbesi’nin yanında Hz. Yuşa Camisi bulunmaktadır. Tarihin ilk dönemlerinden bu yana, bölge her din tarafından kutsal bir alan olarak ilan edilmiş ve farklı dinlere mensup insanlar tarafından tapınaklar inşa edilmiştir. Bölge daha önce Zeus Tapınağı ve Hagios Michael Kilisesi’ne de ev sahipliği yapmış, ancak bu yapılar deprem sırasında yıkılarak günümüze kadar ulaşamamıştır.
1755 yılında inşa edilen mescidin ardından, Hz. Yuşa Aleyhisselam’a ait olduğuna inanılan mezarın etrafına koruma amaçlı bir duvar örülmüştür. Ancak Hz. Yuşa Camisi, sonraki yıllarda bir yangın geçirmiştir. Sultan Abdülaziz döneminde cami, ilk haline uygun olarak yenilenmiş ve gerekli bakımı sağlanmıştır. Bölgeye ”Yuşa Alleyhisselam Dergâhı” veya ”Hz. Yuşa Tepesi” de denmektedir.
Hz. Yuşa Aleyhisselam Türbesi, bu tepe üzerinde konumlandırılmıştır ve mezarın tam uzunluğu 17 metredir. Ancak bu uzunluk, Hz. Yuşa Aleyhisselam’ın boyuyla ilgili değildir. Tam olarak nerede yattığı bilinmediğinden dolayı, cenazenin korunması amacıyla 17 metrelik bir alanın koruma altına alınması kararlaştırılmıştır.

Hz. Yuşa Aleyhisselam Tepesinin Hikâyesi
Kanuni Sultan Süleyman’ın sütkardeşi Şeyh Yahya Efendi, bir gün rüyasında Hz. Yuşa Aleyhisselam’ı görür ve kendisine “Ben şu tepede yatıyorum, gel ve beni bul” der. Ancak Şeyh Yahya Efendi bu rüyayı dikkate almaz ve tepedeki mezarı ziyaret etmez. Ertesi gece aynı kişi tekrar rüyasına girer ve “Gelmedin, yarın gel ve beni bul” der. Bunun üzerine Şeyh Yahya Efendi Hz. Yuşa’nın mezarının yerini araştırır ve mezarın Filistin’de olduğu hakkında bazı bilgilere ulaşır. Böylece Yahya Efendi rüyada gördüğü tepeye yine gitmez ve rüyayı ciddiye almaz.
Birkaç gün sonra, yine aynı rüyayı görür ve bu sefer rüyasında gördüğü yere gider. Orada bir çobanla karşılaşır ve çobana bölgede ilginç bir durumla karşılaşıp karşılaşmadığını sorar. Çoban, hayvanlarının hiçbir zaman basmadığı yemyeşil bir çimenlik alanı gösterir. Bu, Hz. Yuşa Aleyhisselam’ın mezarının olduğu yerdir. Şeyh Yahya Efendi, bulduğu bu yere hemen bir türbe yaptırmak için Sultan Süleyman’a gider ve durumu anlatır. Sultan Süleyman da derhal bir türbe yaptırır. O günden sonra Şeyh Yahya Efendinin bulduğu yer, Hz. Yuşa Aleyhisselam’ın türbesi olarak bilinmektedir.


Çok güzel bir içerik, kaleminize emeğinize sağlık
çok teşekkür ederiz sizinde yüreğinize sağlık
Sakın siyonistler bilmesin burayıda.vadedilen topraklara hesap kitap yaparlar onlar canavar bir millettir