Deniz kızları, efsanevi varlıklar olarak uzun yıllardır insanların hayal gücünü süsleyen bir konu olmuştur. Ancak Japonya’nın Honshu Adası’nda 1700’lerde bulunan ve 300 yıl boyunca sırlarını koruyan bir deniz kızı mumyası, bu efsanevi varlıkların gerçek olup olmadığı sorusunu yeniden gündeme getiriyor.
30 santimetre uzunluğundaki bu esrarengiz mumya, kuyruğu, tırnakları, dişleri, kafasında kılları ve alt gövdesindeki pullarıyla dikkat çekiyor. Günümüz teknolojisiyle incelenmeye başlanan bu mistik varlık, Antik Yunan destansı şairi Homeros’un anlattığı hikâyeleri bile geride bırakacak gibi görünüyor.

Deniz Kızı Mumyası Bilim Dünyasını Şaşırtan Bir Öyküye Sahip
Japonya’da bulunan bir tapınakta tespit edilen yaklaşık 300 yıllık “deniz kızı” mumyası, radyokarbon tarihleme ve DNA analizi ile incelendi. Bu analizler, bilim insanlarına asırlar öncesinde insanlar tarafından tapınılan korkunç bir “oyuncak” olduğu düşünülen mumyanın, daha önce düşündüklerinden daha tuhaf olduğunu ortaya çıkardı.
Araştırmacılar, 2022’de Okayama Eyaleti’nde bir Japon tapınağında keşfedilen, kapalı bir ahşap kutunun içinde bulunan 30,5 santimetre uzunluğundaki deniz kızını incelediler. O dönemde, araştırmacılar, bu yaratığın, kafası kesilmiş bir balığa dikilmiş bir maymunun gövdesinden ve kafasından yapıldığını düşünüyorlardı. Bu rahatsız edici melez, Japon mitolojisindeki bir Ningyo’yu anımsatıyordu; efsanelere göre hastalıkları iyileştirdiği ve ömrü uzattığı söylenen, insan kafası olan balığa benzer bir yaratık.

Ancak, yeni bulgular, bu mumyanın sadece kafası kesilmiş bir balık ve maymunun birleşiminden ibaret olmadığını gösteriyor. 40 yıldan uzun bir süre önce tapınakta cam bir vitrinde sergilenen bu tuhaf yaratık, bilim dünyasını şaşırtan bir öyküye sahip.
Mumya kutusundaki bir mektup, bu tuhaf yaratığın iddialara göre 1736 ile 1741 yılları arasında bir balıkçı tarafından yakalandığını belirtiyor. Ancak, araştırmacılar tarafından yapılan inceleme, bu tarihi olayın gerçekliğini sorguluyor ve muhtemelen onlarca yıl sonra, varlıklı insanlara satmak amacıyla sağlıklarını iyileştirmek veya ömrü uzatmak isteyenler için bir aldatmaca olarak yaratıldığını düşündürüyor.
Japonya’daki Kurashiki Bilim ve Sanat Üniversitesi’nden araştırmacılar, 2022 Şubat’ının başlarında, tapınak rahiplerinin izniyle, “deniz kızını” incelemek üzere harekete geçtiler. X-ışını ve Bilgisayarlı Tomografi taraması, radyokarbon tarihlemesi, elektron mikroskobu ve DNA analizi gibi çeşitli teknikleri kullanarak, bu ürkütücü eseri detaylı bir şekilde araştırdılar. Ekip, 7 Şubat’ta elde ettikleri bulguları yayınladı ve ortaya çıkan bilgiler, deniz kızının doğası hakkında önceki tahminlerden çok daha garip olduğunu gösterdi.

Elde edilen sonuçlar, deniz kızının gövdesinin bir maymuna ait olmadığını, bunun yerine boyundan bele uzanan metal iğnelerle bir arada tutulan kumaş, kâğıt ve pamuktan oluştuğunu ortaya koydu. Ayrıca, kum ve odun kömürü karışımından yapılmış bir macunla boyanmıştı.
Ancak, ilginç bir şekilde, deniz kızının gövdesi diğer hayvanlardan alınan bileşenlerle kaplıydı. Büyük olasılıkla kirpi balığına ait olan memeli kılı ve balık derisi, kolları, omuzları, boynu ve yanaklarını kaplamaktaydı. Ayrıca, deniz kızının çenesi ve dişleri muhtemelen yırtıcı bir balıktan, pençeleri ise keratin yapıdan gelmiş olabilir ki bu da gerçek ama tanımlanamayan bir hayvandan türemiş olabileceğini düşündürmektedir. Deniz kızının alt yarısı ise bir balığa ait izler taşıyordu. yaratığın yapısının daha önce düşünüldüğünden çok daha karmaşık ve çeşitli olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, deniz kızından herhangi bir tam DNA tespiti gerçekleştirememiş olsalar da, pulların radyokarbon tarihlemesi, bu öğelerin 1800’lerin başlarına kadar uzanabileceğini gösterdi.
Yapılan yeni analiz, deniz kızının büyük olasılıkla insanları Ningyos’un varlığına ve sözde iyileştirme yeteneklerine inandırmak amacıyla özellikle yaratıldığını ortaya koymaktadır. Ancak, bu eserin arkasındaki düzenbazların, sahte yaratığı oluşturmak için beklenenden çok daha fazla çaba harcadıkları da görülmektedir.
Japonya’da bulunan 14 başka “deniz kızı” daha olduğu belirtiliyor ve araştırmacılar, şimdi bu diğer örnekleri karşılaştırmak ve incelemek amacıyla analiz etmeyi umuyorlar. Bu, benzer sahte yaratıkların ortaya çıkışını ve geçmişteki bu tür olayların daha geniş bir bağlamını anlamak için önemli bir adım olabilir.

WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!

Açıklayıcı olmuş, gerçekten insanlar nelere inanmış ve inandırmak için ne saçmalıklara uğraşmış görmek ilginç