Denizli’nin Pamukkale’si dünya çapında bilinse de, yerin altındaki bu gizli güzellik henüz pek çok kişi tarafından keşfedilmedi. Doğanın mucizevi dokunuşlarını gözler önüne seren Kaklık Mağarası, sarkıtları, dikitleri ve Pamukkale’ye benzeyen traverten basamaklarıyla ziyaretçilerine büyüleyici bir deneyim sunuyor.

Mağara, Pamukkale’deki travertenlere benzer özellikler taşıyan traverten basamaklarıyla da öne çıkar. Bu nedenle “Küçük Pamukkale” ya da “Mağara Pamukkale” olarak anılmaktadır. Kaklık Mağarası’nın içinde, termal su kaynakları da bulunmaktadır. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Pamukkale’nin yer altındaki benzeri olarak kabul edilen Kaklık Mağarası, her geçen yıl daha fazla ziyaretçi ağırlıyor.

Kaklık Mağarası, Denizli-Ankara karayolu üzerinde, Denizli il merkezine yaklaşık 30 km mesafede yer alan Honaz ilçesine bağlı Kaklık kasabasında bulunmaktadır. Bu eşsiz mağara, travertenleri, termal su havuzları, yeşilin farklı tonlarına bürünen yosunları ve 32 derece sabit sıcaklığıyla dikkat çekiyor. 21 yıldır turizme katkı sağlayan Kaklık Mağarası, büyüleyici atmosferiyle doğaseverlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Kaklık Mağarası’nın Jeolojik Yapısı
Aktif bir mağara olan Kaklık Mağarası, düden-kaynak ve çöküntü obruğu özellikleri taşır. Mağaranın çevresini Mesozoik dönemine ait kireçtaşları, eeosen dönemi marn, kil, kumtaşı ve konglomeraları ile miyosen-pliyosen yaşlı kil, kum, marn ve kalkerler, ayrıca kuvaterner dönemine ait traverten ve alüvyonlar çevreler.

Yapısal olarak, büyük bir yer altı deresi tarafından şekillendiği ve tavan çökmesiyle oluştuğu düşünülmektedir. Obruk gelişimi gösteren mağarada, büyük bir traverten kitlesi de dikkat çeker. 1839 yılında iki Fransız kaşif tarafından keşfedilen bu mağara, doğal bir çökme sonucu oluşmuştur. Daha sonra sulama amaçlı kullanılan bir bölge kırılarak açığa çıkartılmış ve 2002 yılında halka açılmıştır.

Pamukkale Benzeri Travertenler ve Su Kaynakları
Pamukkale travertenlerine benzer travertenler, mağaranın hemen yanı başındaki Kokarhamam Pınarı’nın (diğer adıyla Haydarbaba Pınarı) mağaraya şelaleler oluşturarak dökülmesi sonucunda meydana gelmiştir. Basamaklar şeklinde havuzlar oluşturan bu travertenler, günümüzde de gelişimlerini sürdürmektedir. Ayrıca mağaranın kuzey duvarından akan küçük şelaleler, duvarlarda da traverten oluşumuna neden olmaktadır.
Doğal Işık ve Bitki Örtüsü
Kaklık Mağarası, geniş ve dairesel bir girişe sahiptir ve büyük bir kısmı güneş ışığını alabilmektedir. Bu ışık, mağara duvarlarında yosun ve küçük sarmaşıkların gelişmesine olanak tanır. Gün içerisinde yeşilin farklı tonlarına bürünen bu bitkiler, mağaraya son derece özgün ve estetik bir görünüm kazandırmaktadır.

Termal Suların Şifalı Etkisi
Mağara içinde bol miktarda bulunan termal sular, berrak ve renksiz olmasının yanı sıra kükürt kokusuyla da dikkat çekmektedir. Bu suların, bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği düşünülmektedir. Devlet Su İşleri tarafından açılan tünellerle mağaranın uzunluğu 465 metre olarak ölçülmüştür. Ayrıca mağara içerisinde kükürt oranı yüksek bir akarsu da bulunmaktadır.

Turizm Potansiyeli
Denizli Valiliği’nin talimatıyla yapılan araştırmalar, Kaklık Mağarası’nın turizme kazandırılmasına katkı sağlamıştır. Bu doğal güzellik, hem yerli hem de yabancı turistler için keşfedilmeye değer bir alan olarak öne çıkmaktadır.

