Hindistan’ın Varanasi şehrinde yaşayan Aghori Kabilesi; 14. yüzyıldan bu yana varlığını sürdürmektedir. Hindu Tanrısı Şiva’ya tapan bu kabile, akıl sınırlarını zorlayacak tuhaf geleneklere sahiptir. Tanrının kusursuz düzeni içerisinde, kötülüklerden arınıp mükemmele ulaşmayı kendilerine amaç edinmişlerdir. Kabilenin bu amaç doğrultusunda dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen tuhaf gelenekleri arasında ölülerle ilgili olanı oldukça dikkat çekmektedir.
Günümüzde sayıları azda olsa hala varlığını sürdüren kabile için, ölüler her şeyden daha önemlidir. Düzenledikleri ölü ayinlerinden sonra, ölen kişinin gücü ve kabiliyetlerinin kendilerine geçtiğine inanmaktadırlar. Yakılan ölülerin külü ile vücutlarını boyayan kabile, bu işlemi gerçekleştirirken ölüm korkularının azaldığını düşünmektedir. Ritüeli gerçekleştirmek için 2 ya da 3 kadının katıldığı 10 – 12 kişilik kabile üyeleri toplanmakta ve uyuşturucu madde kullanmaktadır. Yakılan ölülerin külleri vücutlara sürülmekte ve dini şiirler söylenmektedir. Ritüel esnasında, ölü külleri ile vücutları boyanan birden fazla kişi kadınlarla birlikte olmaktadır.

Din görevlileri, çocuklar, hamile kadınlar ve hiç evlenmemiş olan kişiler öldüğü zaman yakılmamaktadır. Bu kişiler öldüğü zaman, cesetleri törenle nehre atılmakta ve daha sonra çıkarılarak etleri yenmektedir. Aynı zamanda kabile dışkı yemekte, ölülerle cinsel ilişkiye girmekte, insan eti ve ölünün beynini yemektedir. Böylece ölen kişinin tanrıya bağlı kalacağı düşünülmektedir.
Kabile üyeleri yaşadıkları bölge dışında hiç kimseyle sosyal ilişki kurmamaktadır. İhtiyaçlarını kendi aralarında gidermekte ve gelenekleri hakkında kimse ile bilgi paylaşımında bulunmamaktadır. Tanrıdan gelen hiçbir şeyin kötü olamayacağına inanan kabile için ölü eti tüketmek, dışkı ve idrar tüketmek iğrenç bir durum olarak görülmemektedir. Bu şekilde düşünülmediği takdirde, tanrıya olan sadakatin sarsılacağına inanılmaktadır. Kabile için bu gelenekleri yerine getirmek kutsal bir görevdir.

Kabile inancına göre tanrı Şiva mükemmeldir ve yapılan her şeyden o sorumludur. İnsan ruhu saf ve kusursuzdur, bu ruh ancak insani duygularla köreltilebilir. Bu sebeple en kirli şeylerde bile saflığı bulmayı amaçlamışlardır. “Karma Transferi” ismini verdikleri ritüeli, ölülerde ki kirliliği alarak başka hayvan veya insana geçirmek için yapmaktadırlar. Aghori olabilmek için 12 yıl süren bir eğitim ve pratik yapmak gerekmektedir. Bu şekilde aydınlığa ulaşılabileceği düşünülmektedir.
Kabile için sıradan bir durum olan ölü kafatasından su içmek ise, kötülüklerden arınmak adına yapılmaktadır. Hinduizm dinine inanan kabile, inanışlarına sıkı sıkıya bağlı olarak hayatlarını sürdürmektedir. Genellikle çıplak yaşayan ya da bir bez parçası ile örtünen kabile halkının vücutları her zaman ölü külü ile boyanmış durumdadır. Saçlarına önem veren kabile halkı, aksesuar olarak ölünün kafatası ve boncuk gibi parçalar kullanmaktadır. Hindistan halkından tepki alan kabile, sürgün olarak yaşamaktadır. Hindistan halkı kabileden fazlası ile korkmakta ve lanetli olduklarını düşünmektedir.

