Masai Mara Rezerv Bölgesi; Kenya’nın en geniş koruma bölgesidir. Masai Mara, Tanzanya sınırları içinde bulunan Serengeti Ulusal Parkı’nı da kapsar. Masai Mara’da yaşayan yerli halka Maasai halkı adı verilir. Bu isim yerel dilde “benekli bölge” anlamına gelmektedir. Masai Mara, özellikle kedilerin çeşitliliği ile ünlüdür. Ayrıca farklı zebra türleri de burada bulunabilir. Her yıl, temmuz-ekim ayları arasında Serengeti’nin büyük göçü olarak adlandırılan yer değiştirmeler yaşanmaktadır ve bir milyondan fazla antilop, Masai Mara’ya doğru göç etmektedir.
Başlangıçta, Masai Mara’nın toplam genişliği yaklaşık 1821 km2 idi ve bu alana Mara Triangle de dâhildi. Bölgede 1948 yılında kurulan vahşi yaşam sığınağı 520 km2’lik bir alana sahipti. Ancak, hayvan çeşitliliğinin artması nedeniyle bölge 1961 yılında doğuya doğru uzatıldı ve tam korumalı bir alan haline getirildi. İlk olarak Narok Ülke Konseyi (NCC) bölgeyi yönetti, ancak daha sonra bölgenin yaklaşık 162 km2’lik bir kısmı yerlilere geri verildi. 1976 yılında, rezerv bölgenin toplam yüzölçümü 1.510 km2 idi.

1995 yılında, TransMara Ülke Konseyi (TMCC) Masai Mara’nın batı kısmında kuruldu ve bu durum Masai Mara’nın kontrolünü TMCC ve Narok İlçe Belediyesi arasında paylaştırdı. Mayıs 2001’de, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Mara Koruma, Mara Triangle yönetimini devraldı. Bu sayede, Masai Mara’nın bir bölümü tamamen yerli halkın kontrolüne bırakılmış oldu.
Masai Mara’da Büyük Göç
Masai Mara Rezerve bölgesi, Mara ekosistemi olarak bilinen göç ve yer değiştirme sistemi ile tanınmaktadır. Mevsimsel yaşam farklılıkları bu bölgede önemli bir rol oynar. Her yıl bir saatli çalar saat hassasiyetinde gerçekleşen dünyanın sayılı doğal olaylarından biri tekrarlanır. Bu olay, yüzbinlerce hayvanın, aslan, timsah ve diğer tehlikelere rağmen besin kaynaklarını takip etmek ve üremek için uzun bir göç yolculuğuna çıkmasıdır. Bu göç, Afrika’nın sonsuz yürüyüşü olarak bilinir ve Serengeti, Victoria Gölü ve Masai Mara bölgelerini içerir.

Masai Mara, fil, bizon, aslan, leopar ve siyah gergedan gibi Afrika’nın büyük beşlisi olarak bilinen nadir hayvan türlerine ev sahipliği yapar. Bunların yanı sıra, ceylan, çakal, sırtlan, zebra, zürafa, antilop ve diğer birçok yaban hayvanı türü de bölgede yaşar. Ayrıca, suaygırları ve timsahlar da bölgedeki su kaynaklarına yakın yerlerde sık sık görülürler.
Tüm bu özellikleri nedeniyle, Masai Mara dünyanın en önemli yaban hayatı merkezlerinden biridir ve vahşi yaşamın tüm çıplaklığıyla izlenebileceği özel bir yerdir. Bu nedenle, bölgeye çok sayıda ziyaretçi gelir ve 1500 kilometrekarelik alanı kaplayan Masai Mara, sınırlı sayıda konaklama tesisi ve günlük safarilerle sınırlı tutulur. Böylece, doğal yaşam döngüsü korunur ve rahatsız edilmez. Ayrıca, Masai Mara Kenya’nın büyük kabilelerinden biri olan ve bölgeden adını alan Masai kabilesinin yurdu olarak da bilinir.

Masai Kabilesinin Yaşamı ve İnançları
Masailer ya da Maasailer yarı göçebe bir hayat sürerler ve Nilo-Saharan dil ailesine ait Maa dillerini konuşurlar. Tanzanya ve Kenya’da yaşayan Masailerin nüfusu yaklaşık 900 bin civarındadır, ancak yarı göçebe yaşamları nedeniyle tam bir sayı vermek zordur. Masailer, bölgenin yerli halkı olarak, Masai Mara bölgesinin de ismini almışlardır. Maasai toplumu, ataerkilliğin egemen olduğu bir yapıya sahiptir ve önemli kararlar genellikle yaşlı erkekler tarafından alınır. Toplumsal yaşamın büyük ölçüde sözlü yasalar tarafından belirlendiği bir yapıları vardır. Resmi bir cezalandırma sistemi yoktur ve anlaşmazlıklar genellikle büyükbaş hayvanların verilmesiyle çözülür. Bunun yanı sıra, ‘amitu’ adı verilen barış yapma ve ‘arop’ adı verilen özür dileme gibi uygulamalarla, sorunlar kendi aralarında çözülmeye çalışılır.

Maasai toplumunun dininde tek tanrı inancı vardır ve tanrılara Engai adı verilir. Engai, çift doğası olan tek bir tanrıdır; Engai Narok (Siyah Tanrı) yardımseverken, Engai Nanyokie (Kırmızı Tanrı) cezalandırıcıdır. ‘Tanrı Dağı’ olarak da bilinen Ol Doinyo Lengai, Tanzanya’nın kuzeyinde yer almaktadır. Maasai dininin bir parçası olan laibon adlı kişiler ise şamanist tedavi, fal bakma ve kehanet gibi görevlerin yanı sıra savaşlarda başarı ve bol yağış sağlama gibi görevleri de üstlenirler. Laibon’un saygınlığı, sosyal konumlarından çok kişisel becerilerine bağlıdır. Maasai toplumu çoğunlukla Hristiyanlığı benimsemiş olsa da, bir kısmı da Müslüman inancına sahiptir.

Maasai toplumunun köyleri kraal olarak adlandırılır ve halk Maa dilini konuşur. Genellikle ince ve uzun boylu insanlardan oluşurlar ve kırmızı renkli giysiler tercih ederler. Yakıt olarak tezek kullanırlar ve hayvan derisi ile kuru otlardan yapılmış yataklarda uyurlar. Soğuktan veya yabani hayvanlardan korunmak için bazen küçük hayvanları kulübelerine alırlar, bu da hayvanlara verdikleri önemi gösterir. Kulübeleri yaparken, küçük dal parçaları, çalılar, sığır dışkıları ve sığır idrarını güneşte kurutup harç elde ederler. İlginç bir şekilde, bu harç dışkı içermesine rağmen kokusuzdur. Maasai çocukları eğitimlerini binalarda değil, açık havada alırlar ve okula kitapsız ve formasız giderler.

