Mont Saint Michel Manastırı, Fransa’nın batısında Normandiya bölgesinde yer almaktadır. Manastır; Manş Denizi kıyısında yer alan tarihi bir yarımada üzerinde bulunmaktadır. Fakat yaşanan medcezir (gelgit) sebebiyle zaman zaman adaya dönüşmektedir. Medcezirin dünyada en belirgin görüldüğü yer olan Kanada’dan sonra gelen bölge, oldukça dikkat çekici manzaralara sebep olmaktadır. Bu özelliği ile dikkat çeken Manastır, Fransa’nın Paris’ten sonra en çok ziyaret alan noktalarından biridir.

Mont Saint Michel Manastırı gelgitin şiddetli olduğu zamanlarda, günde 2 kez adaya dönüşmektedir. Birkaç saat içerisinde sular çekilince, tekrar kumsal üzerinde yükselen bir kaya görüntüsüne ulaşmaktadır. Adanın etrafındaki koylarda yaşanan gelgitler sırasında; su 15 metre yükselip alçalırken, adada ise 15 kilometre uzaklaşıp yakınlaşmaktadır. Dünyada gelgit sırasında deniz seviyesinin en çok yükseldiği yer olarak bilinen Kanada’da sular 16 metre yüksekliğe ulaşmaktadır.

Mont Saint Michel Manastırının Tarihi
Mont Saint Michel, 709 yılında küçük bir kilise olarak inşa edilmiştir. 12. ve 13. yüzyılda etkili olan manastır, batı Hristiyanlık dünyasının en önemli ibadet merkezlerinden biri haline gelmiştir. Manastır Ortaçağ döneminin önemli siyasi buluşma yerlerinden biridir. Fransa kralı VII. Louis ile İngiltere kralı II. Henry arasındaki barış görüşmelerine ev sahipliği yapmış ve ünü daha çok artmıştır.

80 metre yüksekliğe sahip olan manastırın inşası, 10. ve 19. yüzyıl arasında devam etmiştir. Bu dönemler arasında mimari açıdan çok fazla değişikliklere uğrayan manastır, ortaçağ mimarisini daha çok yansıtmaktadır. 15. yüzyılda Fransa ile İngiltere arasında yaşanan yüzyıl savaşları sırasında çevresine, İngiliz saldırılarından korunmak için yüksek duvarlar yapılmıştır.

Manastır Fransız devriminden sonra 1793 yılından 1811 yılına kadar rahipler için hapishane olarak kullanılmış ve 1874 yılında restore edilmiştir. 2007 yılında ise manastırın tekrar bakımı yapılmıştır. Manastır, içerisinde bulunan 60’dan fazla tarihi yapı ile birlikte UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer almaktadır. Yunan filozoflardan Aristoteles’in eserlerinin ilk kez Mont Saint Michel’de Yunancadan, Latinceye çevrildiği bilinmektedir. 12. yüzyılın ikinci yarısında tercüme faaliyetleri sebebiyle, Aristoteles’in düşünce ve fikirleri batıda oldukça yaygınlaşmıştır.

Bir kayanın tepesinde yer alan manastırın etrafı zaman zaman bataklığa dönüşmekte ve suların yükselmesi ile de boğulma riskini arttırmaktadır. Fakat manastır her dönem popülerliğini korumaya devam etmiştir. Ortaçağ hacıları için en ünlü hac yerlerinden biri olmuş, günümüzde ise Fransa’nın en çok ziyaret alan noktalarından biri olmaya devam etmektedir. Manastır içerisinde bulunan kilise, hapishane, hediyelik eşya dükkânları, restoranlar ve oteller ile beraber adeta küçük eski bir şehir gibidir.


