Nevruz kelimesi Farsçada ‘’yeni gün’’ anlamına gelmektedir. Nevruz Bayramı, 2. yüzyıldan bu yana kutlanan Bahar Bayramı’dır. Orta Asya’dan Balkanlar’a kadar, birçok coğrafya insanları tarafından farklı şekillerde kutlanmaktadır. Her ulusun kendi kültür değerleri ile özdeşleştirip, sembolleştirdiği ve baharın gelişinin coşkuyla karşılandığı bir gündür. “Yeni yılın başlangıcı”, “baharın müjdecisi”, “doğa bayramı” olarak kabul edilen 21 Mart günü çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.
Türklerin Ergenekon‘dan demir dağı eritip çıkmalarını, doğanın uyanışını temsil etmektedir. Yeni yılın başladığı gün olarak kabul edilen nevruz günü; bolluk, bereket, yardımlaşma ve dayanışma içinde geçirilmeye çalışılır. Bu şekilde geçirilirse tüm senenin o şekilde geçeceği inancı yaygındır. Nevruz Bayramı, dünyanın en geniş kültürüne sahip bir etkinlik olarak 7 aşamada icra edilmektedir. Bu aşamalar; “kötü söz orucu”, “çevre temizliği ve alav alav”, “ölü bayramı”, “yaşlı ve hastaları ziyaret”, “çocuk günü”, “gençlik günü” ve “yeddi levin” aşamaları şeklindedir.

Nevruz Bayramı her yıl 21 Mart’ta kutlanmaktadır. Bu tarihe kadar güney yarım kürede ısı ve ışık daha çok olurken, 21 Mart’ta eşitlenmekte ve kuzey yarım küre ısınmaya başlamaktadır. Bu sebeple Kuzey yarım kürede yaşayan halklar, 21 Mart’ı bütün varlıkların uyanış ve yaradılış günü olarak kabul etmektedir. 21 Mart Birleşmiş Milletler tarafından resmi olarak “Uluslararası Nevruz Günü” olarak kabul edilmiştir.
Hunların bahar aylarında şenlik düzenlediği Çin kaynaklarında yer almaktadır. Nevruz Bayramına inanan insanlar 2 hafta öncesinden başlayan, kötü söz orucu tutar. Kötü söz konuşmanın günah sayıldığı Nevruz boyunca, herkes bir önceki yılın sıkıntılarını, acılarını unutmaya çalışır ve küs olanlar barıştırılır.

Nevruz Bayramı Nasıl Ortaya Çıkmıştır?
Nevruz’un kutlanışı genel olarak bütün toplumlarda baharın başlangıcı ve doğanın yeniden canlanması ile ilişkilendirilmektedir. Bu sebeple her toplumda çıkış sebebi, farklı efsanelere dayandırılmaktadır. İran kültüründe; ülkeyi ve tüm canlıları ölüme mahkûm eden kıştan kurtaran, mitolojik Kral Cemşid inancı bulunmaktadır. Tarihçiler Cemşid’in; avcı toplayıcı bir yaşam süren İran halkının, yaşam tarzının değişimini ve yerleşik düzene geçişini temsil ettiğini düşünmektedir.
Kürtler ise Nevruz’u başka bir efsaneye dayandırmaktadır. İran’ı zulümle yöneten Asur kralı Dehak’a, halk dayanamayarak başkaldırmış ve kralı öldürmüştür. Anlatılan efsaneye göre Dehak omuzlarındaki yılanları beslemek için her gün 2 kişiyi öldürmektedir. Dehak’ı öldürerek bu zulümden kurtaran bir genç, Kürtlerin atası olarak kabul edilmektedir.
Türkler için Nevruz Bayramı; Ergenekon Destanı‘nda anlatılan Göktürkler ‘in yeniden doğuşunu temsil etmektedir. Anlatılan destana göre dik yamaçlı dağlarla çevrili bir vadide 400 yıl yaşayan Türkler, dağın demir kısmını eriterek kendilerine yol açmışlardır. Bölgeden çıktıkları 21 Mart günü, Nevruz Bayramı olarak kutlanmaktadır. Nevruzun kökeninde bir Türk bayramı olduğu, Türkler aracılığı ile bütün Asya ve Avrupa’ya yayılmış olduğu düşüncesi yaygındır. Nevruz geleneğinin temelini Ergenekon Destanı oluşturmaktadır.

Nevruz Bayramında Yapılan Gelenekler
Başta Anadolu olmak üzere, Orta Asya gibi çeşitli coğrafyalarda da kutlanan Nevruz Bayramı’nda yapılan etkinlikler kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. Yapılan etkinlikler inanışlara göre farklılık göstermektedir. Yeni bir yılın başladığı o gün, günahlarından arınmak isteyen kişiler tarafından ateş yakılarak üzerinden atlanır. Aynı zamanda ateşin kötülükleri uzaklaştıracağına inanılmaktadır. Arınmak için yıkanmak ya da sudan atlamak da yapılan gelenekler arasındadır. Ateşten ve sudan atlamak bütün Nevruz kutlamalarında yer alan ortak unsurlardan biridir.
Yılın bolluk ve bereket içerisinde geçmesi için 7 çeşit yemeğin bulunduğu, Nevruz sofraları kurulmaktadır. Kurulan sofraya toplu halde oturulur ve yemekten yiyen herkes o senenin bolluk ve rahatlık içinde geçmesini diler. Topluca mezarlık ziyareti yapılır. Bu ziyaret atalara saygı gösterilmesi gerektiğini ifade eder.

Bir diğer yapılan ise ”semeni” denilen, tarımda bolluk ve bereket simgeleyen bir gelenektir. Nevruz Bayramı’ndan önce kaplarda arpa, buğday, nohut gibi çeşitli bakliyatlar çimlendirilir ve bunlar sofralara konulur. Nevruz Bayramı’nı güzel kıyafetler giyerek karşılayan insanlar, öncesinde evlerini temizler, yıkık yerleri varsa onarır, boya ve badana işlemlerini gerçekleştirir. Böylece yeni başlayan yılda her şeyin daha temiz ve özenli olmasına dikkat edilir.
Nevruz Bayramı kutlamalarında, üremeyi, bolluk ve bereketi simgeleyen yumurtalar boyanır ve birbirine tokuşturulur. Bayramda çeşitli spor müsabakaları düzenlenir, şarkılar söylenip dans edilir ve şiirler okunur. Aynı zamanda Ergenekon’u simgeleyen 21 Mart günü, demir dövülerek Ergenekon’dan çıkış kutlanır.

Nevruz Ateşinin Anlamı Nedir? Nevruz Ateşi Neden Yakılır?
Nevruz Bayramı‘nda ateş yakmak, baharın gelişini, yeniden doğuşu ve arınmayı simgeleyen kadim bir gelenektir. Ateşin üzerinden atlamak, kötü enerjilerden ve hastalıklardan arınmayı temsil ederken, aynı zamanda eski yılın sıkıntılarını geride bırakıp yeni başlangıçlara adım atmayı ifade eder.
Zerdüştlük ve Pers mitolojisinde kutsal kabul edilen ateş, aydınlanma ve iyiliğin sembolü olarak görülmüştür. Bu gelenek, sadece bir ritüel olmanın ötesinde, insanların bir araya gelip dayanışma içinde olması açısından da büyük bir anlam taşır. Nevruz ateşi, geçmişten günümüze umut, bereket ve birlikteliğin simgesi olarak yanmaya devam etmektedir.
WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
