Bilim insanları, okyanuslardan gelen ve uzun süredir gizemini koruyan garip bir “vaklama” sesinin kaynağını nihayet ortaya çıkardı. “Biyo-ördek” adı verilen bu sıra dışı ses, Güney Okyanusu’nda kış ve ilkbahar aylarında duyuluyor ve onlarca yıldır bilim dünyasında tartışmalara neden oluyordu.
Araştırmacılar, Antarktika’nın bilinmeyen sularında yaptıkları detaylı çalışmalar sonucu bu sesin kaynağını belirledi: Antarktika Mink balinaları. Su altı akustik cihazlarıyla yapılan analizler, bu küçük balinaların derin dalışlarından önce yüzeye yakın yerlerde çıkardığı benzersiz sesin gizemi çözdü.

50 Yıllık Bir Akustik Gizem Çözülüyor
“Biyo-ördek” adıyla bilinen ses, ilk kez 50 yıl önce denizaltılar tarafından tespit edildi. Düşük frekanslı, tekrarlayan bu sesler, denizaltı personelini ve bilim insanlarını şaşkına çevirmişti.
Seslerin ilk kez duyulduğu dönemde, derin denizden gelen bu sinyallerin doğal olmadığı düşünülüyordu. Yıllar boyunca, bu garip yankının kaynağına dair çeşitli teoriler ortaya atıldı. Bazı araştırmacılar sesin balıklar, bazıları ise gemiler tarafından üretildiğini öne sürüyordu.
Ancak 2013 yılında Antarktika Mink balinalarına takılan akustik izleme cihazları, bu gizemi çözmede kilit rol oynadı. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nden (NOAA) Dr. Denise Risch, elde edilen bulguların kesinliğiyle ilgili şu ifadeyi kullandı: “Yıllardır çeşitli teoriler ileri sürüldü, ancak bu türün gerçekten bu sesi çıkardığını ilk kez kanıtladık.”
Denise Risch, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, bu seslerin düşük frekanslı, düzenli bir ritimde yayıldığını belirtti. Risch, “Sesler o kadar düzenli ve mekanik bir yapıdaydı ki, ilk duyduğunuzda hayvanlarla ilişkilendirmek zor oluyordu” ifadelerini kullandı.

Antarktika Balinalarının Dilini Çözmek
Araştırmacılar, Mink balinalarının bu sesleri hangi koşullar altında çıkardıklarını henüz tam olarak anlayabilmiş değil. Ancak seslerin genellikle yüzeye yakın yerlerde kaydedildiği ve balinaların beslenmek için dalışa geçmeden hemen önce üretildiği belirlendi.
Dr. Risch, bu keşfin, Mink balinalarının göç yollarını ve davranışlarını anlamada önemli bir adım olduğunu ifade ederek şu açıklamada bulundu: “Bu türü incelemek için pasif akustik izleme yöntemlerini kullanabiliriz. Göç kalıplarını, Antarktika’daki hareketlerini ve farklı bölgelerdeki bolluk oranlarını daha iyi anlamamızı sağlayacak.”
Hidrofonlar ve Seslerin İzini Sürmek
Bilim insanları, bu sıra dışı sesleri tespit edebilmek için su altı akustik sistemleriyle donatılmış bir dizi hidrofon kullandı. Bu sistem, sesin kaynağını ve farklı “konuşmacıları” ayırt etmeyi mümkün kıldı. Chapman bu konuda şunları söyledi:
“Okyanusun farklı noktalarında, farklı konuşmacıların aynı tür sesler çıkardığını tespit ettik. Ancak en şaşırtıcı olan, bir konuşma başladığında diğerlerinin tamamen sessiz kalmasıydı. Sanki sıralarını bekliyorlardı.”
Araştırmayı yürüten Victoria Üniversitesi’nden su altı akustiği uzmanı Ross Chapman, olası bir senaryo sunarak şu ifadeleri kullandı: “Belki de yiyecek hakkında konuşuyorlardı, belki ebeveynler yavrularıyla iletişim halindeydi ya da üzerlerinden geçen garip bir geminin hareketlerini tartışıyorlardı.”

PALAOA İstasyonu ve Gelecekteki Araştırmalar
Bilim insanları, Alfred Wegener Enstitüsü’nün Antarktika’daki PALAOA akustik istasyonundan elde edilen uzun süreli kayıtları analiz ederek daha fazla bilgi edinmeyi planlıyor. Bu veri, Mink balinalarının göç zamanlaması ve bölgesel hareketleri hakkında değerli bilgiler sunabilir.
“Biyo-ördek” gizemi, bilim insanlarının çözmeyi başardığı tek sıra dışı akustik fenomen değil. Daha önce de Antarktika sularında kaydedilen düşük frekanslı “Bloop” adı verilen bir diğer esrarengiz sesin, buz dağlarının çatlama seslerinden kaynaklandığı tespit edilmişti.
Okyanusların derinliklerinden gelen bu tuhaf melodiler, sadece denizlerin bilinmeyen dünyasına bir pencere açmakla kalmıyor, aynı zamanda insanlığı keşif dolu bir maceraya çağırıyor.
WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
