Irak’ın güneyinde Bataklıklar Bölgesi Ahvar’da bulunan yüzen evler; Ahvar, Ma’dan ve Bataklık Arapları isminde toplulukların yaşadığı bölgedir. Geçmişinin 5 bin yıl öncesine dayandığı söylenen bu bölge ‘’Cennet Bahçesi’’ olarak da bilinmektedir. Ortadoğu’nun Venedik’i olarak tanımlanan bölge, kimine göre İncil’de ‘’Cennet Bahçesi’’ diye anılan yerdir. Bölgede bulunan mimarlık harikası yüzen evlere ‘’Mudhif’’ denilmektedir. Fakat bölge, yaşanan siyasi çekişmeler sebebiyle yok olma noktasına gelmiştir.
Dicle ve Fırat nehirlerinin buluşma noktasında yer alan Bataklıklar Bölgesi, Ortadoğu’nun en büyüğü olma özelliği taşımaktadır. Bir platform üzerine çivisiz, tahtasız ve camsız olarak inşa edilen yüzen evler, çamurdan ve kamıştan yapılmaktadır. Bölgede yaşayan kişiler tarafından binlerce yıldır kullanılan bu yapı tekniği ise, günümüzde yok olmanın eşiğindedir. Kurutma politikası sebebiyle yok olma tehlikesi yaşayan bölgedeki halk ise, göç etmek zorunda kalmıştır.

Bataklıklar Bölgesinin Yok Olma Sebebi
Cennet Bahçesi olarak tanımlanan bataklıklar, bölgenin acı tarihinden izler taşımaktadır. Bölgede bulunan yüzen evler, bir zamanlar devletin zulmüne uğrayan kişilere ev sahipliği yapmıştır. Irak Hükümeti devrik lideri Saddam Hüseyin, 1991 yılında yaşanan isyanlar nedeniyle Bataklık Araplarını cezalandırmak için, bu özgün yapıların bulunduğu sulak alanın su kaynaklarını kurutmuştur. Çölleşen bölgedeki biyolojik çeşitlilikte büyük oranda zarar görmüş ve yok olmanın eşiğine gelmiştir.
Bölge halkına giden suyun akışını bozan ve 1970’lerde rafa kaldırılan bir proje, yeniden gündeme getirilmiştir. Bölgenin besin kaynakları yok edilmiş, evleri yakılmış ve yaşadıkları Cennet, sistematik bir biçimde çöle çevrilmiştir. Bölgede kalan az miktardaki suyunda zehirli olduğu anlaşılmıştır. Bölgede yaşayan birçok kişi evlerini ve geleneksel yaşam tarzlarını bırakarak Irak’ın farklı yerlerine göç etmiştir. Bu kişilerden bazıları da İran’daki mülteci kamplarına gitmeye zorlanmıştır. Yarım milyona yakın Bataklık Araplarından sadece çok az bir kısmı, bölgede geleneksel evlerde yaşamaya devam etmektedir.

Bataklıklar Bölgesinde İyileştirme Çalışmaları
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün yaptığı açıklamaya göre, 1991 yılında Bataklık Araplarının nüfusu yaklaşık 250 bindir. Fakat yaşanan Saddam rejimi sebebiyle, 2003 yılına kadar bataklıkların yüzde doksanı yok edilmiştir. 2003 yılında Saddam rejiminin devrilmesinden sonra, iyileştirme politikası kapsamında bölgeye geri dönüşler başlamıştır. Özellikle Birleşmiş Milletler Çevre Programının 2005 yılında yürüttüğü çalışmalar, geri dönüş için umut olmuştur. Yapılan tüm çabalara rağmen küresel ısınma ve nehirler üzerine yapılan barajlar sebebiyle, Bataklıklar Bölgesi olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Bölgede bulunan ekosistemin tamamen düzelmesinin ise uzun yıllar alacağı düşünülmektedir.
Geri dönen ve bölgede yaşamaya devam eden Bataklık Arapları, temiz içme suyu sıkıntısı çekmektedir. Kötü, zor koşullar altında sağlık ve eğitim sıkıntısı yaşamaktadır. Kaliforniya’daki yaşamını bırakan ve hayatını bu bölgeyi kurtarmaya adayan Irak asıllı bir hidrolik mühendisi ‘’Nature Iraq’’ grubunu kurmuştur. Mühendis; ABD, Kanada, Japonya ve İtalya gibi ülkelerin katıldığı finansal destekle iyileştirme çalışmalarına öncülük etmektedir. İlk iş olarak Bataklık Araplarının geleneksel Mudhif evlerine uygun yüzen evler inşa edilmiştir. Bölgenin ruhuna uygun bir şekilde yapılan bu kamış evler, yerlilerin ve ziyaretçilerin birlikte kalıp vakit geçirdikleri konuk evi görevindedir.

Irak; suda yüzen evlerin bulunduğu Ahvar Bölgesinin dünya turizmine açılmasını istemektedir. Irak Meclisi Turizm ve Eserler Komitesi Başkanı; Ahvar Bölgesinin dünya miras listesine eklendiğini dile getirmiştir. Dünya turizmine açılması için hükümet ve Birleşmiş Milletler’in üzerine düşeni yaparak, bölgeye daha fazla suyun taşınmasını sağlaması gerektiğini dile getirmiştir. Aynı zamanda birinci derece turizm bölgesi olan Ahvar’a daha fazla yatırımcı beklenmektedir.

