Drakula’nın Gerçek Yüzü: Osmanlı Himayesinde Yetişen Türk Düşmanı Kazıklı Voyvoda

Tarih:

Paylaş

Kazıklı Voyvoda olarak bilinen III. Vlad, tüm zamanların en korkunç insanlarından biridir. Osmanlı Sarayı’nda yetişmiş fakat bir Drakula’ya dönüşmüştür. Dünya onu ‘’Vampir Prens’’ olarak tanımaktadır. Hatta Drakula efsanesi, Kazıklı Voyvoda’dan esinlenerek ortaya çıkmıştır. On binlerce Türk’ü kazığa oturtarak ‘’kazıklı’’ unvanını alan vahşetin temsilcisidir. Onun yaptığı acımasızlıklar, Türkler tarafından kellesi alınana kadar devam etmiştir.

Kazıklı Voyvoda’nın Osmanlı Sarayına Gelişi

1400’lü yıllarda Osmanlı Devleti, Balkan topraklarına aralıksız akınlar düzenlemiştir. Türk akınlarına karşı mücadele etmek için ‘’ejderha kardeşliği’’ isminde gizli bir tarikat kurulmuştur. III. Vlad’ın babası bu tarikatın üyelerinden biridir ve savaşta Osmanlılara yenilmiştir. Çocuklarını ise hem yetiştirilmesi hem de saldırmazlık anlaşmasının göstergesi olarak, Osmanlı devletine vermiştir.

Bu sırada 10 yaşlarında olan küçük Vlad, uzun bir süre Tokat Kalesi’nde hapis tutulmuştur. Daha sonra Edirne Sarayı’na getirilerek burada eğitim almaya başlamıştır. Osmanlı Sarayı’na kısa sürede uyum sağlamış, Enderun’da kusursuz bir eğitim almıştır. Sultan II. Murat, Balkan topraklarını kendi adına sadakatle yönetmesi için, Vlad’ın eğitimine büyük önem vermiştir. Genç Vlad’ın Türkleri sevmesi ve benimsemesi için de onu kendi oğluyla, yani Fatih Sultan Mehmet ile aynı eğitim grubuna koymuştur.

Vlad en iyi biçimde yöneticilik eğitimleri almış, fakat asi ve çabuk parlayan bir kişiliği olduğundan, yola gelmesi için sık sık kırbaçla cezalandırılmıştır. Vlad, Enderun’da geçirdiği eğitim sürecinde, Osmanlı işkencelerini de öğrenmiştir. Osmanlı devletinde çeşitli suçların cezalarından biri kazığa oturtmaktır. Kundakçılar ya da yakalanan yabancı korsanlar kazığa oturtulurdu. III.Vlad bu işkence yönteminden çok etkilenmiştir. İleride ise öğrendiği işkenceleri daha da geliştirerek, Türklere karşı kullanmıştır.

1456 yılına gelindiğinde genç Vlad, Osmanlı’nın da desteğiyle vatanı olan eflak Voyvodası oldu. Voyvoda, Osmanlı’nın Eflak ve Boğdan yöneticilerine verdikleri isimdir. Ülkesinin Osmanlı’ya ödediği vergiyi her sene, kendisi İstanbul’a gelerek ödemektedir. Her seferinde de Fatih Sultan Mehmet’e, Osmanlı Devleti’ne olan hayranlığını dile getirmektedir. Fakat zamanla ödenen vergileri kesmeye, Osmanlı’ya başkaldırmaya başlamıştır. Fatih Sultan Mehmet, öncelikle III. Vlad’a elçilerini gönderdi. Vlad ise verdiği cevap ile tarihe geçmiştir. Osmanlı elçilerinin ayak derilerini yüzmüş, tuza bastırmış, sonra da keçilere yalatmıştır. Bu kadarla da kalmayıp, elçilerin kavuklarını çivi ile kafalarına çaktırmış ve onları İstanbul’a bu şekilde göndermiştir.

Voyvoda’nın Uyguladığı Akıl Almaz İşkence Yöntemleri

III. Vlad kendi halkına bile inanılmaz işkenceler uygulayan sert bir yöneticidir. Örneğin kocasının memnun etmeyen, kadınların göğüs uçlarını kestiriyordu. Hatta tarihi kaynaklara göre bir seferinde bir çocuğun kafasını, annesinin göğüslerine diktirmiştir. Kısaca Vlad inanılmaz bir psikopata dönüşmüştür.

Vlad en ufak bir suça dahi tahammül edemeyen bir kişidir. Hatta dilenciler bile onun için halkın sırtından geçinen vatan hainleridir. Bir gün şehirdeki bütün dilencileri çağırtarak büyük bir ziyafet vermiştir. İyice doyurduktan sonra, onları toplu halde diri diri yakmıştır. Aile hayatına dikkat etmeyen ya da eşiyle kavga eden kadınları, toplu olarak kazanlara atıp haşlatmakta, etlerini ise çocuklarına yedirmektedir. İnsanları doğramak, kazanlarda kaynatmak için özel yöntemler uygulamıştır.

Osmanlı tarihçisi Tursun Bey gördüklerini şöyle anlatmıştır; oturduğu ahşap kalenin karşısına 6 fersah boyunca, 2 sıra kazık diktirdi. Bunlara Macarları, Eflakları ve Boğdanları geçirdi. Çevresindeki arazi ormanlarla kaplı olduğundan her ağacın dalına sayısız insan astırdı. Kurbanlardan herhangi birini ağaçtan indirmeye kalkan her kim olursa olsun yerine kendisinin asılacağını duyurdu.

Dil öğrenmek ve eğitim almak için Eflak’a gelen 400 Macar ve Erdel genci, casus oldukları gerekçesiyle diri diri yaktırdı. 600 kadar tüccarı da pazar yerinde alışveriş yaparken kazığa oturttu. Bazen insanların bağlatıp diz ve bacak kemiklerini balyozlarla kırdırıyor ya da çeşitli uzuvlarını kestiriyordu. Onlar için ölüm Vlad’dan kurtulmanın en kolay yoluydu.

Kazığa oturtmak ortaçağ işkencelerinin en kötülerinden biridir. Mahkûm önce yatırılır ve anüsünden içeri sokulan kazık yaşamsal organlara zarar vermeden ustaca sırttan ya da ağızdan çıkarılırdı. Bu şekilde ölmek bazen günler sürebilirdi. Bu yöntemi genellikle bir şenlik havasında yaparlardı. Voyvoda kazığa geçirilen insanları izleyerek yemek yemekten büyük keyif alırdı. Her dil, din ve ırktan insan onun gazabına uğramıştır. Fakat bu cezalar en çokta esir aldığı Osmanlı askerlerine ve Balkanlarda yaşayan Türklere uygulanmıştır.

Kazıklı Voyvoda’nın Ölümü

Kazıklı Voyvoda, Osmanlı üzerine birkaç küçük sefer düzenlemiş, hatta Sırbistan üzerinden Karadeniz kıyılarına kadar ulaşmıştır. Açık bir muharebede Osmanlı’ya karşı kazanamayacağını bildiği için genellikle ormanlarda saklanıp vur kaç yapmıştır. Vlad’ın kendi ifadesiyle 23884 Türk ve Bulgar’ı öldürmüştür. 20 bin Osmanlı savaş esirini kazığa geçirmiştir.

Bu gelişmeler karşısında Osmanlı ordusu, 1462 yılında Fatih Sultan Mehmet komutasında, Kazıklı Voyvoda’ya karşı sefere çıktı. Vlad, Ordunun geçeceği her yeri yakmış, suları zehirlemiştir. Çok uzun mesafeler boyunca Osmanlı askerleri içecek bir damla bile su bulamamıştır. Türk askeri Eflak’a ulaştığında gördüğü manzara korkunçtur. Yaklaşık 20 bin kadar insan, erkek, kadın ve çocuk kazığa geçirilmiş durumdadır. Bu kadar çok insanı kazıkta gören Osmanlı askerlerinin morali bozulmuş, bazıları aklını kaçıracak duruma gelmiştir.

Fatih Sultan Mehmet’e suikast girişimi için; Osmanlı askeri kılığına giren Vlad, ordunun içerisine sızmıştır. Fakat işler planlandığı gibi gitmemiş, Sultan’ın çadırı yerine başka çadıra girmiştir. Bu sırada fark edilmiş ve akıncılar tarafından takibe başlanmıştır. Bu takip sırasında Vlad, başkenti terk ederek orman bölgesine çekilmiştir. Karısı Türklere teslim olmak yerine kendisini kalenin surlarından aşağıya bırakarak intihar etmiştir. Vlad, gittiği yerlerdeki mahkûmları, cüzzamlıları, vebalıları salarak Türklerin arasına karışmaya teşvik etmiştir.

Eflak’ın yeniden Türk hâkimiyetine girmesiyle III.Vlad Macaristan’a kaçmıştır. Ancak Macar kralı Osmanlı ile ilişkilerini bozmamak için onu tutuklatarak hapsetmiştir. Tam 12 yıl süren bu hapis ve sürgün döneminden sonra tekrar özgürlüğüne kavuşmuştur. Kendisine sadık olan askerlerin ve kendi halkı olan Rumen halkının desteğini tekrar kazanmaya başlamıştır. Kendisini tekrar eflak prensi olarak ilan etmiş, fakat 1476 yılında, 45 yaşındayken 300 askeri ile birlikte, Türk akıncıları tarafından öldürülmüştür. Bazı kaynaklara göre kendi adamları tarafından öldürülmüş, kellesi bozulmaması için bal dolu bir kutuya konarak, Fatih Sultan Mehmet’e gönderilmiştir. Bedeni ise bir bataklığa atılmıştır.

Yaşamını geçirdiği Bran Kalesi ve diğer şatolar her yıl yüz binlerce turisti ağırlamaktadır. Hatta işkence aletlerinin bulunduğu korku müzeleri bile bulunmaktadır. Ne kadar zalim olursa olsun günümüzde Romanya halkı onu milli bir kahraman olarak görmektedir.

WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!

Paylaş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Mükemmel Konaklamayı Bulun: Alanya’da Unutulmaz Bir Tatilin Anahtarı

Türkiye'nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Alanya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan eşsiz bir Akdeniz kentidir

Aydın Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Aydın kamp alanları rehberinde deniz kenarı, orman ve göl manzaralı ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yerini tüm detaylarıyla keşfedin.

Denizli Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 17 Yer (2026 Güncel Rehber)

Denizli kamp alanları rehberi: Pamukkale, Bağbaşı Yaylası, Honaz Dağı, Kolak Gölü ve daha fazlası. Ücretsiz ve ücretli en iyi 20 çadır ve karavan kamp alanını keşfedin.

Nevşehir Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 10 Yer (2026 Güncel Rehber)

Nevşehir'in en güzel 10 kamp alanını keşfedin. Ücretsiz ve ücretli çadır ile karavan kamp yerleri, konum bilgileri ve kamp olanakları bu rehberde.

Bursa Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 20 Kamp Alanı (2026 Güncel Rehber)

Bursa, tarihi zenginlikleri, yemyeşil ormanları, yaylaları, gölleri ve dağlarıyla kamp severler için birbirinden güzel rotalar sunuyor.
spot_img

Related articles

Mükemmel Konaklamayı Bulun: Alanya’da Unutulmaz Bir Tatilin Anahtarı

Türkiye'nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Alanya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan eşsiz bir Akdeniz kentidir

Aydın Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Aydın kamp alanları rehberinde deniz kenarı, orman ve göl manzaralı ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yerini tüm detaylarıyla keşfedin.

Denizli Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 17 Yer (2026 Güncel Rehber)

Denizli kamp alanları rehberi: Pamukkale, Bağbaşı Yaylası, Honaz Dağı, Kolak Gölü ve daha fazlası. Ücretsiz ve ücretli en iyi 20 çadır ve karavan kamp alanını keşfedin.

Nevşehir Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 10 Yer (2026 Güncel Rehber)

Nevşehir'in en güzel 10 kamp alanını keşfedin. Ücretsiz ve ücretli çadır ile karavan kamp yerleri, konum bilgileri ve kamp olanakları bu rehberde.