Bilim insanları tarafından, safir ve yakut yağmurlarının yaşandığı yeni bir gezegen keşfedildi. Dünya’dan 855 ışık yılı uzaklıkta yer alan gezegenler, NASA’nın Hubble uzay teleskobu tarafından keşfedildi. Atmosferi çok sıcak olan gaz devi bu gezegenlere; yakut, safir gibi değerli taşların yağmur gibi yağdığı düşünülmektedir. Gezegende bulunan demir ve magnezyum gibi ağır metaller ise, aşırı sıcaklık sebebiyle uzaya akıp gitmektedir.
Bilim insanları tarafından incelenen WASP-76b ve WASP-121b isimli iki gezegende, periyodik tablodaki en ağır elementler olan demir ve mücevher yağdığı düşünülmektedir. Söz konusu gezegenlerin atmosferinde Periyodik cetvelde 56 numaraya sahip olan demirden 2 kat daha ağır olan Baryum elementi tespit edilmiştir. Bu durum bilim insanları tarafından son derece şaşırtıcı ve mantıksız bir durum olarak karşılanmıştır.
Çalışmanın başyazarı Tomás Azevedo Silva konuya ilişkin açıklamasında; “Bize şaşırtıcı ve mantıksız gelen şey, bu gezegenlerin atmosferlerinin üst katmanlarında bu kadar ağır bir element olması oldu” ifadelerini kullanmıştır.

Keşfedilen Elementin Önemi
Yapılan bilimsel araştırmalar evrenle ilgili yeni bilgilerin erişilmesini izin vermektedir. Gökbilimciler yaptıkları araştırma sonucunda şimdiye kadarki en ağır elementi bulmuştur. Baryum olarak isimlendirilen bu element, öte dünyadaki koşullara bakış açısını değiştirecek niteliktedir. Aşırı sıcak gaz devi olarak belirtilen WASP-76b ve WASP-121b isimli iki gezegende Baryum, atmosferin yüksek rakımlarında keşfedilmiştir. Bu iki gezegen Güneş sisteminin dışındaki yıldızların yörüngesinde dönmektedir. Gezegenlerdeki ağır elementin keşfi, Güneş sisteminin dışındaki atmosferin mevcut durumunu sorgulamayı gündeme getirmiştir.
Bilim insanları, öte gezegenin atmosferinde başka ne tür kimyasalların ve moleküllerin bulunabileceğini araştırmıştır. Araştırma sonunda Dünya’daki yakut ve safir gibi değerli taşlarda bulunan aynı mineralin içeriği keşfedilmiştir. Ayrıca bulutların geceden gündüze geçiş yaparken bu değerli taşları yağmur şeklinde gezegenin yüzeyine bıraktığı tahmin edilmektedir.

Porto Üniversitesi’nde ve Portekiz’deki Instituto de Astrofísica e Ciências do Espaço’da doktora öğrencisi olan Tomás Azevedo Silva konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer vermiştir; “İncelenen iki gezegen de olağanüstü. Her ikisi de boyut olarak Jüpiter ile karşılaştırılabilir. Ayrıca, 1000 derecenin üzerine çıkan son derece yüksek yüzey sıcaklıklarına sahiptirler. Bu öte gezegenler, ev sahibi yıldızlara olan yakınlıkları nedeniyle bu özellikleri sergilerler, bu da bu yıldızların etrafındaki yörüngelerinin bir ila iki gün kadar kısa bir süre alacağı anlamına gelir. Tüm bunlar aynı zamanda gezegenlere WASP-76 b’deki demir yağmuru gibi benzersiz ve egzotik özellikler verir.”
WASP-76b’deki demir yağmuruna rağmen çalışmanın yazarları gezegenlerin üst atmosferlerinde demirden 2,5 kat daha ağır olan baryumu keşfettiği için şaşırdıklarını bildirdi. Porto Üniversitesi’nden Olivier Demangeon, “Gezegenlerin yüksek yer çekimi göz önüne alındığında, Baryum gibi ağır elementlerin atmosferin alt katmanlarına hızla düşmesini beklerdik” dedi. “Bu, bir bakıma ‘tesadüfi’ bir keşifti. Özellikle baryum bulmayı beklemiyorduk. Bu ağır element daha önce hiçbir öte gezegende bulunmadı” değerlendirmesinde bulundu.
NASA’nın en son fırlattığı James Webb Uzay Teleskobunun, gezegenleri gözlemlemesi beklenmektedir. Teleskop gezegeni kızılötesi olarak değerlendirecek ve atmosferik kimyasını analiz ederek, nasıl sıcak olabileceği ve atmosferinin tam olarak neyden oluştuğu hakkında daha iyi bilgiler verecektir.
