Meravi piramitleri diğer adıyla Nubiya piramitleri; Kuzey Sudan’da çöl kumları üzerinde yer almaktadır. Çöl üzerinde yükselen küçük ve dik yapılı piramitlerin görüntüsü oldukça etkilidir. Meroe (Meravi ) Antik Kenti olarak bilinen bölgede, Mısır piramitlerini andıran irili ufaklı 200’ün üzerinde piramit yer almaktadır. Bu piramitler Mısır’da bulunan ünlü Giza Piramitlerinin aksine, ıssız çölün ortasında neredeyse terk edilmiş bir haldedir. Birçok kişinin varlığından bile habersiz olduğu piramitler ve civarı 2011 yılında “Meroe Adası Arkeolojik Alanları” adıyla UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilmiştir.
Piramitlerin yer aldığı Meroe Bölgesi Sudan’ın başkenti Hartum’un 200 kilometre kuzeyinde Bagrawiyah’ta yer almaktadır. Neredeyse Mısır piramitleri büyüklüğünde olan bu piramitler pek fazla ziyaretçi almamaktadır. Ülkede yaşanan iç karışıklıklar ve çatışmalar sebebiyle piramitler için sağlanacak dış yardım ve yatırımlar engellenmektedir. Buda piramitlerin tanıtılmasının ve bölgedeki turizmin gelişmesinin önüne geçmektedir. Piramitlerin olduğu bölge sudan askerleri tarafından korunmaktadır. Kentin yakınında bulunan köy halkı, develeri ile turistleri gezdirmekte, giriş kısımda açmış oldukları yöresel tezgâhlarda hediyelik ürünler satmaktadır.

Meravi Antik Kenti ve Piramitlerin özellikleri
Meravi Antik kentinde bulunan piramitlerin MÖ. 8. yüzyıl ile MS. 4. yüzyıl arasında inşa edildiği bilinmektedir. Yakın bir bölge olan Mısır piramitlerinden sayıca çok daha fazla olmasına rağmen boyut olarak biraz daha küçüktür. Bir kısmı yıkılmış durumda olan piramitler; güney, kuzey, batı piramitleri olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Piramitlerin uzunluğu 6 metre ile 30 metre arasında değişiklik göstermektedir.
Meroe Bölgesi, uzun bir zaman önce kurulmuş olan bir nehrin etrafını çevrelemesi sebebiyle ada olarak nitelendirilmektedir. Bölge, siyahi firavunlar olarak bilinen Kuş Krallığı Hükümdarlığının başkentliğini yapmıştır. Kent orta Nil bölgesinde kurulan erken devletlerden birini temsil etmektedir. Kuş Krallığı, Sahra’nın güneyinde bulunan en eski ve en etkileyici devletlerden biridir. Yüzyıllardır ayakta kalmayı başaran piramitlerin ise, Mısır’daki piramitlerden önce tamamlandığı tahmin edilmektedir. Bazı kaynaklar Sudan’daki bu piramitlerin Mısır’dan etkilenerek yapıldığını dile getirse de, Piramitlerin Mısır’dakilerden 800 yıl daha eski olduğu tahmin edilmektedir.

Giriş kısımları genellikle doğuya bakan bu piramitler, Kuş Hanedanlarının mezarları üzerine inşa edilmiştir. Mezarların içerisinde yanmış veya mumyalanmadan gömülmüş cesetler yer almaktadır. Piramitlerin duvarlarında çeşitli süsleme ve kabartmaların yanı sıra bazı olaylarda tasvir edilmiştir. Dekorasyonunda kullanılan Mısır, Yunan ve Roma kültürüne ait ögeler ise piramitleri oldukça değerli eserlere dönüştürmektedir. Piramitlerin içerisinde Meroitik dilde yazılmış olan bazı anıtsal dikilitaşlar, metal kap ve çanak-çömlek bulunmuştur. Kabartmalarda bazı kral ve kraliçelerin isimleri, resimleri ve ölüler kitabına ait bazı bölümler yer almaktadır. Bulunan kabartmalardan en iyi korunmuş olanlarından bazıları parçalara ayrılarak bir kısmı British Müzesine, bir kısmı da Hartum’da bulunan müzeye gönderilmiştir.

1910 yılında Liverpool Üniversitesi’nden J. Garstang tarafından kentte ve mezarlıkta kazılar başlatılmıştır. Bölgede Meroe kralları tarafından yapılmış bir sarayın harabeleri ile birkaç tapınak keşfedilmiştir. Zaman içerisinde piramitlerin bazılarının altından yapılmış olan uç kısımları sökülmüş, bazı taş bloklarında sayısı azalmıştır. Piramitlerin birçoğu ciddi hasarlar görmüş, bazıları da aslına uygun olmayan şekilde restore edilmiştir. Çölün ortasında adeta kayıp bir şehir gibi görünen Sudan piramitlerinin beklenen ilgiyi görebilmesi için çalışmalar başlatılmıştır.

