ABD eski Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir Hanuka Bayramı resepsiyonunda yaptığı konuşmada, Ortadoğu siyasetinde derin yankılar uyandıran Golan Tepeleri kararına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Trump, Suriye’ye ait Golan Tepeleri’ni kendi imzasıyla İsrail’e devrettiğini açıkça ifade ederek, bu adımın hem Washington’da hem de Tel Aviv’de beklenenden çok daha büyük bir etki yarattığını söyledi.

“Kimse Yapmadı, Biz Yaptık”
Trump, Golan Tepeleri meselesinin onlarca yıl boyunca tartışıldığını ancak hiçbir Amerikan yönetiminin somut bir adım atmadığını vurguladı. “Yaklaşık 70 yıldır bu konu konuşuluyordu. Herkes masaya oturdu ama sonuç çıkmadı” diyen Trump, kendi yönetiminin hızlı ve kararlı bir şekilde hareket ettiğini belirtti. Kararını, İsrail tarafından uzun süredir beklenen tarihi bir hamle olarak tanımladı.
“Savunma Açısından Vazgeçilmezdi”
Kararın arka planına da değinen Trump, dönemin ABD’nin İsrail Büyükelçisi David Friedman’dan kısa ama kapsamlı bir brifing aldığını anlattı. Golan Tepeleri’nin özellikle askeri ve stratejik önemine dikkat çeken Trump, bölgenin yüksek rakımı ve savunma kabiliyeti nedeniyle İsrail için kritik olduğunu söyledi. “Bu bölge savunma için şarttı, sadece askeri değil, başka pek çok nedenle de” ifadelerini kullandı.
İsrail Yanlılarını Bile Şaşırtan Adım
Trump’a göre Golan Tepeleri’nin İsrail egemenliği altında tanınması, İsrail’in en güçlü destekçileri arasında bile şaşkınlık yarattı. Ünlü İsrail yanlısı bağışçı Sheldon Adelson’ın bile bu yönde kendisinden açık bir talepte bulunmadığını dile getiren Trump, kararın “fazla ileri” bulunması nedeniyle uzun süre dile getirilemediğini savundu. Ancak Ortadoğu özel temsilcisi Jason Greenblatt gibi danışmanlarının ısrarı sonucunda bu adımı attığını belirtti.

“Değeri Trilyonlarca Dolar”
Trump, karar sonrasında Golan Tepeleri’nin potansiyel ekonomik değerine ilişkin kendisine verilen bilgilerin de şaşırtıcı olduğunu söyledi. Bölgenin doğal kaynaklar ve stratejik konum açısından trilyonlarca dolarlık bir değere sahip olduğunu belirten Trump, bu durumu esprili bir dille yorumladı: “Bunu daha önce bilseydim, karşılığında pazarlık yapardım.”
Netanyahu’nun Tartışmalı Sözleri Yeniden Gündemde
Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun geçmişte ABD’ye yönelik kullandığı sert ifadeler de yeniden gündeme geldi. Netanyahu’nun, “Yahudiler olmasaydı ne Amerika olurdu ne de Yahudi-Hristiyan medeniyeti” sözleri, Trump dönemindeki yakın ABD–İsrail ilişkilerinin ne kadar tartışmalı bir zeminde ilerlediğini bir kez daha hatırlattı.
Uluslararası Hukuka Aykırı Bir Dönüm Noktası
ABD, 2019 yılında Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini resmen tanıyarak, uzun yıllardır süregelen uluslararası mutabakatın dışına çıkmıştı. Karar İsrail tarafından memnuniyetle karşılanırken, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok ülke ve uluslararası kuruluş tarafından uluslararası hukuka aykırı bulunarak sert şekilde eleştirildi.
Trump’ın yıllar sonra yaptığı bu açıklamalar, Golan Tepeleri kararının yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda stratejik, ekonomik ve ideolojik boyutlarıyla da tarihe geçen bir kırılma noktası olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
