Osmanlı İmparatorluğu, tarihi boyunca birçok medeniyetin izlerini taşıyan ve birçok değerli eseri bünyesinde barındıran bir imparatorluk olarak bilinir. Ancak, Osmanlı’nın son dönemlerinde bu zengin mirasın korunması büyük bir zorlukla karşı karşıya kaldı. Çeşitli ülkelerden gelen arkeologlar, araştırmacılar, ve turistlerin gözdesi haline gelen Osmanlı toprakları, maalesef yağmalanmaya başladı.
Binlerce yılın izlerini taşıyan, Anadolu’nun bereketli topraklarında yükselen büyülü antik kentlerin ve tarihi yapıların bazıları, yurtdışına kaçırıldı. Kimi eserler, o dönemin Osmanlı padişahları tarafından hediye olarak gönderildi. İşte bu yazıda, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde kaybedilen ve hala dünya müzelerinde sergilenen bu önemli eserlerden bazılarına göz atacağız.
Milet Güney Agora Kuzey Kapısı – Berlin Müzesi

Aydın ili, Söke ilçesi, Balat köyünde bulunan, kazılara ilk defa Berlin Müzesi Müdürlerinden Schoene tarafından başlanan ve bunu 1896 yılında T. Wiegand’ın yaptığı kazının izlediği Miletos antik kentinde yapılan kazılarda ele geçen bazı eserler, Sultan II. Abdülhamid’in emriyle Almanlara hediye edilmiştir. Bu kazılar sırasında bulunan MS 2. Yüzyıla ait anıtsal Güney Agora Kapısı bugün Berlin Pergamon Müzesi’nde sergilenen en önemli eserler arasında yer almaktadır.
Pergamon’daki Zeus Sunağı (Bergama) – Berlin Müzesi

Bergama Zeus Sunağı ya da Zeus Altar’ı MÖ 2. yüzyılda, Kuzey Batı Anadolu’da, İzmir’in kuzeyinde bulunan antik Pergamon şehrinde Pergamon Krallığı’nı yöneten Attalos hanedanı tarafından yaptırılmış mermerden anıtsal dinsel yapıdır. At nalı biçimdeki yapı Bergama Akropolü üzerinde bulunur. Dışında ve iç mekanlarında bulunan mermer kaplama üzerindeki freskler sanat tarihinin en önemli yapıtları arasında sayılır.
Dış cephe freskleri antik Helen dünyasının Olympos tanrıları ile devler – Gigantlar – arasındaki savaşı, iç alandaki freskler Pergamon’un kuruluş söylecesi olan Telefos söylencesini anlatır. Bu görkemli yapının kalıntıları 1870’li yıllarda Alman mühendisi Carl Humann tarafından, o zamanın Prusya’sına götürülmüştür. Bugün, Berlin’de bulunan Pergamon (Bergama) Müzesi’nde sergilenmekte ve her yıl binlerce insan tarafından ziyaret edilmektedir.
Knidos Aslanı – British Museum

Knidos Aslanı, Türkiye’nin güneybatı kıyısındaki antik şehir Knidos’ta bulunan devasa bir mermer heykeldir. Mermeri, Ege Denizi yakınlarındaki Atina’nın Penteli Dağı’ndan getirilmiştir. Aslanın alt çenesi ve ön pençeleri eksik, gözleri ise muhtemelen metal ya da camla doldurulmuştu. Yapıldığı tarih kesin olarak bilinmemekle birlikte, MÖ 2. yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir. İngiliz arkeolog Richard Popplewell Pullan tarafından 1858 yılında keşfedildi ve British Museum’a taşındı.
Ksanthos Antik Kenti’nden Harpy Anıtı – British Museum

Ksanthos Antik Kenti, Likya bölgesinin ünlü kaya mezarlarına ev sahipliği yapar. MÖ 480-470’e tarihlenen Harpy Anıtı, en önemli Likya anıtlarından biri olan bir mezar odasıdır. Anıt üzerinde mitolojik figürler, krala sunulan hediye sahneleri ve cenaze alayları gibi sahneler bulunur. Anıtın adı, aslında Harpy olarak bilinse de günümüzde figürlerin Harpy olmadığına dair fikir birliği bulunmaktadır. Ksanthos Antik Kenti’nin önemli eserlerinden biri olan Harpy Anıtı’nın kabartma ve frizleri British Museum’un Likya Salonu’nda sergilenmektedir.
Athena Tapınağı Propylonu (Bergama ) – Berlin Müzesi

II. Eumenes dönemine ait olan (MÖ 197 – 159) Pergamon Athena Tapınağı Propylon girişi Berlin Müzesinde tutulmaktadır.
Nereidler Anıtı (Ksanthos) – British Müzesi

Ksanthos Kentinde MÖ 400 yıllarında yapılmış olan bu esere sütunları arasındaki 12 adet Nereid heykelinden dolayı Nereidler Anıtı denmektedir. Eser günümüzde British Müzesinde bulunmaktadır.
Troya (Truva) Hazineleri

MÖ 1200’lerde yapılan Troya savaşında Akhaların başkumandanı olan Agamemnon Maskı gerçekte kendisinden 300 yıl önce yaşamış bir prense aittir. Mykene’de yapılan kazı çalışmaları esnasında gün ışığına çıkan eser günümüzde Atina Milli Müzesinde bulunmaktadır. Resimde görülen aklınlık, küpe vb. diğer Troya hazinelerinin tamamına yakın bir kısmı ise Rusya’dadır.
Üç Güzeller Mozaiği – Paris Louvre Müzesi

Hera, Athena ve Aphrodite’nin Paris’in hakemliğinde İda dağında yapmış oldukları güzellik yarışmasını gösteren mozaik MS 2. yüzyıla ait olup Antakya’da bulunmuştur. Günümüzde ise Paris Louvre Müzesinde sergilenmektedir.
Dionysos Mozaiği (Antakya) – Amerika Worcester Müzesi

Hermes çocuk Dionysos’u kucağında taşımaktadır. Antakya’da bulunan MS 4. yüzyıla tarihlenen mozaik Amerika Worcester Müzesi’nde bulunmaktadır.
Aphrodisias-İhtiyar Balıkçı Heykeli – Berlin Müzesi

Aydın Geyre yakınlarındaki antik Aphrodisias kentinde yapılan kazılar sırasında bulunan İhtiyar Balıkçı Heykeli, 1905 yılında Alman arkeologlara hediye edildi ve günümüzde Berlin Pergamon Müzesi’nde sergilenmektedir.
Beyhekim Camii’nin Çini Mozaikli Mihrabı

Konya’nın Selçuklu ilçesi Beyhekim Mahallesi’ndeki Beyhekim Camii’nin çini mozaikli mihrabı, 1907’de Almanya’nın Konya Konsolosu Dr. J.H. Loytvedin tarafından onarım bahanesiyle numaralandırılarak yurt dışına kaçırılmıştı. Eser, hala Berlin’deki Pergamonmuseum (Bergama Müzesi)’da İslam Eserleri bölümünde sergileniyor.
Hacı İbrahim Veli Türbesi Sandukası

Hoca Ahmet Yesevi’nin Anadolu’yu aydınlatmak için gönderdiği şeyhlerin torunlarından olan Şeyh Hacı İbrahim Veli’nin türbesi, Konya’nın Akşehir ilçesine bağlı Alanyurt (Maruf) köyünde bulunuyor. Türbede bulunan ve ceviz ağacının gövdesinden oyma tekniğiyle yapılmış işlemeli sanduka, 1905 yılında çalınarak Almanya’ya götürüldü. İadesi için görüşmelerin sürdüğü eser, Berlin’de Doğu Asya ve İslam Sanatları Müzesi’nde sergileniyor.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde kaybedilen bu önemli eserler, kültürel mirasımızın bir parçasını oluşturuyor ve Türkiye’nin uluslararası düzeyde iade talepleri devam etmektedir. Bu eserlerin geri getirilmesi, tarihimize ve kültürümüze yapılmış bir haksızlığın düzeltilmesi ve önemli bir döneme ait izlerin korunması açısından büyük bir öneme sahiptir.
