Joe Hattab, dünyanın önde gelen Arap YouTuber’ı olarak tanınan, Dubai merkezli bir belgesel film yapımcısıdır. Sinematik seyahat videolarıyla tanınan Hattab, birçok konuda farkındalık yaratan kısa, anlamlı ve duygusal içerikler üretmektedir. YouTube kanalında 14 milyondan fazla aboneye ve 20 milyondan fazla izlenmeye ulaşan Hattab, videolarını Türkçeye çevirerek geniş bir Türk izleyici kitlesinin de beğenisini kazanmıştır.
Türkiye ziyaretleri sırasında, Bolu’da, 2011 yılında Araplara satılmak amacıyla başlatılan ancak finansal sorunlar nedeniyle inşaatı yarım kalan ve “Şato Villalar” ya da “Burj Al Babas” olarak bilinen projeyi ziyaret etti. Bu projeyi “Tarihteki En Büyük Hata” olarak nitelendiren Hattab, projenin arkasındaki hikayeyi keşfederek dikkatleri üzerine çekti. İşte Bolu’daki bu ilginç ve tartışmalı Şato Evlerinin hikayesi…

Başarısız Bir Proje Sonrası Kendi Haline Terk Edilmiş Mudurnu Şato Villaları
2011 yılında, Burj Al Babas projesine yönelik çalışmalar başladı. Mudurnu’nun 3 kilometre uzağında, 732 villa, alışveriş merkezi (AVM), otel ve iki kongre merkezinden oluşan dev bir proje hayata geçirilecekti. Ancak, projenin başlangıcında gözlemlenen yüksek maliyetler ve artan tartışmalar, projeyi başarısızlığa doğru sürükleyecekti.
Proje için gerekli arsaların satın alınması süreci de oldukça tartışmalıydı. Arsalar, piyasa değerinin çok üzerinde alınıyor ve bazı esnaflar durumu şöyle anlatıyordu: “Şu anda villaların yapıldığı bölgede 11 dönüm arazim vardı. Şirket, başka bir yerden arazi takası teklif etti ama reddettim. Ardından 120 bin lira değerinde olan arazimi 660 bin liraya satın aldılar.” Bu tür aşırı değerleme, projenin başlangıcındaki sorunlardan sadece biriydi.

Mudurnu’nun Tarihi Dokusuna Uymayan Proje
Mudurnu halkı, Burj Al Babas projesinin ilçe ile uyumsuz olduğunu savunuyor ve bu yapıları, şehrin mimari dokusuna zarar veren bir unsurlar olarak görüyorlardı. Mudurnu, Cittaslow (Sakin Şehir) unvanına sahip bir yer ve UNESCO Kültür Mirası listesine aday bir bölgeydi.
Bu tarihi ve kültürel zenginliğe zarar veren bir proje halkın büyük tepkisini topladı. Ancak proje sahipleri, Burj Al Babas’ın tasarımını yabancı mimarlarla oluşturduklarını ve Galata Kulesi ile Kız Kulesi’nden ilham aldıklarını belirtiyorlardı. Bu, projeye estetik açıdan değer katmayı amaçlayan bir açıklama olarak kabul edilse de, halkın kaygılarını dindirmedi.

Ekonomik Kriz ve İflas: Proje Çöküşü
Peri masalından fırlamış gibi duran şato tipi villaların inşaatı devam ederken, 350’si Katar, Bahreyn, Kuveyt, Dubai ve Suudi Arabistan’dan gelen alıcılara satıldı. Başlangıçta, büyük umutlarla yapılan bu satışlar, projenin rüya gibi görünen kısmıydı. Ancak, bu rüya, ne yazık ki uzun sürmedi.
Arap müşteriler, villaların taksitlerini zamanında ödemeyince, ekonomik zorluklar ortaya çıkmaya başladı. Sarot Termal Group, projenin sahibi, mali bir çıkmazın içine girdi ve iflas kararı aldı. Milyonlarca dolar harcanan ve 750 dönüm arazinin kullanıldığı proje, inşaatın erken aşamalarında durma noktasına geldi. Buna rağmen, şirket borçlarının yarısını ödediğini ve projeyi 2021 yılında tamamlamayı hedeflediğini açıklamıştı.

Terkedilmiş ve İlginç Bir Çekim Alanı
Burj Al Babas, terk edilmiş olmasına rağmen, hala dünya çapında ilgi görüyor. Özellikle son yıllarda, Meduza, Becky Hill ve Goodboys’un “Lose Control” adlı şarkısının klibi burada çekildi. Şato tipi villalar, bazılarına sevimli ve terkedilmiş bir köy gibi gelse de, pek çok kişi tarafından da eleştirilmeye devam ediyor. Seveni kadar sevmeyeni de olan bu ilginç yapılar, bir yandan terk edilmişlikleriyle dikkat çekerken, diğer yandan dünya çapında bir çekim alanı oluşturmaya devam ediyor.

WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
