Çarpanak Adası; Van Gölü’nün kuzeydoğu bölgesinde, Van ilinin merkeze bağlı Çitören Köyü yakınlarında bulunan bir adadır. Ada, beyaz kumsalları ve turkuaz rengi suyu ile muhteşem güzellikte bir ada olarak öne çıkar. Yüzyıllar öncesinde bir yarımada parçası olan Çarpanak Adası, Van Gölü suyunun yükselmesiyle bugünkü halini almıştır. Van Gölü’ndeki dört büyük adadan biri olan Çarpanak Adası, el değmemiş dokusuyla bahar aylarında daha da güzel bir manzaraya bürünür.
Adaya Çitören Köyü’ndeki iskeleden teknelerle ulaşım sağlanabiliyor. Zengin biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeken ada, doğal yaşamın korunması için önlemler alınarak düzenlenen turlarla ziyaret edilebiliyor. Adanın üzerinde, Aziz Yuhanna’ya (Sen Jan) adanmış olduğu düşünülen manastır yer almaktadır. Ktuts Manastırı olarak da bilinen yapının, günümüzde sadece kilise bölümü ayakta kalmıştır.

Çarpanak Adasının Tarihi
Çarpanak Adası, yaklaşık 100 yıl öncesine kadar bir yarımadanın parçası olarak bilinir. Ancak, Van Gölü’nün su seviyesinin hızlı bir şekilde yükselmesi sonucu kara ile bağlantısı kesilerek adaya dönüştüğü düşünülmektedir. Adanın ve üzerindeki manastırın tarihi, 1414 yılına kadar uzanmaktadır.
Dini yapılar nedeniyle savaşlardan fazla etkilenmeyen adada birçok deprem yaşanmıştır. 1703 yılında gerçekleşen bir deprem, manastırı büyük ölçüde yıkmıştır. Ancak, Bitlisli Kaskaper Usta tarafından 1712-1720 yılları arasında yeniden inşa edilmiştir. Bu Ermeni manastırı, 1918 yılında yaşanan bölgesel karışıklıklar nedeniyle terk edilmiştir. O zamandan beri herhangi bir koruma altında bulunmayan yapı, günümüzde yıkılmaya yüz tutmuştur.
Ada üzerinde, Türkiye’nin başka yerlerinde bulunmayan birçok endemik tür de yer almaktadır. Bu nedenle, doğal yaşamın bozulmaması amacıyla adada turizm faaliyetleri sınırlandırılmıştır. Ancak, son yıllarda adanın doğal güzelliklerini ve tarihi yapılarını keşfetmek isteyenler için adaya yönelik bazı turistik geziler düzenlenmeye başlanmıştır.

Çarpanak Adasında Bulunan Manastır
Çarpanak Adası’nın Ktuts Manastırı, adanın tarihi ve kültürel önemini koruyan yapılarından biridir. Adada bulunan diğer tarihi yapılar arasında, manastıra yakın bir konumda yer alan ancak günümüze kadar ayakta kalamayan, Aziz Yuhanna’ya adanmış başka bir kilise de bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, adanın güneybatı bölgesinde yer alan, tarihi bir kale kalıntısı da görülebilir. Ancak kale kalıntısı hakkında yeterli bir bilgi bulunmamaktadır.
Bir zamanlar kütüphanesi, şapelleri ve misafirhaneleri ile geniş bir kompleks olarak inşa edilen yapıdan bugün sadece kilise bölümü ayakta kalmıştır. Dışarıdan bakıldığında dikdörtgen bir şekli olan yapı, içten haç planına sahiptir. Kısa kolların üstü beşik tonozla kaplanmış ve kubbesi iki adet ayak üzerine yerleştirilmiştir. Serbest haç planı olarak bilinen mimari tarza uygun olarak inşa edilen kilisenin dış duvarları, sade süslemelerle kaplıdır.

Akdamar Adası’ndaki kiliseden farklı olarak iç duvarları fresklerle dekore edilmemiştir. Ayrıca, Akdamar Kilisesi’ne kıyasla, bu kilisenin dış duvar süslemeleri oldukça sade görünmektedir. İç duvarlarda sıva kullanılmamış ve kilisenin taç kapısı geometrik panolar ve haç dizileriyle süslenmiştir. Kuzey ve güney duvarlarında nişler, doğu duvarında ise büyük bir pencere yer almaktadır. Bütün kilise, beyaz, krem ve kahverengi ahlat taşından yapılmıştır. Yalnızca kubbesinde siyah tüf dekoratif amaçlı kullanılmıştır. Kilisenin aydınlatması, sekiz küçük pencereden sağlanmaktadır ve çan kulesi iki kolon tarafından taşınmaktadır. Üst bölümleri büyük ölçüde yıkılmış olan kule, Osmanlı motifleriyle süslü alt bölümlere sahiptir.

Günümüzde Çarpanak Adası
2007 yılından bu yana turizm faaliyetlerine kapalı olan adadaki yapılar, büyük ölçüde yağlı boya karalamaları nedeniyle zarar görmüştür. Olumsuz hava koşulları nedeniyle her geçen gün daha da kötüleşmektedir. Ada, sit alanı olarak korunmakta, ancak koruma görevlisi bulunmamaktadır.
Geçmişte, adayı turizme açma girişimlerinde bulunulmuş ancak adada üreme merkezi haline gelen martıların zarar görebileceği gerekçesiyle öneriler geri çevrilmiştir. Ada zemininde kuluçkaya yatan martılar arasında Türkiye’de yalnızca burada bulunan türler de mevcuttur. Bugün, adaya gelen ziyaretçilerin, yalnızca kiliseyi gezerek adadan ayrılmaları istenmektedir. Ada, bağlı olduğu köyün iskelesinden veya Van merkez iskelesinden tekneyle yaklaşık 1 saat 40 dakikada ulaşılabilmektedir.

Çarpanak Adası’na giden antik yolun büyük bölümünün su altında kalması nedeniyle, ada uzun yıllar izole bir konumda bulunmuştur. Ancak son yıllarda, etkili olan kuraklık ve küresel iklim değişikliği nedeniyle su seviyesinde azalma yaşanmış ve antik yolun büyük bölümü yeniden ortaya çıkmıştır. Ada ile karşı kıyı arasındaki yol, yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki mesafeyi kapsar.

