Bilim insanları tarafından yapılan araştırmalarda, dünya haritasında yer alan ve Google Earth de görülen Sandy Adası’nın gerçek olmadığı ortaya çıkarıldı. Sandy Adası, Güney Pasifik Okyanusu’nda yüzyıllardır var olduğu düşünülen hayalet bir adadır. Ada, haritalarda Avustralya ve Fransa idaresinde bulunan yeni Kaledonya arasında gösterilen bir bölgede bulunmaktadır.
Sydney Üniversitesi bilim insanları tarafından adanın bulunduğu bölgede inceleme yapılmış ve adanın orada olmadığını görülmüştür. Bölgeye giden bilim insanları, sadece okyanusla karşılaşmışlardır. Üstelik okyanusun 400 metre kadar derinliklerini inilerek yapılan incelemelerde, herhangi bir kara parçasının olmadığı belirtilmiştir. Araştırma sonucunda böyle bir adanın olmadığı keşfedilmiş ve bu durum bilim insanları tarafından oldukça tuhaf kabul edilmiştir. Peki, bu nasıl mümkün olabilir?

Var olmayan bir adanın nasıl olup da haritalara girdiği ise, araştırma konusu olmuştur. Bazı bilim insanları Google Earth Haritaları hazırlanırken, insan hatasından kaynaklanmış olabileceği açıklamasında bulunmuştur. Fakat yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın durmadan değişen bir yer olması sebebiyle, durumun farklı olduğu ortaya çıkarılmıştır.
Sandy Adası, 1774 yılında birçok haritaya ve deniz haritasına eklenmiştir. 2012’de bölgeden geçen bir Avustralya araştırma gemisi adanın orada olmadığını keşfetmiştir. Bu durumun paylaşılmasıyla beraber bilim insanları tarafından yapılan araştırmalar sonucunda ada, Google Earth’ten ve birçok haritadan hızlıca kaldırılmıştır.

Gemicilerin Gördüğü Bazı Hayalet Adalar
2006 yılında İsveçli denizci Fredrik Fransson, tanık olduğu bir olayı şu şekilde anlatmıştır. Denizde seyir halindeyken okyanusta ve haritalarda ada olarak gösterilen yerde, birdenbire karşılarına sahil çıktığını söylemiştir. Sahra Çölü’ne benzeyen yüzen bir sahil olarak göründüğünü anlatmaktadır. Fakat bu sahil dalgalarla beraber yükselip alçalmaktadır. Kameraya kaydettiği olayı paylaşmış ve bunun sonrasında anlattıklarının gerçek olup olmadığı yıllarca tartışılmıştır.
Yine bir olayda 9 Ağustos 2019 yılında aynı bölgede seyahat eden başka bir tekne, sabaha karşı garip seslere uyandıklarını söylemiştir. Güverteye çıkıp baktıklarında ise etraflarında 15 santim kalınlığında yüzen bir kaya tabakası ile karşılaşmışlardır. Denizin ortasında milyonlarca yüzen kaya parçasının olduğunu söylemiştir. Olaydan kısa bir süre sonra Landsat 8 uydusu bölgenin fotoğrafını çekmiş ve orada 150 metrekarelik bir ada olduğu görülmüştür. Geçmişte birçok denizci haritalarda görülmeyen, fakat böyle hayalet adalar gördüğünü bildirmiştir. Bu bildirilen adaların en ünlüsü ise haritalardan kaldırılan Sandy adasıdır.

Hayalet Adalar Nasıl Oluşmaktadır?
Hayalet adalar ile ilgili yapılan araştırmalar sonucu, bilim insanları olaya açıklık getirmiştir. Hayalet ada olarak görünen ve gemicilerin de ada olarak gördüğü yerler, Ponza taşından oluşan devasa kütlelerin oluşturduğu yüzen adalardır. Bu adalar yanardağ patlamaları sonucunda ortaya çıkmaktadır. Yanardağ patlamaları bir anda etrafındaki coğrafyanın tamamen değişmesine sebep olabilmektedir.

Karada yaşanan yanardağ patlamaları sonucunda dışarıya çıkan lav ve kül soğuyarak yeni bir katman oluşturmaktadır. Okyanusta oluşan yanardağ patlamalarında ise volkanlar bir anda soğuk su ile karşılaşarak, hızlı bir şekilde soğumakta ve ponza kaynaklarını oluşturmaktadır. Ponza kayaları, dünya üzerinde yüzebilen tek kaya çeşididir. Bu kayalar çok yüksek miktarlarda oluşup bir araya geldiğinde hayalet adaları oluşturmaktadır. Yüzyıllardır gizemli bir olay gibi algılanan bu durum çok sık görülen bir doğa olayıdır.

Okyanus üzerinde oluşan birçok ada yanardağ patlamaları sonucunda ortaya çıkmaktadır. Denizin altında patlayan volkanlar, patlamaların devam etmesi ile büyümeye devam etmekte ve adaları oluşturmaktadır. Oluşan adaların bazı kısımları erozyon sebebiyle toprak kaybederken, bazı kısımları ise yükselmeye devam etmektedir. Adalar genelde oluştuktan sonra 6 ay gibi bir süre sonrasında normal hale gelmekte ve hareketliliği durmaktadır. Okyanusun ortasında oluşan adalar da başta hiç bir bitki türü yokken, daha sonra bölgeye gelen kuşlar ve hayvanların getirdiği tohumlar sebebiyle farklı bitki türleri yetişmeye başlamaktadır. Volkanların içinden çıkan materyallerin soğuması ile oluşan ponza taşları oldukça verimli taşlardır.
Ada olmayı başaramayan ponza taşları bir araya gelerek, ada görünümü oluşturmaktadır. Fakat okyanus ve deniz akıntıları sebebiyle daha sonra dağılmaktadır. Denizcilerin gördüğü ve daha sonra yerinde olmayan adalar bu türden adalardır. Sandy Adası‘da bu tür bir adadır.


