Vietnam’ın gizemli ormanlarının derinliklerinde yer alan Hang Son Doong Mağarası, dünyanın en büyük doğal mağarası olarak adeta bir hazine gibi saklanıyor. 1991 yılında keşfedilen bu devasa mağara, yalnızca boyutlarıyla değil, içinde barındırdığı eşsiz ekosistem ve jeolojik oluşumlarla da adeta yeni bir dünyaya açılan bir kapı niteliğinde.

Mağaranın derinliklerinde yer alan bulutlarla kaplı ormanlar, yeraltı nehirleri ve devasa kaya yapıları, keşfedenler için hem bilimsel hem de doğal bir sırlar hazinesi sunuyor. Sonu henüz tam olarak bulunamamış bu olağanüstü mağarada, kendine özgü bir iklim ve yağmur ormanları ile çevrili farklı bitki ve hayvan türleri yer alıyor.
Modern dünyanın henüz tam anlamıyla çözemediği sayısız gizemiyle Hang Son Doong, tehlikeli ve zor ulaşılabilir yapısıyla doğaseverler ve bilim insanları için keşfedilmeyi bekleyen bir harika.

Mağaranın ana geçit bölümü 5 kilometreden uzundur. En büyük bölümleri ise 200 metre yüksekliğinde ve 150 metre genişliğindedir. 40 katlı bir gökdelenin sığabileceği kadar büyüktür. Mağara yeraltının derinliklerine doğru, birbirine bağlanan onlarca mağaradan oluşmaktadır. Mağaranın içyapısında garip ve korkutucu sesler duyulmaktadır.

Mağaranın Keşfedilmesi ve Barındırdığı Gizemler
1990 yılında bir yerli, köpeğiyle birlikte peşine düştüğü avın arkasında ilerlerken Vietnam’ın karanlık ormanlarında kaybolur. Çiftçi bu ormanı çok iyi bilmekte ve kaybolması imkânsızdır. Fakat hangi yöne dönse ilk defa gördüğü ağaçlar ve dağlar karşısına çıkmaktadır. Birkaç hafta sonra kabile üyeleri kaybolan arkadaşlarını bulmak için aramaya çıktıklarında, ilk defa karşılaşacakları bir oyuğun önünde kayıp arkadaşlarının ve köpeğin cesedini bulurlar. Yerlilerin anlattığına göre mağaradan gelen garip sesler nedeniyle, korkudan içeri dahi girememişlerdir.

Yetkililer tarafından bölgede yapılan araştırmada, bu yerde böyle bir mağaranın olmaması gerektiği söylenmiştir. Mağaranın olduğu yerde daha önce birçok kişi araştırmalar yapmış fakat mağarayı fark etmemiştir. Mağaradan içeri girdiklerinde ise karşılaşılan manzara insan aklına gelebileceklerin çok ötesindedir. Küçük bir girişten yeni bir dünyaya açılan mağara, uçsuz bucaksız yağmur ormanları, devasa plajları ve daha önce hiç karşılaşılmayan hayvan türlerini barındırmaktadır. İçeride anlaşılmayan bir takım garip sesler duyulmaktadır. Mağara içerisinde devasa ayak izleri bulunmuş ve bu izler mağaranın derinliklerine doğru devam etmektedir.

Mağarada araştırma yapmak için bir ekip görevlendirilmiş, yaklaşık 20 gün boyunca mağarada araştırmalar yapılmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda mağaranın farklı bir dünyayı barındırdığı ve sonuna ulaşılamadığı söylenmiştir. Gizemli mağaraya girişler, Vietnam hükümeti tarafından süresiz olarak yasaklamış, hatta yasağa uymayan kim yaklaşırsa vurulması emri verilmiştir. Bir yeraltı gezegenini andıran mağara 10 yıl boyunca tüm dünyadan gizlenmiştir.

Mağara hakkında yerlilerden duyumlar alan Amerikalı bir dağcı, mağarada araştırma yapmak amacıyla Vietnam hükümetinden izin almıştır. Bir ekiple beraber mağaraya giren araştırmacılar, mağaranın sonuna kadar gitmeye kararlıdır fakat başarılı olmaz.

Bu araştırmacılardan biri mağara ile ilgili olarak günlüğüne şu sözleri kaydetmiştir; ‘’Yerlilerin anlattığın hikâyelerin efsane olabileceğini düşünüyordum. Fakat içeriye girdiğimizde her şeyin gerçek olduğunun farkına vardım. Arkadaşlarım ve ben ilerleyip ilerlememe konusunda şüpheye düştük. Bir insan sesi sürekli kulağımızda yankılanıyordu. Fakat böyle sesler birçok mağarada karşılaştığımız bir durum olduğu için, birbirimizi telkin ederek ilerlemeye başladık. İçeride uçsuz bucaksız ormanlar vardı. Bu nasıl olabilir küçücük bir delikten içeri girdiğimizde, yeni bir dünya nasıl karşımıza çıkabilirdi. Devasa ağaçlar daha önce kayda alınmamış hayvan türleri, nehirler, büyük göller çevresine kurulmuş inanılmaz kumsallar bulunmaktadır.

Yükseklik neredeyse 200 metre. 6 kilometre kadar içeriye ilerlememiz bir haftamızı aldı. Bahsedilen devasa ayak izleri de burada başlıyor. Grubumuzun önderi toplamda 12 adet farklı ize rastladığımızı hesapladı. 12 farklı ayak izi, her biri normal bir insanın ayak izinden ortalama iki kat daha büyük. Bir arkadaşımız böyle bir yerde bu ayak izlerinin ancak bilinmeyen bir insan türüne ait olabileceğini söylüyor. Bazen de devasa uçurumlarla karşılaşıyoruz. Zifiri karanlıkta bu uçurumları fark etmek ve aşmak zor olsa da en kötü şey durmak bilmeyen o sesi dinleyerek uyumaya çalışmak. Birkaç gün içinde ses kayıtlarını da alıp geri dönüş yolculuğuna başlamayı düşünüyoruz. Çünkü piller ve erzakımız bitmek üzere…’’

Hang Son Doong Mağarasının Özellikleri
Mağara içinde sıcaklık ortalama olarak 22 santigrat derecede sabit durmaktadır. Mağaranın derinliklerine doğru inildikçe bu sıcaklık azalmaktadır. 3 milyon yaşında olduğu tahmin edilen mağaranın, çevresinde bulunan kireç taşının ise 400 milyon yaşında olduğu düşünülmektedir. Oldukça karmaşık sistemler ile çevrili olan mağarada, hiç düz bir yapı bulunmamaktadır. Mağara içerisinde ‘’fosil geçidi’’ adıyla anılan bir yerde yaklaşık 350 milyon yıllık fosiller bulunmaktadır. Mağara içerisinde rüzgâr akımı sebebiyle garip ve karmaşık sesler duyulmaktadır.

Mağara içerisinde erime ve çökme sonucu oluşan dolinler yer almaktadır. Mağaraya gelen ışıklar, mağarada bulunan nehir sularını ısıtarak bulutların oluşmasını sağlamaktadır. Dolinlerden içeri sızan güneş ışıkları, harika manzaraların oluşmasını sağlamaktadır. Mağaranın derinliklerinde, tam anlamıyla doğa harikası yağmur ormanları bulunmaktadır. Bu ormanlar kendi içerisinde farklı bir ekosistem yaratmaktadır. Orman içerisinde bulunan ağaçlar 45 metreden fazla uzunluğa sahiptir. Maymunlar, kartal, baykuş gibi hayvan türleri bu ormanları yuva edinmiştir. Aynı zamanda orman içerisinde tilkiler, nesli tükenmekte olan kaplanlar ve ender görülen langurlar bulunmaktadır.

Mağarada kırkayaklar, balıklar, yengeçler, örümcekler gibi 7 adet farklı yeni tür bulunmuştur. Mağara karanlık ve farklı bir yapıya sahip olduğu için, bu canlılarda ortama ayak uydurarak farklı bir şekle bürünmüşlerdir. Bazıları saydam dereli, bazıları renksiz, bazıları ise ışık olmadığı için gözlerini yitirmiş ve evrimleşmiştir. Mağara içerisinde 600 metre genişliğe ulaşan göller bulunmaktadır. Göldeki su miktarı mevsimsel olarak değişmekte ve yeraltı tünelleri ile diğer mağaralara bağlanmaktadır. Göl içerisinde dalgıçların yaptığı araştırmalarda bir sualtı geçidi bulunmuştur. Mağara son derece büyük ve normal dünyadan oldukça farklı bir yaşam barındırmaktadır.


WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
