Bugün, Türk milletinin tarih sahnesine altın harflerle kazınmış destanlardan birini daha yâd etmenin gururunu yaşıyoruz. 1915 yılının 9-10 Ağustos günlerinde, Çanakkale Savaşlarının en önemli taarruzlarından biri gerçekleşti. Denizdeki İtilaf Devletleri’nin mağlubiyetinin ardından, bu kez kara yoluyla Çanakkale Boğazı’nı geçmeye çalıştılar. Fakat bu sırada karşılarında Anafartalar Grup Komutanı olan Albay Mustafa Kemal bulunuyordu.
Çanakkale Savaşları’ndaki askeri dehasını kanıtlayan Mustafa Kemal’e bu nedenle birçok madalya ve nişan verildi. Anafartalar Zaferi’nin 108. yıl dönümünde bugünlere gelmemizi sağlayan, başta Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları olmak üzere, vatanın bölünmez bütünlüğü ve Türk milletinin huzur ve güvenliği için hayatlarını feda etmekten çekinmeyen aziz şehitlerimizi minnet ve saygıyla anıyoruz.

Birinci Anafartalar Muharebesinde Yaşananlar
9 Ağustos 1915 sabahı, hem Osmanlı kuvvetleri hem de İngiliz kuvvetleri ileri harekâta geçti. Cephenin kuzey taraflarında, 15 km uzunluğundaki savaş hattının başlangıcı olan noktada saat 04.40 dolaylarında ilk çatışmalar yaşandı. Bu mücadelede Osmanlı’nın 12. Tümeninin 35. Alayı, İngiliz 10. Tümeninin 32. Tugayının ileri hattıyla karşılaştı. İleri yürüyüşte bulunan İngiliz tugayının iki taburu, Tekke Tepe yönünde ilerlemekteydi. Ancak bir tabur kayıptı ve nerede olduğu bilinmiyordu; bulunduğunda bekleyen taburla birleşip harekâta katılacaktı.
İngiliz öncü bölüğünü komuta eden Albay Moore, kısa süre içinde tepeden aşağı inen Osmanlı birliklerinin arasında sıkışarak kuşatıldı. Tek sağ kalan subay, bir teğmendi ve teslim oldu. Öte yandan Osmanlı 35. Alayı, ilerlemeye devam ederek Yususçuktepe’yi ele geçirdi. Aynı saatlerde sekiz taburluk İngiliz tugayı, İngiliz Yarbay Wilmer’in iki taburunu geri atarak İsmailoğlu Tepesi’ni ele geçirdi. İngiliz kuvvetlerine karşı Osmanlı 34. Alayı’nın üç taburu, tepeye yönelik taarruz başlattı ve saat 06:00 dolaylarında süngü hücumuyla tepeyi ele geçirdi.
Yusufçuktepe’de Müttefik topçusunun bombardımanı altında fundalıklarda yangın çıktı. 32. Alay, rüzgarın yön değiştirmesi sonucu yangının eteklerindeki İngiliz birliklerine doğru yayıldığı anlaşılınca tepeden çekilmek zorunda kaldı. Ancak sonra tekrar tepeye yerleşildi. Yangının içinde her iki taraftan yaralılar kaldı.
Osmanlı topçusunun İsmailoğlu Tepesi eteklerine yönelik ateşi, İngiliz taarruz kuvvetlerinin sol tarafında ani bir paniğe neden oldu. Osmanlı topçusunun ateşi ileri kaydırılınca 34. Alay, İngiliz hatlarının merkezine doğru taarruza geçti. Üç ya da dört bölükten oluşan bir İngiliz kuvveti savunma düzenine geçmeye çalışsa da Osmanlı topçusunun hücumuyla etkisiz hale getirildi.
Günün ilk yarısında Mestan Tepe ele geçirildi, ancak yoğun deniz bombardımanı ve İngiliz takviyelerinin taarruzu sonucu tepe boşaltılmak zorunda kalındı.
Günün ilerleyen saatlerinde Müttefik komutanlığı, yedek olarak bekletilen 53. Tümen’in iki tugayıyla birlikte dört kez Yusufçuktepe’ye taarruz etti. 34. Alay ağır kayıplara rağmen tepeyi elinde tutmayı başardı.
Cephenin güney kesiminde Albay Halil Bey komutasındaki 7. Tümen, eksik kadrolu olup iki alaydan oluşuyordu. Bu alaylardan biri Saros bölgesinde tutuldu. Taarruza katılan birlikler, önceki aylarda Seddülbahir Cephesi’nde savaşmış birliklerdi ve bu sayede eratın ve subayların bir kısmı muharebe deneyimine sahipti.
İngiliz birliklerini geri atmayı başarsalar da saat 10:00 dolaylarında ağır topçu ateşi altında tutunmak zorunda kalan 7. Tümen, 20. Alay komutanı Yarbay Halit Bey’in şehit düşmesi ve 21. Alay komutanı Yarbay Yusuf Ziya Bey’in yaralanmasıyla ağır kayıplar yaşadı. Yarbay Halit Bey’in kaybı, Osmanlı tarafı için büyük bir kayıptı. O, Birinci Kirte Muharebesi’nde parlak bir komuta yeteneği sergilemişti.
Saat 09:00 dolaylarında cephede inisiyatif Osmanlı kuvvetlerine geçti. General Stopford, saat 12:00 dolaylarında ihtiyat olarak tutulan 53. Tümen’i sahil hattına sürerek sahilde durmayı başardı.
Bu savaşın sonucunda Osmanlı kuvvetlerinin kaybı 2.065 asker ve subaydır. Akdeniz Yurtdışı Seferi Kuvvetleri Komutanı General Sır Ian Hamilton, İngiliz Savaş Bakanı Kitchener’e gönderdiği telgrafta, “Dün sabah Ece Limanı’ndan Büyük Anafarta’ya kadar olan bölgeyi ele geçiremememiz için yeterli bir neden bulamamaktayım.” ifadesini kullanmıştır.
